Hem şehrimizde hem de Türkiye genelinde son yıllarda özel okul sayısının artmasının bir gün krize neden olacağını geçen yıllarda yazmıştım. Çünkü arz talep dengesi gözetilerek açılmadı bu okullar. 

Dershaneleri yasaklayınca dershanecilere temel lise açın, belirli bir süre sonra da okullaşın denildi. Dershaneciler de borç bularak, kredi çekerek özel okul açtılar. Ama bu okulları dolduracak talep yoktu. Ayrıca devlet de verdiği teşviklerin birçoğunu geçen yıl sıradan bahanelerle iptal etti. Bu yıl da tamamen kaldırdı. Ardından ekonomik kriz de gelince beklenen son kaçınılmaz oldu. 

Son 4 yılda özel okul sayısı 6 bin 600’den 12 bin 500’e çıktı.150’nin üzerinde özel okul son 2 yılda el değiştirdi. Şu anda özel okullarda 1.5 milyon öğrenci öğrenim görüyor, 175 bin öğretmen ve 50 bin personel çalışıyor.

Franchising yani isim hakkı verilerek açılan bazı zincir okullardan birkaçı ile diğer okullardan bazıları satış, devir veya kapanmayla gündeme geliyor. 

Sistemde  özel okula giden çocuk oranı yüzde 8.7. Ancak özel okullaşma oranı yüzde 19.2. Yani her 5 okuldan biri özel okul!

Ekonomik kriz her sektör gibi eğitimi de etkiledi.12 bin 500 özel okuldan 200’ünde sıkıntı var gibi. Yani 1.5 milyon öğrenciden 100 bini süreçten olumsuz etkileniyor. Risk oranı yüzde 5, birçok sektöre göre düşük görünse de içinde çocuk faktörü olduğu için aileleriyle 100 binlerce insanı etkiliyor. Ekonomik sıkıntı yaşayan bazı özel okullarla ilgili veliler, ‘Bizim çocuğun okulu da kapanacak mı?” diye soruyor. Endişe etmekte veliler çok haklılar.

Özellikle yeni açılan özel okullara çok yüksek kontenjan verildi. 5 yıl önce 800 bin kontenjan ve 650 bin öğrenci vardı. Kontenjanların yüzde 70’i doluydu. Şimdi 1.5 milyon öğrenci var. Kontenjan 3.8 milyon. Kolejlerde 2.3 milyon kontenjan  boş kaldı. Bu kontenjanları doldurmak için fiyatlar çok fazla aşağı çekildi. Maliyetin altında öğrenci kaydeden oldu. Bu da kaçınılmaz sonu getirdi.

Şehrimizde şu ana kadar bir olumsuzluk duymadık. Umarım bundan sonra da duymayız. Ama birçoğunun çok rahat olmadığını da biliyoruz. Hatta şimdiden gelecek yılın kayıt kampanyalarını başlatanları görüyoruz. Bu da okullara gelecek yılın parasını bu yıl kullanıp bu yılı kurtarma olanağı sağlayabilir.

Bugün 500 kişilik bir okulu kurmak için cari giderler ve personel giderleri hariç yaklaşık 5 milyon lira gerekli. Okul açanlar hem bu sermayeyi hem de diğer giderler için gerekli sermayeyi bulmalı. Sadece okul açmak için borç harç sermaye bulunuyor ama diğer giderler de karşılanamayınca borç ve kredi tekrar bulunamayınca sıkıntı başlıyor.

Çözüm olarak bakanlığa sunulan önerilerde okullar açılırken en azından bir yıllık öğretmen maaşlarının teminat olarak verilmesi, devlet teşviklerinin tekrar başlaması, nüfusa göre özel okullara kota getirilmesi, KDV’nin yüzde 8’den 1’e düşürülmesi gibi öneriler bulunuyor.