Son yıllarda, herkes tarafından sevilen, herkes tarafından takdir edilen, herkese güven veren, herkesin saygı duyduğu, herkesin sözlerine önem verdiği insan kalmadı neredeyse…

          İşte böyle bir ortamda Doğan Cüceloğlu ismi pırıl pırıl parlayan bir isimdi. Çünkü o taraf olmamayı, siyasal temsilci gibi davranmamayı, insanlık sorunlarına odaklanmayı seçen ender aydınlarımızdandı. Doğan Cüceloğlunun hepimizin ortak acı kaybı” olmasının arkasında yatan sır işte budur. Doğan Cüceloğlu hayatımıza dokunan insanlardan biriydi. Hepimizde az çok bir iz bıraktı.
          Olayları, yaşadıklarımızı, yaşayabileceklerimizi örnekleriyle anlattı ve farkındalık yaratmaya çalıştı. Yorumları didaktik değil, yol göstericiydi. Psikolojiyi sevdiren insandı. Ama bunu Türkiye’nin gerçeklerini, değerlerini öne çıkararak yapması ayrıca bir güzellikti. Ve kendinden örnekler vererek çözümlemeler yaptı.
          Hele ölümünün ardından en çok izlenen annesiyle ilgili o videosu hiçbir zaman akıllardan silinmeyecek.
        Ölümü tarif ederken annesini anlatıyor Cüceloğlu... Ve diyor ki: ”Annen yok, kimsen yok. Ve böyle bir karar verdiğimi yıllar sonra anladım, annen yok kimsen yok. O zaman kimsen yoksa senin bir şey istemeye hakkın yok, sadece başkalarını memnun etmeye çalışırsın. Annen yok, kimsen yok.”
       Biz hâlâ Türk toplumu olarak mutlu olmayı bilemeyen, beceremeyen insanlarız. İşte bu nedenle bu eşsiz insanın unutulmaz mutluluk reçetesini veriyorum sizlere: 

           “Bir çift tatlı sözdür, yumuşacık bir dokunuştur. Affetmektir, sevmektir, sevilmektir.

Çevreye dağıtılan bir tebessümdür, bir kahkahadır mutluluk. Mutluluk elimizde olanlara sevinmek, olmayanlar için ise üzülmemektir.
           Her zaman bizden daha iyi durumda olanları değil bizden daha zor durumda olanları düşünmektir.
          Birazcık işleri ertelemek, hayatın frenine basıp birazcık yavaşlamak kendimize zaman ayırmaktır.
          Bir çiçeği gördüğünde ona tebessümle yaklaşmak ve onu sevmek ve koklamaktır.
Bahar yağmuru altında yürümek ve ıslanmak, yağmur sonrası toprak kokusunu teneffüs etmektir.          Eşine veya sevdiğine “seni seviyorum” demek, bir güzel söz söylemek, bir tatlı bakış kondurmak, bir demet çiçek vermektir.
         Evladına doya doya sarılıp kokusunu içine çekmektir. Bazen bir bardak çay yanında sıcak bir simit ve peynirdir mutluluk.
        Mutluluk bir yerde bakış açımızdır. Pozitif olmak, hep siyah-beyazdan ziyade, diğer renkleri de görebilmektir. Her günümüzü son günümüz olarak bilip tüm canlıları sevmek, incitmemek, çevremize güven vermektir.
        Olaylar karşısında empati yapabilmektir. Kış ortasında bile baharı yaşamak, yaşatmaktır, mutluluk...                                                                                                                                              

        Mutluluk aramakla bulunacak bir şey değildir, onu inşa etmek gerekir.”
        Allah rahmet eylesin mekanın cennet olsun Doğan Cüceloğlu.