Sonbaharla birlikte siyaset arenası iyiden iyiye hareketlendi. Bu hareketliliği hemen her partide gözlemliyorum. Kongreler yapılıyor, parti teşkilatları sahaya inip vatandaşın derdini dinliyor, parti yöneticilerinin gazeteleri ve STK’ları ziyaretleri sıklaşıyor.  
AK Parti ilçe kongrelerini tamamladı, sırada il kongresi var. Mevcut İl Başkanı Eyüp Özkeçeci’nin yeniden il başkanı adayı gösterilmesi kesin gibi. Bu nedenle ilçe kongrelerindeki heyecanın il kongresinde görülmesini beklemiyorum. İl kongresinde sadece yönetim kurulu listesi için bir yarış olabilir, bu da partide çok fazla bir heyecana yol açmaz. 
MHP’nin yeni il Başkanı Cahit Çıkmaz, sevilen birisi. Toplumun hemen her kesiminden olumlu tepkiler alıyor. Partisine çok şey katacağını söylemek yanlış olmaz. 
Son zamanlarda CHP teşkilatlarını da sahada görüyoruz. Daha aktif bir CHP var. Sivil toplum kuruluşları ile yapılan toplantılar takdir topluyor. Özellikle CHP’nin kadın kolları da iyi çalışıyor. Kapı kapı geziyorlar. CHP’nin başarılı olması için, toplumun dar gelirli kesimleri ile kucaklaşması, onların umudu haline gelmesi çok önem taşıyor. 
İYİ Parti’nin tepesindeki çekişmelerin tabanda çok fazla etki etmediğini gözlemliyorum. Özellikle geçmişte Gaziantep milletvekilliği de yapan Ümit Özdağ ekseninde devam eden tartışmalara rağmen İYİ Parti’nin anketlerdeki oyları düşmüyor, tam tersine artıyor. Meral Akşener her geçen gün liderliğini güçlendiriyor. 
Bu arada Gelecek ve Deva gibi yeni partiler de siyasetteki hareketliliğe olumlu katkı yapıyor. Son derece heyecanlı olan yeni partiler bir umut olarak ortaya çıktı. Özellikle iş çevreleri Deva Partisi’nden çok şey bekliyor. DEVA Partisi’nin lideri Ali Babacan hafta sonu partisinin il kongresi için Gaziantep’e gelmişti. Kongreye katılamadım ama aldığım bilgilere göre, Babacan gittiği her yerde büyük ilgi görmüş. Kongreye katılım da son derece yüksek olmuş. 
Kısacası, siyaset arenası son derece hareketli. Çünkü ekonomi hareketli. Daha doğrusu ekonomide iyi gitmeyen unsurlar var. Özellikle döviz kurunun kontrol altında tutulamaması toplumun tüm kesimlerini olumsuz yönde etkiliyor. Döviz yükseldikçe Liranın değeri düşüyor. Yani fakirleşiyoruz. 
Gerek siyasetteki, gerekse de ekonomideki bu hareketlilik önümüzdeki yıl bir erken seçimin habercisi olabilir diye düşünüyorum. Siyasi partilerin olası bir erken seçim için çalışmalarını yoğunlaştırdıklarını düşünüyorum. Ülkemiz için, milletimiz için hayırlısı olsun. 
Siyasetin ve ekonominin hareketli olduğu bir dönemde, Suudi Arabistan’da Türk mallarının boykot edilmesi, hatta Türk malları yerine Yunan mallarının tercih edilmesi izahı mümkün olmayan bir durumdur. Elbette bu boykotun en fazla etkilediği illerden birisi de Gaziantep’tir. Umarım, Suudi yönetimi bir an önce yanlış yoldan döner. 
Kardeşimiz Azerbaycan’a Ermenistan’ın insanlık dışı saldırıları devam ediyor. Azerbaycan demek Türkiye demek, Türkiye demek de Azerbaycan demektir. Bu her iki ülkenin vatandaşı için de böyledir. Biz de kardeşliğimizin gereği Azerbaycan’a, saldırgan Ermenistan’a karşı her türlü desteği veriyoruz. Vermeye de devam edeceğiz. Ancak,  Türkiye İhracatçılar Birliği Halı Sektör Kurulu Başkanı Selahattin Kaplan’ın sosyal medya hesabından paylaştığı Azerbaycan ile ilgili bir bilgi bizleri hayretleri içerisinde bıraktı. Kaplan’ın ifadesine göre, kardeşimiz Azerbaycan Rus mallarının gümrüksüz bir şekilde ülkesine girmesine izin verirken, Türk mallarına yüzde 15 oranında gümrük vergisi uyguluyormuş. Ben bir dış politika uzmanı değilim. Ama doğrusu kardeşim dediğimiz Azerbaycan’ın Rusya’yı bizden önde tutması, onlara kolaylık gösterip, bize karşı kardeşliğe sığmayacak bir tavır alması  anlaşılır ve kabul edilir bir şey değildir. Yani bu davranışın kardeşliğe sığmayacağını düşünüyorum. İnşallah Azerbaycan, kısa sürede Ermenistan’la mücadelesinde büyük zaferler kazanır, dağlık Karabağ tamamen özgürlüğüne kavuşur. Sonra da kardeşi Türkiye ile siyasi ilişkilerinin yanında ekonomik ilişkilerini de daha da sağlam temellere oturtur.