“Benim kızım bu tabutun içinde. Allah rızası için gereken yapılsın.”

Bu sözler Duygu Delen’in acılı babasına ait.

İster Duygu yazın; ister Pınar, Ceren, Özgecan, Şule Çet deyin. Kaç genç kızımız camdan atıldı, kaç genç kızımız yakıldı, kaç genç kızımız vahşi bir şekilde katledildi? Bunun adı kadına şiddet değil. Bunun adı, vahşet. Hem de erkek vahşeti.

Kapatılan her cinayet bir sonrakine davetiye çıkarmak demektir. O nedenle Duygu Delen olayının peşini bırakmamalıyız. Haberlerde Mehmet Kaplan’ın 1 yıl önce de ehliyetsiz ve alkollü olarak araç kullanırken hamile bir kadına çarparak ölümüne sebebiyet verdiği bilgisi yer alıyor. O bir kadın değil ki. Onun bir adı var. Arkada bıraktığı bir çocuğu var. O kadının adı Zeynep Berna Atay. Mehmet Kaplanbu olaydan dolayı hapis cezası almış. Adli kontrol şartıyla serbest bırakılmış. Belki bugün cezaevinde olsaydı, Duygu yaşıyor olacaktı.

DUYGU DELEN’İ UNUTMA, UNUTTURMA

Duygu Delen olayı hakkında Gaziantep’te ulaşabildiğim ilgililerle konuşuyorum. DHA Gaziantep muhabiri Hasan Kırmızıtaş, yaptığı haberlerle olayın kamuoyuna mal olmasını sağladı. Hasan Kırmızıtaş, “Daha önceki olay kapatıldığı için Duygu Delen’in ölümünün üstünün örtülmemesi için sosyal medyadan büyük bir kamuoyu baskısı yaratıldı. Bu da yararlı oldu” dedi.Gaziantep Baro Başkanı Bektaş Şarklı, güçlü bir destek verdi. Bektaş Şarklı ile konuştum. “Gaziantep Barosu olarak bu olayın karanlıkta kalmaması ve üstünün örtülmemesi için elimizden geleni yapacağız” dedi.

Avukat Önder Alkurt ise başından beri olayı adım adım takip ediyor. Önder Alkurt’u dikkatle takip etmenizi öneririm. Bu olayın aydınlatılması ve Mehmet Kaplan’ın hak ettiği cezayı alması için bir hukukçu olarak çok titiz bir çalışma yürütüyor.

Bu süre zarfında Mehmet Kaplan’ın ailesine de ulaşmak istedim. Halı ticaretinde sadece Gaziantep’te değil, Türkiye çapında önemli bir aile. Ama bu olay karşısında, mahcubiyetlerinden mi yoksa strateji gereği mi bilmiyorum, susmayı tercih ediyorlar.

KRİMİNAL BULGULAR

Mehmet Kaplan ifadesinde her şeyi en ince detayına kadar anlatıyor ama bir tekDuygu Delen’in 4’üncü kattan düşerek ölümünü görmüyor.

Adli Tıp raporu çıktığında, bilirkişi raporu hazırlandığında olayın aydınlatılacağına inanıyorum. İnanmak istiyorum.

BİLİRKİŞİLİK YAPAN İSİMLER NE DİYOR?

Duygu Delen’in 4’üncü kattan düşmesini gösteren bir video kaydı var. Çok önemli bir kanıt. Daha önce bu tür davalarda bilirkişilik yapan uzmanlarla konuştum. Videoyu izledikten sonra bazı tespitlerde bulundular.

1- Düştüğü yerin mesafesi: Duygu Delen’in düştüğü yer ile bina arasındaki mesafenin açıklığı intihardan ziyade aşağıya itildiğini ya da atıldığını gösteriyor.

2- Düşüş şekli: İntihar edenler bu şekilde kendini atmazlar. Duygu Delen tepesi aşağıya ve hızlı bir şekilde zemine çakılmış durumda.

3- Kolları ve bacaklarının şekli intihar edenlerde genellikle farklı yönde ve açıklıkta olur.

4- Duygu Delen düşmeden önce bir çocuk bisikletiyle geçiyor. Birkaç saniye sonra Duygu Delen yıldırım hızıyla yere çakılıyor. Çocuk hem çok sakin, hem de karşıya bakıyor, yukarıya bakmasını gerektirecek bir anormallik görmüyor. Her şey bir-iki saniye içinde oluyor.

ADLİ TIP RAPORU

Duygu Delen intihar mı etti, yoksa Mehmet Kaplan tarafından dördüncü kattan aşağıya mı atıldı? Bunu açıklığa kavuşturacak olan bulgulardan birisi de Adli Tıp raporu olacak. Adli Tıp raporunun uzman isimlerce ve titiz bir şekilde hazırlandığı bilgisine ulaştım.

O beni çok umutlandırdı.

Duygu Delen’in vücudunda birçok kırık tespit edilmiş. Ayrıca 7-8 yerde darp izi belirlenmiş. Mehmet Kaplan ifadesinde görüştüğü bir kadından cep telefonuna gelen mesaj üzerine Duygu Delen ile tartıştıklarını söylüyor. Duygu Delen’in cep telefonunda eski erkek arkadaşlarının fotoğrafının bulması üzerine birkaç tokat attığını, itişip kakıştıklarını, Duygu’nun kendisine saldırdığını, birbirlerini darp ettiklerini, yere düştüklerini, tekrar kalkıp karşılıklı olarak darp ettiklerini söylüyor. Ama Adli Tıp raporunda Duygu Delen’in vücudunda 7-8 darp izi tespit edilirken Mehmet Kaplan’ın muayenesinde darp izi yok. Sadece elinde kesik var. Kendisi elbise dolabına elini vurup camı parçaladığını, elinin kanadığını söylüyor. Zaten hem evde hem asansörde kan izleri tespit edilmiş durumda.

KARANLIK NOKTALAR VAR

TElefonunu Mehmet Kaplan’dan almak için mücadele eden, onunla boğuşan, yere düşen, kalkıp tekrar mücadele eden Duygu Delen, Mehmet Kaplan’ın ifadesinde söylediği gibi elinin kanını yıkamak için banyoya gittiği zaman evin kapısından neden kaçmaz?

Mehmet Kaplan sadece odadaki boğuşmadan söz ediyor. Peki balkonda darp etmeye devam etmesinden, karşılıklı itiş kakıştan niye bahsetmiyor?

Bunlar aydınlatılması gereken karanlık noktalar.

DUYGU DELEN’İN DÜŞME ŞEKLİ

Duygu Delen’in düşme şekli, yere düştükten sonraki pozisyonu, kolları ve bacaklarının açıklığı elbette ki bunun bir intihar mı yoksa cinayet mi olduğu noktasında önemli olacak. Ama Gaziantep’in en lüks semtinde yaşanan bu olaya ilişkin çıkacak her delil, bu olayın aydınlatılmasına büyük katkı sağlayacak. Aydınlatılan her kadın cinayeti belki bir kadının hayatta kalmasını sağlayacak.