5 hafta sonra stresli ve gergin ortamda gelen galibiyet ile herkes rahat bir nefes aldı. Üst üste yaşanan puan kayıpları sonrası artık kazanılması gereken bir maçta Konyaspor karşısındaydık. Dediğim gibi galip gelememenin baskısı, cezalı ve sakat oyuncuların olmasının gölgesinde çok ürkütücü bir havada çıkılan bir müsabakaydı. 

Maç boyunca topu rakip takıma verdiğimiz ve hücuma çıkmakta zorlanıp top kayıpları yaptığımız bir maçtı. Tabiki savunmada yine bariz hatalarda yapmıyor değildik. Defans hattındaki bu hatalar artık öyle bir hale geldiki bunun adına alışkanlık diyebiliriz. 

90 dakika boyunca karşılaşmada topu ayağında tutup bilinçli şekilde kendi yarı sahasından çıkıp atak yapan bir Konyaspor izledik. Bizim topu elimize geçirdiğimizde iyi kullanamayışımızdan cesaret alan Konyaspor hızlı hücum silahlarıyla her ne kadar sonuca gitmek istesede, biraz beceriksizlik biraz da şanssızlıklarından bir türlü kendilerini öne geçiren golü bulamadılar. Hal böyle olunca devreye Marius Sumudica';nın hamleleri girdi. 

 

65';TEN SONRASI

 

65';inci dakikadan itibaren yapılan oyuncu değişiklikleri ile hücumda biraz daha var olmaya başlayan Gaziantep FK oyuna giren Muhammet Demir';in müthiş bitiriciliği ile hem skorda üstünlüğü sağladı hemde maçı kazanma noktasındaki golü bulmuş oldu. Burada tabiki Dicko';nun gol öncesi kazanılan köşe vuruşunda pozisyonu deyim yerindeyse yoktan var edişinide es geçmemek gerek. Şunu belirtmekte fayda var Sumudica';nın hamleleri olmasaydı Konyaspor';un baskısı ve etkin oyunu ile sahadan puan çıkartmamız çok zor olurdu. Zvonomir, Muhammet ve Enver Cenk Şahin';in oyuna girmesi ve 4/3/3 sistemine dönülmesi ile birlikte  Gaziantep FK hem golü buldu hemde Konyaspor';a olası galibiyetle sahadan ayrılma şansınıda vermemiş oldu. Gelelim maç öncesine. 

 

MEHMET ERDEM UĞURLU

 

Kırmızı siyahlı takımda sıkıntılar perşembe günü taktik antrenmanla başladı. Mehmet Erdem Uğurlu forma şansı beklerken taktik antrenmanda Sumudica şoku ile karşılaştı. Deneyimli hoca sol bekte Güray Vural';a forma şansı verirken bu durum karşısında Mehmet Erdem Uğurlu';da tepki vererek idmanı yarıda bıraktı. Sonraki günki idmana da katılmama kararı alan M. Erdem her ne kadar ikna edilmeye çalışılsada bu kez kadro dışı bırakıldı. Elbette her oyuncu forma giymek ister, ilk 11';de sahaya çıkmak ya da sonradan dahi girse çokça süre almak ister. Hele hele alternatifi olduğu adam sakatlanır ya da kırmızı kart görürse daha da bir heyecanlanır. Mehmet Erdem';de aynı duyguları yaşayan ve bu duygusunu tepki boyutuna taşıyarak gösterip formaya ne kadar aç olduğunu bir nevi kanıtlayan bir harekette bulundu. Elbette haklı tarafları var ancak teknik direktörün kararını sorgulamak tabiki yanlış. Çünkü mağlubiyette sorguya çekilecek tek kişi teknik direktördür. O yüzden bu sorumluluk penceresinden baktığımızda Mehmet Erdem';in yaptığı hareketi lüzumsuz ve gereksiz olarak nitelendirmemiz de daha doğru olur. 

 

OĞUZ CEYLAN

 

Sumudica';nın tercihlerine karşı dolaylı yoldan farklı bir yöntem seçerek tepki verenlerden bir diğer oyuncuda Oğuz Ceylan. Şunu açıkça söylemekte fayda var. Görünen köy kılavuz istemez. Her geçen gün düşüşe geçen performansı çok açık ortada. Geçtiğimiz sezon pandemi sürecinden sonraki maçlardan bu yana hızlı bir şekilde düşüşte olan Oğuz Ceylan Konyaspor maçının ilk 45 dakikalık bölümünde de net 5 top kaybı yaptı. Saç baş yoldurttu. Elbette bunu benim gibi Sumudica';da gördü ve ikinci yarıda oyundan aldı. Oğuz instagram hesabından; "Vicdanın rahat edecek kadar mücadele ediyorsan gerisi takdir ilahidir. Alnımız yine dik, tebrikler takım" diyerek kendi performansını sorgulaması gerekirken bu şekilde sitemde bulunarak hocasının kararınıda sorgulamayı ve inceden inceye mesaj göndermeyi ihmal etmedi. Bunlar hoş şeyler değil. Bir futbolcu en güzel cevabı sahada ortaya koyduğu oyun ile vermelidir. Ergen gençler gibi çıkıp sosyal medya hesaplarından paylaşım yapıp kapris yapmamalıdır. Nitekim bu paylaşımın altına yapılan taraftar yorumlarıda Oğuz';un performansının eleştirildiği yönündeydi. Şunuda söyleyeyim eğer iyi bir sağ bek alternatifi olsaydı Oğuz bu kadar forma şansı bile bulamazdı. O yüzden gözünün önüne bakmasında ve nerde kaldıysa oradan üzerine koyup devam etmesinde fayda var. 

 

İDARİ BOŞLUK

 

Gaziantep FK';da yönetimsel anlamdaki boşluk bir şekilde dolduruldu. Bu boşluk takımla ilgilenilmemesi anlamında tabiki. Aktif olan Müslüm Özmen';in yanına Cevdet Akınal eklendi ve kulüpteki yönetimsel zaafiyet giderildi. Yani kulübün başında başkanvekili olarak şirket yönetiminde atanan Cevdet Akınal takımla olan sürekli ilgisi bir nevi kafa karışıklığınında giderilmesine neden oldu. 

Ancak asıl boşluk idari kısımda. Herşeyin üzerine atıldığı bir idari menajer ve herşeyi ben yapıyorum diye şikayet eden bir bakışla kulüp içerisinde serzenişte bulunan Okan Eroğlu. Biz de hak edene hak ettiğini ver diye bir anlayış vardır. Geçtiğimiz günlerde Sumudica';nın cezasının 2 maça düşürülmesinde önemli rolü var ancak bir çok işi yaptığın takdirde hata yapma olasılığında oldukça fazladır. Bazı hatalarında dönüşüde olmayabilir. Her işi ben yaparım dersen hesap vermen gereken bir çok iş olur. Sürekli hesap vermek te iyi değildir.

Haa her işi de sen yapmayacaksın. 

Tabi idari menajerin yanı sıra kulüp genel müdürü Faruk Yıldırım da bu işlerin içinde olan biri. Bu bakış açısı tamamen yanlış.

Bu sonrasında psikolojik bir savaşında başlamasına neden olur. Yönetime tavsiyem sadece bir işi olan kişilere başka işler yüklenilmemesi ve o işi layıkıyla yapması istenmesi bir diğeri ise  bir çok işi olanlarında yükünün hafifletilmesi adına hamle yapılmasıdır.  Aksi takdirde sorunlar çoğalırda çoğalır.