Yönetim ve başkan değişikliği, sıfırdan kurulan bir kadro ve bu takımın başına getirilen bir teknik adam Marius Sumudica. Sezonun hemen başıydı. Fenerbahçe karşısında alınan 5 farklı mağlubiyetten sonra Felaket tellalleri başlamıştı bu takım düşer demeye. Çünkü bu takım o kadar kolay çıkmıştıki böyle kolay düşürülüyordu onlara göre. Onlar daltonlardı ama redkitin kim olduğunu bilmiyorlardı.  Sahtekarlık, yüzsüzlük, fotoğraf karelerinde bitmiş okeye dönüyor gülümsemeleri, yaşına başına göre hareket etmemeler. Aslında bunları herkes görüyordu. Ölümlü dünyada ölümü unutup kendi egolarını tatmin etmek adına her türlü pisliğe başvuranlar asla kazanamayacakları bir turnuvanın içinde olduklarınıda bilmiyorlardı. Hani derler ya zihin fukara olunca akıl ukala olurmuş diye. Tam da bu sözün üzerinde olduklarınıda hatırlatmanın gerekli olduğunu söyleyerek Sumudica’nın bu sezon destansı başarısına dönelim. 

HADDİNİ BİLMEKTE BİR ERDEMLİKTİR

Sezon başında sıfırdan kurulan bir takımın başında hemde maçlar başlarken inanılmaz işler yaptı. Fenerbahçe mağlubiyetinden ders çıkartarak ardından üst üste maçlar kazanıp kısa sürede farklı dünyalardan gelen toplama takımı sanki yıllarca bir arada oynatıyormuşcasına bir görüntü verdi herkese. ““Sumudica 30 haftada 38 puan topladı.““

Kulağa ne kadar hoş geliyor değilmi. Başarılı birini takdir etmek her babayiğidin harcı değildir. Haddini bilmekte bir erdemliktir ancak bilmezsen yapacak birşey yok. “Can çıkar huy çıkmaz” diye de boşuna dememişler. Canın çıkana kadar yazsanızda, gerçekler değişmeyecek. 

SUMUDİCA BÜYÜK İŞ YAPTI

Başkan Adil Konukoğlu’nun ve ekibinin müthiş çabasıyla Süper Lig’e çıkan Gaziantep FK bu sezon önemli işler yaparken kendisiyle beraber Lig’e çıkan diğer ekipler Denizlispor ve Gençlerbirliği düşme tehlikesi ile karşı karşıya bir pozisyondalar. İki köklü ve kadrosunda çok fazla değişiklik yapılmayan takımlar bugün alt sıralarda cebelleşirken Gaziantep FK’nın ilk sezonunda üst sıralarda ilk 10 içerisinde yer alması gerçekten takdir edilecek bir pozisyon.  Yine atlamayalım. Sezon içerisinde UEFA Avrupa Ligi’nde oynayan Yeni Malatyaspor’unda şu anki durumu ortada. Kaliteli kadrosuyla bulunduğu pozisyona bakarak küçük bir kıyaslama yaptığımızda halimize şükür etmemiz büyük nimet. Elbette bu işler kolay olmadı. Sezonun ilk yarısının son haftalarına doğru sakatlanmalar, cezalı oyuncular ve neredeyse 11’i zor oluşturabilecek bir duruma kadar gelen Marius Sumudica herşeye rağmen bu kadroyla güzel işler yaptı diyebilirim. Bunu demek delikanlılıktır. İşini objektif olarak yapmaktır. 

ELEŞTİRİLERE GELELİM

Marius Sumudica’nın sahada yaptığı hareketleri, basın toplantısında yaptığı konuşmaları hepimiz eleştirdik yeri geldiğinde ancak beterin beteri var deyip birde futbolun doğasında böyle şeyler var demeyide ihmal etmedik. Şahsen ben öyle düşündüm. Fatih Terim’in saha içerisinde gözlemciye, rakip takım yöneticisine, futbolcusuna nasıl saldırdığını herkes bilir. Sonrasında toplantı odasında “Onu çekme, bunu çek” deyip gazeteciye ağır bir ithamda bulunduğununda videoları mevcut. Osman Özköylü’nün, Tolunay Kafkas’ın gazetecilere ve taraftarlarla takışmasını hepimiz gördük. Hatta Avrupa’ya gidelim dünyaca ünlü teknik adam Pep Guardiola’nın taraftarlara yaptığı parmak işaretinide biliyoruz. Sumudica’da buna benzer bir kişilik. Takımının kazanması adına herşeyi yapan hatta yeri geldiğinde böyle agresifliklerle ön plana zaman zaman çıkan bir teknik adam. O yüzden bu işleri abartmanın anlamı yok. Reklamın iyisi kötüsü olmaz. Gaziantep FK bugün Sumudica’nın bu hareketleri yüzündende az çok kulübün tanıtımına katkı sağladığınıda söyleyebilirim. 

GAZETECİLER FUTBOLDAN ANLAMIYOR (TERCÜME HATASI)

Yeri ve zamanı gelince bazı şeyleri yazmak daha zevkli oluyor. O yüzden bu yazıyı büyük bir keyifle yazıyorum.  Sumudica son Denizlispor maçından sonra bazı açıklamalarda bulundu. “ Türkiye’de gazeteciler futboldan anlamıyor” başlığı ile duyuruldu haber. Aslında burada tercüme hatası vardı. Türkiye dememişti Sumudica. Gaziantep demişti ancak ajanslar bunu Türkiye diye geçmişti. Elbette tartışılacak bir cümle ancak neye göre. Gazetecilik çok farklı bir meslektir. Hele hele spor gazeteciliği sürekli takip edilmesi gereken ve istatistik ile analizlerin ön plana çıktığı bir meslek dalıdır. Transferi başka, skoru başka, oyunu başka yorumlanır. Ancak bizim ülkemizde bu işi tam anlamıyla yapan varmı derseniz ben %100 değerinden %20’lik kısmının bu işi tam anlamıyla yaptığını söyleyebilirim. Diğer %80’de “Başarıyı hazmedemeyen, Çamur at izi kalsın, ahlaksızca işler, doyumsuzluk, satılmışlık ve her ne olumsuz öğe dersen mevcut. İşi bilmemeleride cabası. 

HERKES İLE BABA, ARKADAŞ, DOST OLDU

Marius Sumudica’nın bu başarısındaki en önemli etkenlerden biri elbette oyunu iyi okuyuşu ve taktik bilgisi. Ancak diğer en önemli etken ise takım içerisinde seviliyor olması. Takımdaki tüm oyuncularla bir arkadaş, yoldaş yeri geldiğinde baba gibi olan Marius Sumudica zaman zaman oyuncularına harçlık niyetinde maçları kazanmaları durumunda oyuncularına kulübün verdiğinin dışında prim sözüde vererek onlara bu işin ne kadar önemli olduğunuda hissettirdi. Sumudica böylelikle takım içerisinde de oyuncular tarafından sevilen bir teknik adam haline geldi. Bu başarının elde edilmesinde olmazsa olmazlardandır. Bilen bilir. Bir teknik adam sevilmezse oyuncu onu göndermek için herşeyi yapar. Ve takımda düzen bozulur. Şampiyonluğa oynayan bir takımsanız bir anda kendinizi dipte bulursunuz. Bunu daha önce yaşadık. Bilenler bilir. 

ZAMAN YOK  VE ACİL KADRO PLANLANMASI YAPILMALI

Gelelim en önemli meseleye. Bu sezon lig paldır kültür bir şekilde seyircisiz felan tamamlanıyor. Ancak önümüzdeki sezon içinde işler kolay olmayacak. Şimdiden kadroda bir çok düşünülmeyen isim olduğunu biliyorum. Sumudica’nın kafasındaki isimler ve önümüzdeki sezon çıtayı yükseltmek adına yapılmasını istediği transferler var. Ancak bunlar için pek zaman olmayacak. Başkan Mehmet Büyükekşi bırakacağını söylemişti ve bu söyleminin üzerinden önemli bir zaman geçmesine rağmen henüz bir hareketlilik yok. Bu elbette şehrin büyüklerinin bileceği birşey. Bizim kaygımız Ağustos 22’de yeni sezon hazırlıkları başlaması olası görünürken liglerin Eylül ayı ortalarında başlatılması planlanıyor. Yani zaman yok. Temmuz’u da sayarsak 2 ay var. Bu arada yönetim değişikliği, başkan değişikliği gibi işler içine girilmesi durumunda gereken tüm çalışmalar bir an önce tamamlanmalı diye düşünüyorum. Transferler bir an önce yapılıp yeni sezon öncesi kadro oluşturulmazsa ciddi bir tehlike ile karşı karşıya kalabiliriz.  Şunuda belirtmek gerek; Mevcut kadroyu korumak ve zayıf halkaları elden çıkartmakta bu işlere dahil. Sadece transferle bu işler bitmiyor. O yüzden gidecek, kalacak ve gelecek oyuncular olmak üzere 3 seçenekli uzun bir maraton bizi beklerken bu işlerin çabuk halledilmesi gerekiyor. Yoksa işimiz kolay olmayabilir.