Saygıdeğer okurlarım. Bugün sohbet köşemde siz kıymetli okurlarıma ayıbın yerinden ve şeklinden söz etmek istedim. Ayıbın Dünya üzerinde çok değişik şekillerine rastlamaktayız ki, insanları basbayağı şaşırtacak kadar ilginçtir.

Arkadaşımız Ahmet Bakır milli boks hakemidir. Avrupa ülkelerinde iki genç bay ve bayanı parkın birisinde uygunsuz şekilde görünce, yanındaki Türk arkadaşı “Ahmet Bey bakma. Burada bu gibi şeylere bakmak ayıptır” diyor. Bakınız o işi göz önünde yapmak ayıp olmuyor da onlara bakmak ayıp sayılıyor. Bir başka olay.

Kaynım Ahmet Bozgeyik Hollanda da aracının yağını değiştirmek için şehrin dışında bir yere duruyor. Etrafa baktım yakınımda bir iki katlı ev, evin balkonunda yaşlı bir hanım var diyor. Ben işe başladım ve işimi bitirmeden yakınımda bir polis memurunu gördüm. Yaşlı bayan polisi aramış ve beni şikâyet etmiş. Ben cezamı hemen orada makbuz karşılığı ödedim. Bana bir ceza kâğıdı yine geldi. Ben cezamı ödedim diye polise gittiğimde, Polis memuru “Sen cezanı ödemişsin ama. Bu ceza için değil. Senin yere döktüğün yağın temizleme ücreti” demiş. Şimdi bir de bize bakalım.

Biz de bir aracımızı kırmızı ışıkta geçti diye şikâyet için trafiği arasanız veya kaçak elektrik, kaçak su kullanımından dolayı birini şikâyet etmek ayıp sayılıyor. Ayrıca yetkililer şikâyet konusu olan şahsa adınızı, soyadınızı bir de telefon numaranızı veriyor. Yani hiç kimse, hiç kimseyi şikâyet etmesin diye. Bu vatana millete ihanet değil de nedir? Böyle bir ülke nasıl gelişir ve nasıl büyür. Avrupa ülkelerinde şikâyet etmemek ayıptır. Hem de suçtur. İşte Avrupa ülkeleri böyle kalkınıyor, böyle büyüyor ve güçleniyor.

 Avrupa ülkelerinde yaşayan bir arkadaşım ile caddede gezerken, yüzünü bana çevirdi ve bu ne kadar zabıta memuru dedi. Ben kaçak et kesen kasaplarla, ekmek fırınları ile ancak başa çıkıyorlar dediğimde, vatandaş ne güne duruyor? Bunları vatandaş şikâyet etmelidir ve devlete yardımcı olmalıdır diye cevap verdi. Bu kadar zabıta memuruna devlet maaş ödüyor. Devletimize yazık değil mi dedi. Aslında söyleyecek söz çok, yazacak şey de çok. Hele dursun, bu günlük bu kadar yeter diyorum.

 Saygıdeğer okurlarım beni unutmayın. Sizler ile sohbet köşemde yine buluşalım. En güzel ve mutluluk dolu günler hep ve hepimizin olsun. Hoşça ve dostça kalınız diyorum.