Bir yıl önce lügatimize aldığımız, sosyal ve ekonomik hayatımızı esir alan koronavirüs pandemisiyle birçok konuda yenilenmenin şart olduğunu gördük. Eskiye dair söylenmiş bütün sözleri unutup yeni olan her şeyi süzgeçten geçirip hayatımıza tatbik etmemiz gerektiğini gözlemliyorum. Dünün dünde kaldığını artık yeni şeyler söylenin şart olduğunu inkâr edemeyiz, edersek de kendimizi inkâr ederiz. Bugünleri yenilenip silkelenme günleri olarak değerlendirmeye mecburuz. Aksi halde geride kalacağız, yenilip yok olacağız.

 

Biliyoruz ki hem sosyal hayatta hem de iş hayatında farklı olan dikkat çekiyor, öne çıkıyor. Son yıllarda düzenlenen bir yıldan beri de online devam eden toplantılarda ve fikir teatilerinde kurulan cümlelerin içinde “girişimci, fikir, yeni bir şey söylemek, farklılık, farkındalık ve yapılmayını yap” gibi kelimeler sıkça kullanılmaya başlandı. Yenilik sadece iş insanlarını kaplamıyor elbette. Çiftçiden sanayiciye, eğitimcilerden mühendislere, öğrencilerden ev hanımlarına kadar herkes yenilenmeye mecbur olduğunu görmek zorunda olduğunu bilmelidir. 

 

İnsanoğlu dünyayla tanıştığı günden beri yeni olanı aramaya, farklı olmaya ve yenilikçi olmaya odaklanmıştır. Buluşlar ve icatlarda bu şekilde çıkmıştır. Bir işe yoğunlaşan, farklı yoldan yürüyen, insanlığa bir hediye vermek, gelecek nesillere güzel bir çalışma bırakmak isteyen bu kişiler her zaman bulundukları ortamda farklı olmuşlardır. Hatta bu farklılıkları nedeniyle bazen deli ya da mecnun gibi yakıştırmalara dahi maruz kalmışlardır. Karanlıktan aydınlığa adım atmamıza vesile olan Tomas Alva Edison bunlardan ilk akla gelendir. Bilenler bilir ancak hatırlatmakta fayda olacaktır. 1847 yılında Milan’da dünyaya gelen Thomas Edison, 7 yaşındayken ailesiyle Port Huron kasabasına yerleşti. Edison ilköğretime burada başladı. Okul başladıktan kısa süre sonra hastalığa yakalandı. Okula tekrar başladığında disleksi olduğu için algı sorunları yaşayan Edison, bu yüzden okuldan uzaklaştırıldı. Dünyaya önemli bir miras bırakan Edison’u eğitimciler anlamamıştı ya da anlamak istemişlerdi. 

 

Buluşlarıyla dünyayı zenginleştiren, insanlığı bir adım öteye taşıyan kişilerin isimleri yüzyıllar geçse de unutulmamıştır. Edison hala zihinlerde ve buluşlarla ilgili düzenlenen her konferansta atıfta bulunan bir isim olarak anılmaktadır. Peki, Edison’u okuldan uzaklaştıran okul idarecilerini anan, hatırlayan ve bilen var mı?

 

Günümüz insanı yenilikçilikle ilgili sohbetlerde ya da geniş katılımlı konferanslarda daha çok batılı isimlere vurgu yapmaktadır. Peki Müslüman ilim adamı yok mudur, vardır hem de çok sayıda ilim insanı vardır. Bugünün dünyasında öne çıkan az sayıda isim olsa da geçmişte yaptıkları çalışmalarla birçok yeniliğe imza atan bu isimleri anmadan geçmek onlara haksızlık olur. Hem isimleri anmak hem de buluşlarını paylaşmak onlara bir vefadır. Hepsini rahmet ve minnetle anıyorum.

 

İlk kağıt fabrikasını kuran İbni Fazıl, kızamık ve çiçek hastalığını keşfeden Razi, mikrobu ilk tanımlayan Akşemseddin, cüzzamı bulan İbni Cessar, vebanın bulaşıcı olduğunu keşfeden İbni Hatip, verem mikrobunu bulan Kambur Vesîm, retina tabakasını bulan İbni Rüşt, ilk göz ameliyatını yapan Ammar, ilk kanser ameliyatını yapan Ali bin Abbas, küçük kan dolaşımını bulan İbnünnefis, sıfırı ilk kullanan Harezmi. Son zamanlarda ismi çokça öne çıkan koronavirüs aşılarıyla ünlenen Prof. Dr. Uğur Şahin ve Biyomedikal Bilimci Özlem Türeci’yi de bu isimlerin yanına yazmamak haksızlık olur. Gelecek yıllarda bu nadide isimlerin yanına yeni bilim adamlarımızı yazmak en büyük zenginliğimiz olacaktır. 

 

Yenilikçi çalışmalarla dünyaya yeni Akşemseddinler, İbni Fazıllar gelmeyecek mi? Gelmesi herkesin umudu ama gelmesi için adımların daha çok atılması gerekmez mi? Bunda hiç şüphesiz öğretmenlerin ve bilinçli ailelerin rolü çok büyük olacaktır. Biz bu konuya eğilmez, yeni şeyler söyleyen çocuklar yetiştirmezsek batının buluşlarını kullanmaya ve batıya para kazandırmaya devam ederiz.

 

Artık eskiyi unutup yeni şeyler söyleme zamanı. Zaman su gibi akıp giderken biz bakan değil zamanı en güzel şekilde kullanan olalım.