Farklı zaman dilimlerini teneffüs ediyoruz. Hiç alışık olmadığımız hayat tarzına alışmaya çalışıyoruz. Bizim gibi sosyal hayata önem veren, sarmaş dolaş yaşamı benimseyen toplumlar için zor hem de çok bir süreçten geçiyoruz.

Bu zor dönemde hem fert hem de toplum olarak birçok değerden mahrum kaldık. Mesela camilerden uzaklaştık, cemaatle namaz kılamadığımız gibi Cuma namazlarından da olduk. Böylesi bir dönemde 11 ayın sultanı ramazana girdik. Teravih yok, iftar davetleri yok, camilerde mukabeleler yok, ramazanın kendine has gece programları yok. O kadar yok var ki…

Bu sene ramazanı yalnız yaşadık, yalnız geçirdik. İftarlara gidemedik, eş, dostla hoşça vakitler geçiremedik. Ramazan geldi, birçoğumuz ramazanın varlığından dahi haberdar olamadık. Oruç tuttuk ancak ramazanı hissedemedik. İftar açtık ama ramazanın heyecanını yaşayamadık. Tehir ettik bu sene yapacaklarımızı gelecek seneye.

Zorlandık, sıkıldık ama hem kendi hem de halk sağlığı için dayandık, nefsimizle mücadele ettik. Ramazan bu sene mahzun, Müslümanlar mahzun. 

Merhaba “Şehr-i Ramazan” nidalarıyla karşılayamadık bu sene ramazanı. İlk teravih, ilk sahur, ilk iftar heyecanını yaşayamadık.

Bereket ayı, güzellik ayıdır ramazan. Sevgi ve kardeşliğin daha çok hatırlandığı, aç ve açıktakilerin daha çok anıldığı zaman dilimleridir bu kutsal günler. Güzellikler getirdi heybesinde biz insanlara alan aldı, almayan kendini derdine yandı.

“Merhaba Şehr-i Ramazan” nidalarıyla karşıladığımız bu ayı, “Elveda Şehr-i Siyam” diyerek yolcu ediyoruz. Ramazanı yolcu ederken aynen ramazan gibi bayrama da hüzünle gidiyoruz. Bayram sabahı camiye koşamayacağız, bayram namazı kılamayacağız. Namaz sonrası sıraya girip mahallelimizle, cami cemaatiyle bayramlaşamayacağız.

Bayramı ev halkıyla geçireceğiz bu sene. Sabah yine erken kalkıp bayram hazırlığı yapacağız. Sokağa çıkamasak da mesafeleri yakınlaştıracağız. En fakirimizin bile elinde akıllı telefon mevcut. Telefonların kameralarını açıp en yakından en uzağa bütün akrabalarımızla sanaldan bayramlaşacağız. Bayramın ruhunu yaşamak ve yaşatmak için bunları yapmak zorundayız.

Bayram, Müslümanlar için değerli zaman dilimleridir. Herkesin bayrama dair anlatacağı bir hatırası, bayramla ilgili kuracağı cümleleri vardır muhakkak. Bayram günleri yeryüzü bir başka çehreye bürünür adeta. Doğa renklenir, insanların kalbinde ayrı bir mutluluk birikir. Bu nadide günleri boş geçirmemek gerekir. Bayram, günlerce oruç tutup, aç ve susuz kalan insanlara Allah’ın hediye ettiği günlerdir.

Yukarıda belirtiğimiz gibi bayrama dair hatırlar biriktireceğiz bu bayram. İlerleyen yıllarda bu ramazan bayramını nasıl geçirdiğimizi anlatacağız, bayram ziyaretlerinde. Biraz hüzün, biraz tebessümle anacağız bugünleri. 

Bayram bizden hatırlanmayı, gönül almayı ve gönüller kurmayı istiyor. Bu bayram ev halkıyla bayramlaştıktan sonra sırayla gideceğimiz akrabalarımızı tek tek arayacağız. Bayramın ruhu güzelliktir, bu nadide günleri güzelliklerle geçirelim.

Ramazan Bayramının ülkemize, milletimize, İslam coğrafyasına bütün insanlığa hayır getirmesini umut ediyorum. Ramazan Bayramınız mübarek olsun.