Gıda, Faiz ve Enflasyon


Bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de enflasyon her geçen gün artarak devam etmekte. Son açıklanan rakamlar neticesinde Avrupa ve Amerika tarihinin en yüksek enflasyon seviyesi ile karşı kaşıya. Dünya genelindeki enflasyon rakamlarının yüksekliğine parelel olarak Türkiye'de yüksek enflasyon ile top yekün mücadele içerisinde. Bu mücadelere paralel olarak TCMB faiz kararları, döviz hesaplarının artışının engellenmesi, gıda fiyatlarının artışının önüne geçilmesi gibi konular enflasyon ile mücadele açısından önemli yapı taşları olarak değerlendirilmekte.
Bu bağlamda geçtiğimiz hafta TCMB bankası politika faizini % 14 'de sabit bırakarak faiz kararını açıklamıştı. Politika faizinin sabit bırakılması son zamanlarda durağan seyir eden döviz kurlarına bağlı olarak alınan bir karar olarak düşünülmektedir. 14,60.-TL ile 14,85.-TL arasında sıkışna döviz kuru alınan bu karar neticesinde volatil bir hareket göstermedi. Bu durum TCMB kararlarını piyasanın önceden fiyatladığı şeklinde yorumlanmalıdır. TCMB bankası piyasa şartlarına paralel bir karar aldığı söylenebilir. Bir çok ülkenin stagflasyon ile mücadele karşısında önden yüklemeli faiz artışları aldığı bir ortamda TCMB faiz kararı önemli bir ortamda gerçekleşti. Her ne kadar TCMB faizi sabit bırakmış olsada reel piyasa faizi TCMB faiz kararını desteklemediğini göstermektedir. Politika faizinin düşük olması işletmelerin kredilere erişminde uygun maliyetli kredi imkanı sağlanması ile kıymetli bir hal alacaktır. İşletmeler ucuz maliyetli kredilere erişemez ise politika faizlerinin düşük olmasının kıymeti harbiye kalmayacaktır.
Öte yandan işletmelerin ve üreticilerin düşük maliyetli kredi kullanabilmesi ile işletme maliyetlerinin azaltacağı gibi üretilen ürünlerin fiyatları düşerek enflayona pozitif etki edecek nihai ürünler üretilecektir. Ucuz ürün beraberinde hane halkının alım gücünü yükselterek enflasyonun düşüşüne pozitif katkı sağlayacaktır.
Kur korumalı mevduatların artışının iyimser bir şekilde artış göstermesi ilerleyen günlerde Türkiye'yi farklı bir tehlike ile karşı karşıya bırakabilir. Bu bağlamda kur korumalı mevduat hesaplarından çıkılması Hazineyi kur artışından daha büyük bir sorun çıkarabilir. Söz konusu bu durum aynı zamanda Döviz'e olan talebi daha da büyük bir şekilde arttırabillir. Böyle bir durumu hiç bir kesim istemez. Dövize talebin artması şeklinde sonuçlanabilecek kur korumalı mevduatların çözülmesi için önceden belirlenen politikların şimdiden açıklanması yatırımcı ve ülke ekonomisi açısından hayati derecede önemli bir durumdur. Aksi halde ithalat ile beslenen ekonomizin maliyet girdileri dövizin artışı ile daha yükselebilir.
Görüldüğü gibi ekonomik dengeler birbirine bağlı her bir zincirin halkası gibidir. Dişlilerden biri bozulduğunda diğer dişliye zarar verebilir. Gıda fiyatları, döviz kurları, faiz oranları ve enflasyon birbirlerinin volatil hareketlerini tepki verirler. Önümüzdeki günler Türkiye için döviz kurlarında volatilitenin olmadığı, enflasyon oranlarının düşük olduğu, reel faiz ile politika faizlerinin arasında uçurumların olmadığı günler olsun. Nihayetinde milli gelirimizin arttığı vatandaşlarımızın alım güçlerinin yükseldiği günler dilerim.
Kalın Sağlıcakla..
Dr. Mehmet ÖS
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Mali Müşavir Mehmet Ös - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.