" BEN YANINDAN GEÇERİM, SEN KENDİNDEN..."

Yeni Yıla yepyeni umutlarla girelim istenci ile Yeni Yılın ilk ayını Ocak'ı yarıladık bile İyi düşünmeyle keşke her şeyin güzel olacağı bir ütopya gerçek olsa.

Ne benzin istasyonlarındaki benzin sayaçları yerinde duruyor, ne marketteki raf ürünleri yerinde sayıyor. Hele ev sahipleri neredeyse kira artışını iki ayda bir yapacak düzeye eriştiler. Vatandaş vahşi-kapitalizmin tamda kucağında oturmuş, ruh halini, bozulan sağlığını koruma peşinde... Fıttırma dedikleri şey tam da bu olsa gerek.

Ülkemizde mülteci sorunu ise giderek büyüyen bir kangrene dönüşüyor. Söyleyene tuuu-kaka muamelesi yapılıyor.

Şu bizim meşhur Neftiks, hani dizileri tüm dünyada izlenen, aynı platformda " Stateless " İsimli bir dizi izledim, gerçekten de içler acısı bir durumu anlatıyor. Ötekileştirilen insanların, dünyada kendine ait bir yer bulmaya çalışan insanların, kendi ülkelerinden kaçışta yaşadıkları ve kendilerini bekleyen sorunlar yumağını bir dramı iyi anlatıyor.

Sindirme ve insanları kabullenme uygar Avrupalılarda, bin dereden geçirme öyküleri ile dolu... Uygar batı, işte görüyoruz komşumuz Yunanistan botları batırıp insafsızca ölümlerini izlemiyor mu? Tık yok dünyada!
Onu sen yapsan ülke olarak, başına yıkılan çatıların haddi hesabı olmazdı.

Kendi nüfusunun neredeyse onda birini mülteci olarak kabul eden dünyada, Türkiye'den başka bir ülke yok. Geliyorlar, kırıyorlar, döküyorlar, tüm kaba ve hoyratlığı yapıp bir de üstüne maaş alıyorlar ve de vip yurttaş muamelesi görüyorlar. Açıkcası ülkenin içine sıçıyorlar bir güzel... Senin üstünde didinip, uğraşıp caba gösterdiğin güzel ülkenin içine sıça sıça yaşıyorlar. Görmedim, duymadım, valla ben konuşmadım pandemisi oynanıyor. Bürokratlar kendi gelecekleri, kariyer kaygıları için sessiz kalıyorlar.

Söyleyenlere kötü hain damgası vuran vurana... Ne saygısızlıkları bitiyor, ne de hukuksuzlukları...

Görülüyor ki batı emperyalizmin eli ile Türkiye'nin başına büyük çoraplar örülüyor. Gelecekte gençlerimize zaten ağır sorunları olan ülkemizin sorunlarına bir de mülteci sorunu ekleniyor. Gidişat o!

İtalya'da kendi gözlerimle gördüm, orada yaşayan Faslı, Tunuslu ve Afrikalıların gösterdiği saygıyı... Bir çöp kutusuna dahi tekme atamıyorsun, sana haddini bildirip çöp tenekesini düzelettiriyorlar. Oysa bizimkiler şu an komik geliyor ama ileride toprak talebi bile olabilecek gruplar olduğunu dillendiriyorlar, duyunca insanın küçük dilini yutası geliyor.

Avrupa'nın "Bu mültecileri ne yapacağız?" demesi ise insanı zıvanadan çıkarıyor. Çok şaşırtıcı. Sanki NATO üyesi olmanın ve bu ülkeleri bombalamanın onları kaçarak yaşamayı ya da kalıp bombalanmayı tercih etmeye zorladığının farkında değilmiş gibi... Onları bombalayan, yaşam alanları elinden alan, mültecilerin akın akın Türkiyeye gelmesine sebep olan hep onlar. Yargıç da onlar, savcı da onlar... Avukat zaten onlar!

Oysa bayramlarda neşe içinde elleri-kolları dolu ülkelerine gidip-geliyorlar. Sıkıntı yok, sıkıntı bizde, birlikte yaşama kültürümüzde... Sıkıntı mültecileri bize dayatan mantıkta. Nüfus artışlarını söylemiyorum bile... Gittikçe ışık hızında üreyen bir mülteci nüfusu, bambaşka bir boyutta.

Mülteciler savaş ya da doğal afetler ya da siyasi felaketler nedeniyle yerlerinden edildiler ve çok daha tehditkarlar çünkü onlar insanlara doğal kabul ettiğimiz tüm konforların bir anda elimizden alınabileceğini hatırlatıyorlar.

Kendi ülkemizde ise bizim yaşam alanlarımıza, huzur hakkımıza gizli bir saldırı oluyor.
Fazla güvenme kendine ben yanından geçerim sen kendinden… Böyle düşünüyor mülteciler, kendimizi ve ülkemizi kandırmayalım...

Yoksa iş işten çoktan geçmiş olacak.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sabriye Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi