Reel alım gücü

Türkiye’de ekonomi günleri çok yoğun geçmekte.  Kur artışı, Merkez Bankası faiz kararı derken son yıllarda hızlı değişim gösteren farklı bir durum da Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TCMB’da görev değişikliklerini de hızlı bir şekilde devam ettiğini yaşayarak gördük. Ekonomistler devamlı bir şekilde mevcut politikalara eleştirisel yaklaşırken, iş insanlarımız defaatle Türkiye’nin ihtiyacı olan durumun öngörülebilirlik olduğunu söylemeye devam ediyorlar.

Böyle bir ortam söz konusu olduğunda ekonomi politikasını uygulayanların sürekli bir değişimin içerisinde olması, iş insanlarının da belirtiği üzere öngörülebilir bir ekonomik ortamın oluşturulmasını engellediğini söylemek mümkün olacaktır. 02.12.2021 tarihi itibari ile Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda gerçekleşen görev teslim töreni de aynı bu düzlem üzerine oturtulması gerekir. Yine bir görev değişikliği ile karşı karşıyayız.

Global ölçekte gerçekleşen Pandemi krizinin oluşturduğu zararların konuşulduğu bu ortamda, görev değişikliklerinin piyasaya olumlu yansıdığını söylemek mümkün değil. İş insanların faiz belasından kurtulmak gibi bir dertleri olduğu gibi gündelik iş süreçlerini yönetebilecek düzeyde öngörülebilirliğinde sağlanması en az faiz kadar önemli bir konudur. Faiz üretilen mala fiyat artışı olarak yansıdığının her kesim tarafından kabul edildiği bir ortamda, üreticinin küstürülmesi ve iş süreçlerinin daha da karmaşık bir hale büründürülmesi üretimin kısılmasına hatta durma noktasına gelmesine neden olabilir. Bu durumda faizin düşük ancak enflasyonun yüksek olduğu bir ekonomik ortam doğurabilir.

Yılbaşından bu yana TL/Döviz arasında %70 civarında bir dalgalanma olduğunu belirtecek olur isek; iş insanlarının öngörülebilirliğinin sağlanamaması da en az kur kadar TL üzerinde negatif bir etkiye sahiptir. Önemli olan halkın reel alım gücünün arttırılması yönünde karar alınmasıdır. Bu şekilde oluşan piyasada döviz yatırımcısı da gayrimenkul yatırımcısı da varlıklarını korumuş kar elde etmiş sayılmaz. Çünkü elde ettiği gelir reel piyasada fiyatı artan ürünleri satın alması ile beraber gerçekçi bir kar olarak hesaplanmaz. Enflasyonist bir ortamda hangi yatırım aracı ile gelir elde edersen et, piyasada satın alacağın başka bir ürün fiyatı da yükseleceğinden gerçekçi bir kar elde etmiş sayılmazsın.

Kıymetli olan paranın çok olması değil, paranın satın alma gücünün fazla olmasıdır. Bu yüzden de görülüyor ki; 20.000.-TL’ye ev kiralarının olduğu ev fiyatlarının en az 3 kat arttığı gıda fiyatlarının bir önceki yıla göre çok aşırı yükseldiği üretime konu malların olması gerektiğinden fazla fiyatlar talep edilerek piyasaya arz edilen bir ortam ile karşı karşıyayız.

Emtia fiyatlarında meydana gelen artışın döviz üzerinden hesaplanması bu şekilde çokta doğru olmayacaktır. Emtia fiyatları bu kadar artması dövizin daha çok artmasına yönelik piyasada oluşan beklentiden kaynaklanmaktadır. Dövizin yüksek oynaklık göstermesi piyasa yapıcılar tarafından dövizin daha da yükseleceği şeklinde yorumlanmaktadır. Bu durumda doğrudan yatırımların ertelenmesine ve dövizin giderek yükselmesine neden olan etkenlerden biridir.

Özellikle şunu belirtmeliyim ki; faiz politikası ile beraber gıda politikası da ayrıca önemli bir konudur. Birçok ekonomist gelecek yıllar da dünya üzerinde bir gıda krizinin öngördüğü bir ortamda küresel ısınma ile Dünya’nın içinde bulunduğu tehlike de ortadadır.

Türkiye’nin verimli toprakları varken; eğer iyi bir Gıda Politikası oluşturmaz isek; ne kadar paramız olursa olsun, evler trilyonlar, arabalar ateş pahası olursa olsun, korkarım paramız olsa dahi temel ihtiyacımız olan gıdaya erişimimiz kısıtlı olacaktır.

 1 adet elma, 1 adet muz, 1 adet domates vb. hayal değil gerçek olacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Dr. Mali Müşavir Mehmet Ös - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi