​Mutluluğun resimleri

hayatı sorgulayamaz, ha- yat insanı sorgular? der, Victor E. Frankl. Asıl hikaye yaşamın ken- disi tarafından yazılan hikayedir. Biz başımıza gelen, elimizde olanlarla iyi bir sınav vermekle yükümlüyüz. Ve belli ki yaşam tarafından başımıza gelen, elimizde olan her şeyle ilgili bir sorguya çekileceğiz.

Peki biz ne yapıyoruz? Sanki doğmadan önce yaşamla karşılıklı oturup bir sözleşme imzala- mış gibi her şeyle ilgili sorguya çekiyoruz onu. Neden ben, di- yoruz ona, neden şimdi, diyo- ruz. Ne yaptım da hak ettim gibi sorular soruyoruz. Sanki doğum mukavelemizde en iyi arabaların, en güvenli evlerin, en sorunsuz eş ve çocukların bizim olacağıyla ilgili şartlar koymuşuz. Sanki hiçbir sağlık sorunu ile karşılaşmayacakmışız, hiçbir yakınımızı kaybetmeyecekmişiz yoksa doğmazmışız gibi maddeler koydurmuşuz ona.

Yıllar önce ?Sana gül bahçesi vadetmedim? isminde bir kitap okumuştum. Kitabın yazarı ve aynı zamanda bir psikiyatrist olan Joanne Greenberg, kitabın- da hastalarıyla kurduğu terapötik ilişkilerden örnekler sunuyordu. Asıl iyileştirenin kendisi değil iyileşmek isteyen hastanın mü- cadelesi olduğunu anlatıyordu özetle. Aslında genel anlamda da öyledir. İnsanı başarılı yapan hayatın fırsatları mıdır yoksa insanın fırsatlara verdiği cevaplar mıdır, diye sorsalar şüphesiz ikinci şıkkı seçerdim. Öyle olsa aynı fırsatlara sahip herkesin aynı derecede başarılı olması gerekirdi değil mi?

Gene yıllardır seminer olarak verdiğim ?Mutlu Olma Sanatı? konferanslarımda bazı katılım- cılara ?Hayattan beklentiniz nedir?? sorusunu mutlaka yöneltiyordum. Doğal olarak kimi para, kimi güç kimi makam, mevki, kimi sağlık bekliyordu hayattan. Niçin bunları beklediklerini sorduğumda ise indirgemeli olarak yaklaştığımda genel cevap: Mutlu olmak için, oluyordu. Sonrasında katılımcılara büyük şair ve filozof Nazım Hikmet?in ressam

arkadaşı Abidin DİNO?ya çizdir- diği ?Mutluluğun resmi? isimli çalışmasını gösteriyordum. Ah- şap ve kırık dökük bir bina, kırık pencere, eski bir yatak, kendini her yandan belli eden yoğun bir fakirlik. Fakat dört çocuk ve ebe- veynin yattığı yataktan yükselen ve insanın içini ısıtan bir mutlu- luk. Sonra soruyordum katılım- cılara: Sizce sizin beklentileriniz- den hangisi var bu resimde? Para mı, güç mü, mevki mi, kariyer mi? Hangisi?

Demek ki mutluluk hiç biriyle ilintili değil. Demek ki hiç biri mutlu etme istidadına sahip de- ğil. Hepsi de geçici sahip olma arzumuzu tatmin eden sonra- sında alışıp varlığının farkına bile varmadığımız bir anlamsızlığa bürünüyor. Sıradanlaşıyor ve sa- hip olmadığımız başka bir şeyin arayışına sürüklüyor bizi. Biz ise başlangıçtaki amacımızın fersah fersah uzağında artık mutlulu- ğu değil gerçekten başka şeyleri ararken buluyoruz kendimizi.

İnsan gerçekte hayata dair sor- gulamalar yapmadığında olgun- laşıyor dostlarım. Olgunlaşma dediğimiz olay doğumdan ölü- me kadar süren bir süreç değil mi zaten? Olgunlaşma gerçek- leşmeden yaşadığımız duygu durumlar da yaşadıklarımızın bize sunduğu sevinç ya da hü- zün demetleri. İnsan başına gelen şeyleri olduğu gibi kabul etmeden olgunlaşamıyor, elin- den alınan şeylerdeki hikmeti anlamaya çalışmadan, kendisine sunulan fırsatları ruhuna uygun bir şekilde değerlendirmeden ol- gunlaşamıyor.

Sonrasında ?huzursuz ruhların bitimsiz tangosu? sahneleniyor biteviye. Yaşanan her şeye ilişen bir şikayet, her şeye tekinsiz ve güvensiz bir yaklaşım ve hiçbir şeyden gerçek bir ?doyum? hissi almadan yaşama.

?Dünyadaki şeyler haz verir ama tat vermez? derdi büyükannem. Biz de manasını kavramaya ça- lışmadıkça haz peşinde koşup duracağız galiba. Hiçbir zaman gerçekten doymadan...

Kalın sağlıcakla

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sabit Kayhan - Mesaj Gönder

# sahip

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi