" Merhamet acımak değil, acıtmamaktır..."

Merhamet karın doyurmaz ama o elinde tuttuğun bir dilim ekmeği, senden daha aç birine vermeyi öğretir sana... Belki de insani duyguların en yücelerinden biridir.

Bu kötü dünya o duygulara bile göz dikmiş... Senin elinden almaya çalışıyor o duyguyu insanlığını...

Yeni Dünya düzenin yapıcıları, insanların birbirlerine merhamet duymasını engelleyebilmek için yüz yüze iletişim yerine kurumsal kimliklerin iletişimine öncelik tanıyor. Artık karşında insan değil, acımasızlığını hiç sorgulayamayacağın makineler alıyor. " Öldüm su ver desen"; Bizi aradığınız için teşekkür ederiz. Replikler karşında okunup duruyor, oyuncu mu ama değil... Oynuyor karşında!

"Merhametten maraz doğar be arkadaş, hiç mi duymadın atalarından... " Çok bildik bir atasözü!

Çünkü merhamet, modern dünyanın ekonomik ilişkilerinde en büyük günahlardan biri. Bir hesap hatasından veya stratejik yanlışlardan geri dönmek elbette mümkün. Oysa merhamet geri dönülmez bir zaaftır artık. Bir yoksulun yüzüne bakan insanda, küçücük bir vicdan kırıntısı bile varsa, o yoksula yardım etmek ihtiyacı doğar. Oysa bir markete herhangi bir şirkete girdiğinizde insanlarla değil, soyut bir kurum kimliğiyle muhatap olursunuz.

“Sonra öderim” sözünü duymayalı ne kadar uzun zaman oldu...
Mahalle bakkalında değilsiniz, karşınızda asgari ücretle çalışan genç bir kız ya da erkek var. O sizin , siz de onun muhatabı değilsiniz, kapitalizmin aracı olmak zorunda olan, kapitalizmin denekleri aynı zamanda...
Kapitalizm dedikleri insansızlıktır. Duygusuzluk ve yüz yüze bakamamaktır çünkü... En çok gürültüyü kim çıkarırsa onun sesi bastırıyor herşeyi...

Bebekleri öldürmüşler, çöplüğe atmışlar... Genç kızları, genç aşıkları öldürmüş, üç aylık masum meleği babası hayata olan tüm kızgınlığını alırcasına kafatasını çatlatana kadar dövüyor. Dedesi babası çıkan çocuklar, acımasızca kendi kanını taşıyanlar tarafından en vahşice öldürülüyor.

Ve biz merhamet duygularımız paramparça olmuş bir şekilde, hayatın akışı içinde, kapitalizmin bize sunduğu kadar merhametle yol almaya çalışıyoruz.

Kapitalizm bizim merhamet duygularımızla oynuyor. Milyonlarca insanı yerinden yurdundan eden savaşlar yaratıyor. Senin merhamet duygularını hoyratça kullanıyor. Sonra da senin başına merhamet duygularının açtığı sorunları büyütüp bebe edip, canlı bomba gibi ortaya atıyor.

Oysa merhamet, acımak değil acıtmamaktır, tabı kendini de...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sabriye Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi