Kel ferit, sazda bir gece

Gaziantep’in yakın tarihinde mesleki başarılarıyla; sosyal, siyasal, kültürel hayatına   damga vuran, yıllar geçse de unutulmayan pek çok sima vardır.

Bunlar bazen siyasetin içinde yer almış, bazen eğitimci olarak karşımıza çıkmış, bazen de yaşadığımız çevreden birleri olmuşlardır.

Her birinin kendisine göre bir hayat tarzı, üslubu, yaşama biçimi, dünyaya bakışı vardı.

Onları farklı kılan; hayata bakışları, farklı tavırları, tepkileri, yaşama biçimleriydi. Yaşadığımız olaylar onları her fırsatta hatırlamamıza vesile olurken, taktir duyguları içinde; “nerede onlar gibisiler?” dememize neden olmuşlardır

O kişiliklerden biri de Kel Ferit’tir. Yani Gaziantep Lisesinin bir dönem efsane musiki muallimi Ferit Ginol.  

"do-re-mi-fa-sol-la-si…kel-fe-ri-din-kel-le-si…şak şak eder sillesi " seklinde dillere pelesenk olan gam'ı ile her daim hatırladığımız öğretmenimiz Kel Ferit.

Ferit Ginol 1910 yılında İstanbul da doğdu. 1924 yılında Ankara musiki muallim Mektebi’ne girdi. 1930 yılında buradan mezun oldu. Aynı yılın eylül ayında Gaziantep pedagoji müzik öğretmenliğine atandı. Atatürk’ün direktifleri ile 1933 yılında açılan Gaziantep Lisesi’nde 40 yıl müzik öğretmenliği yaptıktan sonra emekli oldu.  Ferit Ginol Gaziantep’te görev yaptığı sırlarda köy köy gezerek yörenin türkülerinin derlenmesi ve yöre halk oyunlarının   incelemesini yapmış, kayıtlara geçirmiştir.

5 Mayıs 1997 tarihinde doğum yeri olan İstanbul’da vefat etti. Vasiyeti üzerine cenazesi Gaziantep’e getirilerek asri mezarlığa defnedildi.

Ferit bey musiki bilgisi, kişiliği ve öğretmenlikteki titizliği onu toplum nezdinde farklı yere korken, “kelliği” de o güzelliklerini taçlandırmış, lakap sahibi yapmıştı.

Ben, Gaziantep lisesi orta bölümünde öğrenciyken   müzik öğretmenim olarak onu yakından tanıma fırsatım oldu. Her hafta tüm okul öğrencilerine okuttuğu istiklal marşımız hala kulaklarımda. Ancak o haklı övgüyü yıllar öncesinde ortaya koyduğu hassasiyetleri ve bilgisiyle   ele etmişti.

 Geçenlerde arşiv çalışması yaparken Ferit beyin 1935 de kaleme aldığı bir yazıya rastladım. Zihnimde yer eden Kel Ferit’le o makaleyi yazan Ferit aynıydı sanki.  Tanıdığım muallim ile yazıda hassasiyetlerini ortaya koyan kişi birbiriyle örtüşüyordu.   

O yazıyı okuyunca, onun lakabına layık, hakkında övgü dolu konuşmaları gerçekten hak ettiğine bir kez daha kani oldum.

Ferit beyin 1935 de yazmış olduğu makale kendi bilgi beceri ve hassasiyetlerini ortaya koyması yanında, bir dönem kendisinden oldukça söz ettiren Gaziantep gece hayatı hakkında bir takım ip uçları vermesi bakımından da önemliydi.

Bu nedenle Ferit beyin, 25 ikinci kanun8OCAK) 1935 yılında Gaziantep Gazetesinde   kaleme almış olduğu yazısını sizlerle paylaşıyorum. 

“Sahne oldukça dolu; piyano, Keman, Viyolonsel, saksafon gibi seslerinde his ve neşe taşıyan sazlar konuldukları yere ayrıca bir güzellik veriyorlar. Viyolonselin kaba tellerinde gizli” ilahi “güzelliği bir daha duyacağım diye içimde gizli bir neşe vardı. Fakat bu neşem boşa çıktı. Bu talihsiz saz içindeki bütün hissi geniş karnına gizledi. Sonuna kadar dayalı kaldığı köşesinde yerini cümbüşe vermekten doğan bir hırsla kendi kendini kemirdi durdu. Zavallı viyolonsel ilk parçada kulaklarımda bir tırmalanma duydum. Keman ve saksafonun akortlarında belli bir fark vardı. Bu farkla beylik tangolar valslar ve bazen medetli musikiden seçilmiş parçalar çalınıyor. Saatler geçiyor nefesli sazlara nefes yetiştiren ciğerler son gayreti gösteriyorlar. Şimdi artistlerin hüner sırası:

Bu saatler musiki zevkinin ve halk zevkinin katledildiği saatlerdir. Baktım bir apaş şapka ve pantolonla elinde içmekle bitmeyen bir şişe ile bir bayan sarhoş önünde ve bu rolü süslemek için zoraki külhan bey ağzı ve nihayet sarhoş her halde kafası fazla dolmuş olacak ki yere yıkıldı. Kısık ve bağırmaktan boğulmuş bir ses sessizliği yutuyor. Kulağıma çarpan medetlerden anlıyorum ki bir gazel. Ulusal musikiye ve değişimine yetişmek için büyük, küçüğün didindiği bu sırada bu medet sesleri bu yaleller niçin? Bunlar hala mı merhamet ve medet istiyorlar? Biz medetsiz yürüyoruz. Onlar da medetsiz yürümek zevkini duymak istiyorlarsa katılsınlar bu değişime.

Neyse sözü uzatmayalım, acılar tazelendi. Gelelim asıl acıya: Deminden beri anlattığım musiki ziyafetlerinin sonuncusunu Cumhuriyettin onuncu yıl marşı bütünler. Sazın bu kısmı da güya milli benliği okşamak için lütuf olan kısmıdır. Kötü bir başlangıcın bestekarın arzusundan uzunca devamına bakılırsa artistlere potura ve allık zamanı kazandırılmak isteniliyor olsa gerek. Şimdi bir sıra artist bağırıyor;

“Çıktık açık alınla! “

Ne kadar fena söylense yine insanda milli heyecan yaratıyor. Ayni heyecanı duydum. Bu duyuşla inkisara uğramak o kadar zamansız oldu ki gözlerim söyleyenlerin kıyafetlerine ve jestlerine takıldı. Gördüğüm bir bayan apaş şapkası ile ve pantolonu ile, diğeri pırıldayan allı pullu kanto kıyafetiyle, diğer biri yarı çıplak varyete kıyafetiyle bacaklar kantodaki tempoya uymuş gibi sallanıyor ve mest kafalara son işve ve iltifat Cumhuriyet marşı oluyordu. Ulusal benliğe ve marşlara saygı içlerindeki ispirtoya çakılmış bir kibritle yok olmuştu Beller bükülüyor ve ayni yılışma ile tekrar ediliyor.

“Türk’üz bütün başlardan” ... Bu hakikat bu yılışık baul alı ağızlarda ... Acı gülmek istedim, fakat gülmek daha acı

Ulusal marşlar bir ulusun gururunu okşayan, kabartan, içlerde coşkun seller üstünlükler, zamanında hareketler yaratan marşlardır. Biz üstünlüğümüzü dünyaya bağırırken Amerika’ya kadar uzak ellere de işittirmek 'zevkini duyurmak istiyoruz. Bu da ancak ciddiyetle, bütün bir gür sesle, ulusal duygular kabarıp taşarken olur. Ve böyle söylenirse marş marş olur.

Küçükten, büyüğe saygı, anneye, babaya, abidelere, fikirlere saygı ve bütün bunların yanında ve hatta yanı başında hiç olmazsa bundan sonra milli marşlara da saygı. Eğer bunu da yapamıyorsanız yapınıcıya kadar bize bıraksınlar. Bestemin notları burada bitsin.

Lise musiki Muallimi Ferit

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Alisinanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi