Değişimin Neresindeyiz?

Dünyayla tanışmamız ilk insana dayanır; Hz. Adem ile başlayan insanın gelişimi hiç durmadı, son sürat ilerleme kat etti. Talep ve ihtiyaçlarımız da yenilendi, artış gösterdi. Talepler değişime paralel arttı, eksilmedi. İnsanlık, dünyaya adım attığı günden bu yana hep ileri hedefledi, dönüp geriye bakmadı ve arkada kalanı mazi, geçmiş olarak tanımladı.

İlk insandan bugüne dünya binler belki milyonlarca kez yenilendi, değişim yaşadı. Her değişim öncekini unutturdu. Bugün bir asır öncenin insanını dünyaya tekrar getirseniz, emin olun bir an önce gitmek ister. Bugünün insanını da bir asır önceye götürseniz bir an önce çağına dönmek ister.

2000 yılı “milenyum” olarak kabul gördü. Yeni bin yıla girdik ve bu yeni bin yılın başından bugüne hayatımıza dair çok hızlı değişim ve dönüş yaşadık. Gidişata bakarsak daha da hızlı yaşam bizi bekliyor.

İnternet hayatımıza bu bin yılla girdi. Önce de vardı ama bu kadar etkili değildi. Çağrı cihazları hemen ardından tuşlu cep telefonları ve çok sürmeden “akıllı telefonlar” sardı hayatımızı. İşte olan bundan sonra oldu. Dijital dünyayla tanışan insanlık her şeyi çok hızlı tüketmeye ve farklı kültürlerle daha hızlı etkileşim kurmaya başladı. “Akıllı telefonlar” çok hızlı değişimle her sene yeni modellerini insanlığın hizmetine sundu. Bilgisayarlar, tabletler derken bir de baktık ki dijital dünyanın tam ortasındayız. Nasıl girdik, hangi ara bu ortamında içinde bulduk kendimizi anlayamadık. Bugün bebekler de yaşlılarda dijital dünyanın içinde nefes alıp veriyor.

Son 10 yılda ise sosyal medya adeta insanlığı esir etti. Tabi bu alanı verimli kullanan insanlar için bu mecra fayda sağlamaya devam ediyor. Her yerde ve mekanda bu mecrayı bıçak ve ateşe benzetiyorum. Bıçakla sebze ve meyve de doğrarsınız Allah muhafaza yanlış işlerde yapabilirsiniz. Ateşle ısınırsınız, yemek pişirirsiniz aynı zamanda koca ormanı da yakabilirsiniz. Sosyal medya da böyle. Verimli kullanılmadığı takdirde istenmeyen sonuçlarla karşılaşabilirsiniz.

Şimdi okuduğunuz bu satırları daha önce ya bayiden ya da abonelik yoluyla alacağınız gazete aracılığıyla okuyordunuz. Şimdi 10 kişiden 9’u belki de 10’u internet sitesi ya da sosyal medya mecralarından birini kullanarak okuyor.

Eskiden insanlar gurbete gider, haberleşmeyi mektup ve telgraf aracılığıyla sağlardı. Eş, dostun yüzünü senede belki bir kez görür ya da hiç göremezdi. Şimdi dünyanın bir ucunda da bulunsanız, saniyeler içinde aile fertlerinizle görüntülü görüşebiliyorsunuz. Bu dijital dünyanın sağladığı güzelliklerden biri. Yazılı haberleşme de anlık gerçekleşebiliyor. İnsanlar projelerini anlık ilgiliye ulaştırabiliyor. Baskılı yayına girmek istemeyen basın-yayın organları habercilik faaliyetlerini bu aracı kullanarak hızlı bir şekilde gerçekleştirebiliyor. Şirketlerle bu alanı kullanarak ürünlerini daha hızlı müşterilerine ulaştırabiliyor. Bunlar sıralayabileceğimiz güzelliklerden birkaçı.

Yukarıda da belirttiğim gibi her şeyin iyisi ve kötüsü var. Bu iyi ve kötüyü biz belirliyoruz. Bu da izleyeceğimiz yola bağlı. Velhasıl, hayatımız çok hızlı bir değişimin içinde… Bu noktada iyi pozisyon alıp yerimizi belirlememiz gerekiyor.

Değişim ve dönüşün içinde kaybolmakta faydalı işlere imza atmakta bizim elimizde.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yener Doğruer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi