Dost Bi-vefa Olmaz, Olamaz

 
Birçoğumuz geleceğe umutla bakabilmek, rahat bir yaşam sürmek ve maddi refahımız için birikim yaparız. Bu birikimimizi de farklı yatırım alanlarında değerlendirir ve maddi kazanç sağlarız. Asgari ücretle çalışan kişiler de iyi para kazanan kişilerde bunun mücadelesini vermektedir. Bu da gayet doğal ve hayatın akışı içinde atılması gereken bir adımdır. Bazımız başarılı olur, maddi açıdan rahatlar bazımız da başarısız oluruz. Bunu da şans, kısmet ya da başka tanımlarla açıklayabiliriz.
Yukarıdaki örnek maddiyat içerir ve bireysellik barındırır. Elbette kişinin maddi durumunun iyi olmasının, çevresine katkı sağlaması açısından maddi olduğu kadar manevi yönü de vardır. Ancak çevremizde bunu uygulayan kaç kişi var, o da ayrı bir soru…
Hayat, beşikten mezara uzun, aynı zamanda çok kısa bir zaman dilimini içermektedir. Bu süreçte ilk tanıştığımız kişi ve kişiler önce anne, baba, kardeşlerimizdir. İlk onları tanır, dünya ve içindeki diğer kişiler hakkında küçük bilgileri yine onlardan alırız. Kişilik ve karakter yapımız, bu çekirdek ailede gelişir ve büyür. Bu açıdan bireyin karakter ve kişiliğinin tohumları yetiştiği evde atılır. Aileyi bu anlamda ele aldığımızda toplumun temel taşı olduğuna karar veririz. Toplumları kalkındıran ve geliştiren bu temel taşlardır. Sonra okul hayatı başlar, farklı karakter ve kişiliklerle bir araya gelir, bu süreçte de iyiyi, kötüyü ve bencili tanımaya başlarız. Küçük yaşlarda çok bir şey anlamasak da ilerleyen zamanlarda her telden insanı tanıdıkça el uzattığınız, uzatacağınız kişi sayısı azalmaya başlar. Bazı insanlarla arkadaş, bazı insanlarla dost oluruz. Arkadaşınızla selamlaşır, hal-hatır muhabbeti yapar, dostunuzla hayatınızı paylaşırsınız. Bu açıdan dost diyebileceğimiz kişi sayısı çok azdır. Bazen 3-4 bazen 1-2 kişiyle sınırlıdır bunlar. Dost, dostunu sever, eksiğini tamamlar. Dost, dostunu uyarır, yanlışını güzel bir üslupla düzeltme gayretindedir. “Ahiretliğim” diye bir tabir vardır. Kaç kişinin “ahiretliğim” diyebileceği dostu var. Bu kavram, içi boş bir ifade değil. Dolu hem de doplu bir içerik barındırır. “Ahiretliğim” diyebildiğimiz insan, arkadaştan, dosttan öte artık kardeşiniz olmuştur. “Can, ciğer kuzu sarması” deyimi bu insanlar için geçerli olsa gerek.
Dünyanın her geçen gün kötüleştiği, çirkinliğin kıtalar dolaştığı bir dönemde dost olmak, dost bulmak ve dost kalmak zor olsa gerek. Artık insanımız çok kolay “dostum” dediği insanı yarı yolda bırakabilmektedir. “Yola çıktıklarını yolda değişirsen hem yolunu kaybedersin hem de dostunu” der Necip Fazıl Kısakürek. Dünya değiştiği gibi kavramlarımızın karşılığı da değişti, değişmeye de devam etmektedir. Dost dediğin kişiyi “dostum” olarak ifade etmeye başladıktan sonra her anlamda yol arkadaşındır. Dost sadece dilde kalmamalı, içi doldurulmalıdır. Maalesef günümüz insanı bu değerli kavramın içini de boşaltarak değersizleştirmeyi başardı.
Yazının girişinde değindiğim birikim konusunu insan özelinde ele alalım, gönlümüzde kaç insan var, ona bakalım. Gönül bir ev gibidir, herkesi kabul etmez, ettiğini de hemen kolayca bırakmaz. İşte bırakılmayan kişi dosttur, kardeştir. Yunus Emre de “Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim” beytiyle gönlü bir eve benzetmektedir. Gönül yapan, gönül alan, zor zamanlarınızda el uzatan, acınızı paylaşan, derdinize ortak olan, sıkıntılarınıza çözüm arayan, sizinle ağlayan ve sizinle gülen kişilerin varlığı mı en büyük birikim yoksa maddi zenginlik mi? Karar sizin…
Bu anlamda dost ve vefa kavramlarını yan yana getirip değerlendirmekte fayda vardır. Dost vefalıdır, değer bilir, değer verir. Yoksa vefa gerçekten İstanbul’da bir semt olmanın ötesine gidemez. Umudumuz, kadir, kıymet bilen insan sayısının artması yoksa dünyanın ne tadı var ne de tuzu.
Sonsöz;
Dost bi-vefa, felek bi-rahm, devran bi-sükûn
Dert çoh, hem-derd yok, düşman kavi, tali zebun
“Dost  vefasız, felek acımasız, dünya karışık/ Dert çok, dert ortağı yok, düşman güçlü, talihim âciz” 
(Fuzuli)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yener Doğruer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.