Öğrenciler ezildi

26-27 Haziranda 2,6 milyon öğrenci üniversite hayallerini gerçekleştirmek için sınava girdi. Ancak ÖSYM sınava giren öğrencilere acımadı ve özellikle matematik sorularında öğrencileri ezdi.

 Verilen eğitimle, özellikle pandemi döneminde verilen eğitimle, sorulan sorular hiç örtüşmedi. Bu yıl hem eğitim yoktu hem de ek süre!

Aynı sorunu çocuklarımız LGS’de de yaşamıştı. MEB ve ÖSYM’nin bu soru tipleriyle ne yapmak istediğini anlamak mümkün değil. İki yıldır ne verildi ki ne istiyorsunuz?

 

 Önce LGS, ardından da YKS! Çocuklarımızı darmadağın etmenin ve değersizleştirmenin ötesinde ne işe yaradı? Öğrenci seçme sınavları, her şeyden önce adil olur. Peki, bu sınavlar adil mi? Adil bir eğitim söz konusu mu ki adil bir sınavdan söz ediyoruz!

Yüzde 15-20 için yüzde 85’i yerin dibine sokmak ne kadar doğru? Her iki sınavda da sorular, yine, ortalama lise öğrencilerine göre değil, en iyi okullara göre hazırlanmış. Mezun olduğu okulun en iyileri bile dökülürse hiç şaşırtıcı olmaz. Sorun o öğrencilerin yeterince çalışmamaları değil, aldıkları dersler ile sorulan sorular arasındaki orantısızlık! Özellikle matematik sorularını çok iddialı olmayan liselerden mezun olan adaylardan kaçı verilen sürede çözebilir? Cevabı çok net: En az % 90’ı çözemez ve çözemedi. Hatta matematik öğretmenlerinden soruları çözebilirdik ama süre bize de yeter miydi, kuşkumuz var, diyenler var.

 Sınavlar, fen liseleri, kolejler ve “nitelikli” devlet okullarının müfredatına göre hazırlanmış ve sorular onlara bile ağır gelirken, diğer öğrenciler ne yapsın?

 Pedagoji bir bilimdir ve ölçme değerlendirme sisteminin olmazsa olmazıdır; ama görünen o ki bu sınav sorularını hazırlayanlar, pedagojiden bile bir haberler. Keşke biraz empati yapabilselerdi.

  Sınav sonuçlarına göre kendinize ya da çocuklarınıza bir değer biçmeyin! Nasıl ki çok başarılı bir sınav sonucu her şey değilse, kötü geçen bir sınav da hayatın sonu değildir. Ancak hayallerinizden asla vazgeçmeyin. Kendinize güvenin ve güveninizi hiçbir zaman kaybetmeyin.

 Şunu da unutmayın sınav herkes için zordu. Rakiplerinizin ne yaptığını bilmiyorsunuz. Belki birçoğundan daha iyi yaptınız. Sınav sonucunu beklemekte yarar var. Sonuçlar geldiğinde de puanlara bakmayın. Bu yıl puanlar düşük gelebilir. Belirleyici olan her zamanki gibi yüzdelik dilimler olacaktır. Ona göre tercih yapmalısınız.

 

Sınava 955 bin 632 (yüzde 36.6) lise son sınıf öğrencisi girdi. Adayların diğer büyük çoğunluğunu daha önce sınava girip bölümünden memnun olmayanlarla, bir üniversiteyi bitirip tekrar şansını denemek isteyenler oluşturuyor. Sınava girenlerin büyük oranı yani yüzde 38.2’si lise mezunu olup bir yükseköğretim programına yerleşmemiş olan 997 bin 137 kişi. Bir de kazandığı halde mutlu olamayan yani bir yükseköğretime yerleştiği halde tekrar sınava giren 373 bin 731 kişi ise adayların yüzde 14.3’ü. Bir yükseköğretim programından mezun olup bu yıl tekrar şansını deneyen aday sayısı da 227 bin 128, (yüzde 8.8). Yükseköğretim kurumundan kaydı silinen ve sınava başvuran aday sayısı ise 54 bin 275 (yüzde 2.1).

 Bu rakamlardan da çıkaracağımız çok büyük dersler var. Özellikle tercih döneminde bu rakamlar ne söylüyor iyice değerlendireceğiz.

 

 

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cengiz Dedeoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi