Bir bayramı daha geride bıraktık

 Acısıyla tatlısıyla bir mübarek Ramazan Bayramını daha geride bıraktık. Bizim kuşakta hep dillerde eski bayramlar dolaşıp durur. Aklıma hep Gaziantep’te yıkılan eski sebze hali karşısındaki Pazar yeri gelir. Tahtadan atlar, dönme dolaplar, uçurtmalar, salıncaklar, horozlu şekerler hayal dünyamda saklı durur.  Eski bayramlardaki sevgiye saygıya sözüm yoktur. Dost ve akraba ziyaretlerine de sözüm yoktur. Bayramlarda küskünler hep barışırlardı. Şimdi öyle bir şey yoktur. Hele hele apartman sakinleri arasında böyle bir şey hiç olmaz. Çünkü her birisi bir yerden gelmişler ve ayrı ayrı görgü kurallarına sahiptirler. Hemen hemen görgü denilen bir şeye de rastlanmaz desem yanlış olmaz kanaatindeyim.

       Benim çocukluk yıllarım köyde geçti. Ben, 1950 lili yıllarda, Oğuzeli Yakacık (Zıranba) köyünden Gaziantep’e  atla eşekle gelindiği bayramları yaşadım. Atı, eşeki olmayanlar yaya. Akşam yemeğini yediktin sonra yola çıkarlardı. Şehre ne zaman yetiştiklerini bilemiyorum. Bayramlar, fakire ve fakir çocuklarına ağıt, ızdırap ve gözyaşıydı. Şehre gelmek çok zor bir şeydi. Bir fakir vatandaş çocuklarına  bir buçuk metre keten kumaşı alıp da, çocuğuna bir fistan diktiremezdi. Bir Kğ boyalı şekeri alamazdı. Çocuklarının ayağına bir kırmızı yemeniyi alıp da veremezlerdi. Yukarıda da dediğim gibi, şehre gelmek çok zordu.  Fakir aile çocukları, bu duruma günlerce ağlayıp dururlardı. Bu ağlayan çocukların birisi de bendim. Ben hep bayramlarda ağlardım çocukluk yıllarımda. Bayramlar temmuz, Ağustos aylarına gelince, bayram  ögleye kadar dı. Ozamanlar arpa, buğday. mercimekler elle yolunurdu. Büyükler bayram namazını kıldıktan sonra yemeklerini yedikten sonra, köydeki işlerine giderlerdi. Şunu iyi hatırlarım o şiddetli sıcakların altında ben 16-17 yaşlarında iken, ramazan orucunu hiç aksatmazdım. Annelerimiz. Babalarımız bize Ramazan Orucunu hatırlatmasalar da, biz ramazan orucumuzu aksatmadan tutardık.

       Bu kadar bayram gördüm bu iki yıldır virusun getirdği  yasaklar sayesinde eşim ile torunlarım ile bir mutlu bayram yaşadım. Çocuklarım da torunlarımda altı üstü olmayan bir bayram koşturmacasından kurtulduk. Zaten zenginlerimiz kurban bayramlarında kurban parası ile tatile gitmeyi adet haline getirdiler. Elbette herkesin düşüncesine saygılıyım. Ben burada kimseye fetva vermek niyetinde de değilim. Herkesin aklı var.  Sözü daha fazla uzatmak istemiyorum. İnşallah zor ve kötü günler gerilerde kaldı. Nice mutlu ve sağlıklı bayramlara diyorum, Hoşça ve dostça kalınız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ahmet Ayaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi