Yüzyıl Savaşları; İyilik ve Kötülük

İnsanoğlu yaratıldığı ilk gün başlayan iyilik ve kötülüğün savaşı asırlardır devam etmektedir. Milyonlarca belki milyarca yıldır süren bu savaş, bulunduğu çağın bütün çirkinliklerini de arkasına alarak sürmektedir. Bu savaş ne zaman biter derseniz, kıyamete kadar devam edecektir. Ne insanlığın tamamı iyilerin safında ne de kötülerin, bu böyle olunca savaşlar da kaçınılmaz olmaktadır.

İlk savaş, insanlığın babası Hz. Adem’e karşı açıldı ve o günden beri çirkinlerin safı belli oldu. Hz. Adem’in varlığından rahatsızlık duyan ve bu rahatsızlığını da çekinmeden dile getiren insanlığın ilk düşmanı İblis, beşere karşı açtığı savaşı günümüze kadar sürdürdü, sürdürmeye de devam edecektir. Çirkinlik yeryüzüne yayıldığı günden beri farklılaşmaktadır. Daha evvel “o kadar da değil” dediklerimiz dahi olmaya başladı. Şeytan’ın desiseleri ve Hz. Adem’in oğulları arasında devam eden savaşın tarafları iyiler ve kötüler olarak ikiye ayrıldı.

Savaşlar artarak, çeşitli silahlarla süregelmektedir. Bu yüzyılda da savaşlar şiddetlenerek devam etmektedir. Belki eskisi gibi ülkeler birbirlerinin toprağını işgal edip kan akıtmıyor ama bu sefer ki savaş şekil değiştirerek sürmektedir. İşgallerle kan akıtmalar da henüz bitmiş değil bu arada. Suriye, Irak, Yemen ve özerk bölgeleri unutmamak gerekmektedir.

Bugün insanlık, teknoloji savaşlarıyla mücadele etmekte ve düşmanı nasıl alt ederimin kavgasını vermektedir. Geçmişten günümüze devam eden savaşların bütün çirkinliklerini arkasına alarak devam eden bugünün savaşında, insanlık zorlu günler geçirmektedir. Daha önce bir milletin, kavmin işlediği bir çirkinlik o kavmin helakine vesile olmuş, o topluluk yerle yeksan olmuştur. Peki bu kavimlerin yok olmalarının sebepleri neydi; kaynaklar bunu peygamberlerin yalanlaması, putlara tapma, zulüm ve sapkınlıkta sınır tanımama ve Allah’a isyan şeklinde sıralamaktadır. Günümüzü şöyle bir göz önüne getirelim, bu sıraladıklarımız ne aşamada acaba? Belki daha fazlası yaşanmaktadır, artarak devam etmektedir. Savaşın silahları geliştikçe içeriği de katmerleşmeye devam etmektedir. Daha önce birkaç kişinin gerçekleştirdiği fiil, belki bu kadar yayılmıyordu ancak bugün teknolojinin de yardımıyla bu fiil kısa sürede milyonlara ulaşmaktadır. Aynı şekilde iyilikte bu şekilde yayılmaktadır ama iyiliğin takındığı misyon çoğu insana ağır gelmektedir. Bu nedenle iyiliğin yayılımından ziyade kötülüğün yayılımı daha hızlı olmaktadır.

Hepimiz, bulunduğumuz durumdan, dünyanın gidişatından şikayetçiyiz ama bu gidişatın tersi için ne yaptık derseniz, o zaman durup düşünmeye mecburuz. Sürekli başkalarını eleştirir dururuz da hiç kendimizi eleştirmek aklımıza gelmez. Hep şikayet hep şikayet ama bu şikayeti başkaları için dillendirir dururuz. “İnsanlığın kurtuluşunun reçetesi bende, ben iyi olursam, insanlık da iyi olur” dedik mi kendi kendimize. Çirkin bir vasfımızı fark edip de değiştirmek, iyiliğe kanalize etmek geldi mi aklımıza? Birine el uzattık mı, fakiri, yoksulu düşündük mü hiç? Garibanın başını okşadık mı? Senden yardım talep edene şefkatle yaklaştın mı mesela? Başkasının acısını yüreğinde hissetin mi? Kardeşinin sıkıntısını dert edindin mi?...

Yapmadığın şeyleri başkasından beklemek ne kadar doğru, sen yapmazsan, ben yapmazsam, kim yapacak peki bunları. Kim ekecek iyilik fidanlarını, kim sulayacak bu fidanları ve gelişmesine önayak olacak. Önce sen (ben) at adımı sonra başkasından bekle.

Bugünün insanı mutsuz, bugünün insanı şükürsüz, bugünün insanı sorunlar yumağının içinde boğuşup durmaktadır. Çözüm, çözüm yine kişinin kendinde ve bunun için atacağı küçük adımlarda. Kararı verelim, belki yarın geç olabilir.

Ne diyordu, merhum Arif Nihat Asya, Naat’inde;

…Haset gururla savaşta;

Gurur, Kaf Dağı';nda derebeyi

Onu da yaralarlar kanadından,

Gelse bir şefkat meleği

İyiliğin türbesine

Türbedar oldu iyi!

Vicdanlar sakat

Çıkmadan yarına.

İyilikler getir, güzellikler getir

Adem oğullarına!

İyiliğin türbesine, türbedar olmak mı? Kötülüğün kulübesine bekçi olmak mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yener Doğruer - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi