NAYLON AYAKKABI

Geçen gün bir ayakkabı mağazasında ebeveynlerin çocuklarına ayakkabı beğendirmek için döktükleri dile yakından şahit oldum.

Çocuk, anne ve babasına rağmen gitti lastik ayakkabıda karar kıldı!

O anda çocukluk günlerim geldi aklıma.

Biz lastik ayakkabıları yokluktan giyerdik. Bugün çocuklar moda diye tercih ediyorlar.

Dün iskarpini varlıklı aileler köşkere ısmarlar, yaptırır, fukara genelde yemeni giyerdi. Zengin fakir fark etmez, tüm ailelerin çocukları için naylon ayakkabı hemen hemen tek seçenekti.

Lastik ayakkabılar; Arasa ’da, Eski saray caddesinde, eski pazaryerinin hemen arkasındaki ayakkabı dükkânlarda satılırdı.

Biz o yıllarda kısa saçları ile tüm çocuklar; kıçımızda kısa pantolon, sırtımızda kısa kollu bir gömlek, ayağımızda naylon pabuçlarla yazı geçirirdik. Rengârenk lastik ayakkabıları çorapsız giyer, yaz sıcağında güneş vurdukça ayakkabının tokasının geldiği yer iz yapar, ten rengi hemen fark edilirdi.

O yıllarda bizim için yaşadığımız çevrenin tüm boş tarlaları, arsaları hepimizin oyun alanları idi. Buralarda tozun toprağın içinde naylon ayakkabılarla her türlü oyunlar oynar, ayakkabımız kirlenince naylonları çıkarmaz suyun altına tutar, yıkar, hem ayağımızı, hem ayakkabımızı temizlerdik. Sahreye gittiğimizde Allaben’in suyuna onlarla girer, onunla çimerdik. Tepebaşından yokuş aşağı lastik ayakkabılarla kaymak bir başka güzellik olurdu.

Hatırladığım kadarı ile o yıllarda bilinen lastik ayakkabı markası Dora ve Cislavet’ti. Derby markası sonra çıktı daha kaliteliydi. Lastik pabuçların üstten tokalısı olduğu gibi bağcıklısı da vardı. Büyüklerin ayakkabıları genelde kara lastik, çocukların ki rengârenk olurdu

Naylon pabuçlarımız genelde eskimez, daha çok yırtılırdı. Ayaklarımız yaz sıcağında dıbık dıbık terler, koşarken terken vıcık vıcık olmuş ayaklarımız içinden fırlar, sık sık burkulurdu.

Naylon ayakkabılarımız eskiyince asla atılmaz, mutlaka tamirat görürdü.

Hatırlıyorum da Ayşe Bacı Camisi, Pazaryeri ve Kale altında naylon ayakkabı tamircileri olurdu.

Özellikle Ayşe bacı camisinin kapısının hemen sağ yanında, yol boyunca sırlanmış, küçük barakalarda on, onbeş kişi sadece bu işi yapardı.

Lastik ayakkabı tamircileri üç beş metrekare büyüklüğündeki küçük barakalarının önüne açtıkları tezgâhlarda büyük bir gazocağı devamlı yanar, ocağın üzerinde kaynak yapmaya yarayan çeşitli boylarda eski bıçaklar al kırmızı sürekli beklerdi. Tamirci yırtık naylon ayakkabıyı eline alır, en yakın renkte bir parça lastik eskisini seçer, o parçayı tamir edilecek yere kızgın bıçağıyla dağlayarak yapıştırır, sıcak bıçakla birkaç rötuşla tamiratını bitirirdi.

Tamir esnasında kaynak yapılan naylon ayakkabıdan kesif bir lastik kokusuyla birlikte yükselen duman genizlerimizi yakardı.

Ayakkabının yırık durumuna göre tamir işi 25, bilemediniz elli kuruşa halledilirdi.

Ayakkabı tamircileri yaz kış burada tamir işiyle uğraşır, geçimlerini bundan sağlarlardı.

Naylon ayakkabılarımız giyilemez hale gelince yenisini alırken ya ayakkabıcıya satar, ya da mahalleye gelen avare leblebiciye verilir karşılığında bir bardak avare leblebisiyle takas edilir, çocukluğumuzun keyfini çıkarırdık.

Çocukluk yıllarımda hiçbir giysinin, ayakkabının, eşyanın eskimeden atıldığına şahit olmadım. Tamirat görmeden değiştiğini, atıldığını görmedim.

Şimdilerde tüketim toplumlarının genel karakteristik özelliği olan daha fazla tüketmek, yenisine sahip olmak arzusu hepimizi n ruhunu teslim aldı. Artık eşyalarımızı, giysilerimizi modası geçti diye atıyor yenilerine sarılıyoruz. Toplumun tüm kesimlerinde eskimeden yenisine sahip olmak bir tutku haline geldi, tamiratı unuttuk.

Aradan onca yıl geçtikten sonra yokluk yıllarının bize hediyesi olan naylon ayakkabı, şimdilerde moda oldu. Biz zaruretten giyerken, şimdi reklamların dayattığı bir seçenek olarak çocuklarımıza sunuluyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Alisinanoğlu - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi