AÇILDI!

Koronavirüs nedeniyle 31 Ağustos’ta başlayan uzaktan eğitim sürecinde gözler kademeli geçişin yapılacağı pazartesiye çevrilmişti. 21 Eylül de 1. sınıflarla birlikte yüz yüze eğitim başladı. 3 haftalık değerlendirme sonrasında ise diğer düzeydeki sınıfların geçiş yapıp yapamayacağına karar verilecek.

Verilen bu kararın doğruluğunu eğitimciler savunurken sağlıkçılar erken ve yanlış olduğunu söylüyor.

Eğitimciler diyor ki: Şu an çocuklar nerede? Sokakta. Ebeveynleri çalışan, bakıcı tutacak maddi gücü olmayanlara kim bakıyor? Anneanne ve babaanneler; yani risk grubundakiler. Peki ‘Dışarısı okuldan daha mı güvenli?’ Çocuk parktan, sokaktan aldığı virüsü eve götürmüyor da sadece okuldan aldığını mı taşıyor?

15 yaşın altındaki çocuklara ekrandan eğitim olmaz! Soyuttan somuta geçmedikleri için ekrandan istenilen yeterlilikte öğrenemezler. Maddi durumu iyi olan öğretmen tutar, özel ders aldırır. Diğer çocukların günahı ne? Hele ki 1 ve 2. sınıflar çok kritik. Okuma-yazma öğrenecekler. Sadeleştirerek eğitim yapılabilir. Doğru bir planlama ile okulların açılması şarttır, diyorlar. Ayrıca Türkiye geneli bir karar almaktansa vaka sayıları, il, ilçe, mahalle bazlı sonuçlara göre hangi okulların eğitime açılıp hangilerinin açılmayacağına karar vermenin daha mantıklı olacağını savunuyorlar.

Tüm okullar aynı anda eğitime başlasın demiyoruz. Anaokulu, 1 ve 2’yi bölerek açın. Sonra 5 ve 9. sınıfları bölersin. Diğerleri bir süre daha uzaktan eğitime devam eder. Salgının azaldığı yerde de yüz yüze eğitime geçilir. Kaybettiğimiz her gün bir neslin geleceğinden çalıyoruz. Bugün fabrikaları-işyerlerini açmazsanız ekonomi, restoranları kafeleri açmazsanız turizm tıkanır. Eğitim başlamazsa ‘Bakın, hiçbir şey olmadı’ diyebilirsiniz ama bunun zararını 15-20 yıl sonra göreceğimizi belirtiyorlar.

Çocukların sağlığını korumak ile geleceğini korumak arasındaki dengeyi iyi korumalıyız. Her aile çocuğunun başına bir şey gelmesini veya okuldan eve virüs taşımasını aileden birine bir şey olmasını istemez. Ama bu arada çocuklarının gelecekleri de önemli.

Benim fikrim sadece telafi edemeyeceğimiz sınıfların eğitimine uzaktan veya yüz yüze eğitime önem vermek. Bunlar da 12. Sınıflar olabilir. Çünkü bunlarda telafi edilecek zaman yok. Ama diğer ara sınıflarda iyi bir planlama ile telafiler yapılabilir.

Telafilerle tabi ki sadece akademik bilgileri telafi edebilirsiniz. Oysa okul sadece bilgi yüklenen bir yerden ziyade çocukların sosyalleşmesi, arkadaşlık ilişkilerini geliştirmesi, yardımlaşma gibi birtakım kişilik özelliklerini kazanmaları, psiko-sosyal gelişimlerini tamamlamaları adına önemlidir. Bunlardan biraz yoksun olarak eğitimlerini tamamlayacaklar. Ama en azından sağlıklarını ve sağlığımızı tehlikeye atmamış olacağız. Yine iyi bir planlama ile biraz yüz yüze biraz da uzaktan eğitim yapılabilir. Bence bunun üzerinde durulmalı.

Uzaktan yapılanın eğitim değil, öğretim olduğunu da hatırlatmakta yarar var.

Sağlıkçıların okulların açılmasındaki kriter günlük vaka sayıları. Daha önce söyledikleri günlük vaka sayıları 900’ün altına düştüğünde bir kısım sınıflar, 500’ün altına düştüğünde diğer sınıflar, 100’ün altına düştüğünde de bütün sınıflar açılabilir, demişlerdi. Şimdiki günlük vaka sayıları bunların çok çok üzerinde.

Eğitimdeki aksamanın Türkiye’ye maliyetinin ileride 40 milyar dolara mal olacağını hesaplamış Dünya Bankası. Okullar nedeniyle vaka sayıları patlarsa ekonomiye zararı daha da fazla olabilir. Her iki durumda da zarar edeceğiz gibi. Önemli olan insanımızın sağlığı mı, ekonomik kayıplar mı? Birçok ülke bu konuda tercihini yaptı. Bizim de yapmamız gerekiyor. Tercihimizi okuldan yana yaptığımızda velilerin çocuklarını okullara göndermeyerek, uzaktan öğretimi tercih etme hakları da var. Bu da önemli bir seçenek. Zor bir karar. Ama karar sizin.

Hem iktidarın vereceği karar hem de velilerin vereceği kararın hayırlı olmasını diliyorum. Ama unutmayalım bu kararların hayırlı olması bizlerin maske, mesafe ve temizliğe uyarak vakaları azaltmamıza bağlı. Lütfen hem kendi sağlığınız için hem çocuklarımızın hem de ülkemizin geleceği için bunlara dikkat edelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cengiz Dedeoğlu - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi