Millet Olmak

Ülkemiz deprem gerçeğiyle yılın başında yüzleşti, üzüldük, ağladık sonra sosyal hayata dönüş yaptık ta ki İzmir’de yaşanan depreme kadar. Depremin acı yüzünü bu kez İzmir’de gördük, canlarımız betonun altında hayata veda etti, üzüldük, kahrolduk. Saatler sonra kurtulanlarla sevindik, bu sefer sevinç gözyaşı döktük milletçe. 83 milyonun yüreği İzmir için attı, eller İzmir için duaya kalktı. İzmir oldu bütün bir ülke. Kenetlendik, bir ve beraberlik duygusunu doyasıya yaşadık.

“Herkesle gülünür, ağlanmaz herkesle” sözünün anlamını yitirdiği günlere şahitlik ettiğimiz nadide zaman dilimlerini yaşamaktayız. İzmir’de meydana gelen deprem bizi birbirimize bağladı, güçlerimiz birleşti, adeta millet olma şuurunu yeniden yaşadık. Özlediğimiz, hasret kaldığımız birlik ve beraberlik için illa ki birilerinin ölmesi, ülkede deprem, sel ya da büyük yangınlar mı olmalı? İlla ki acıya şahitlik etmek zorunda mıyız? Normal zamanda da bu duyguları yaşamak çok mu zor?

Zor bir dönemden geçiyoruz. Koronavirüs, deprem, yangın… Genelde dünya, özelde ülkemiz sıkıntılı günler yaşıyor. Bize düşen bu zor dönemde milletçe bir ve beraber olarak zor günleri en az hasarla atlatmaktır.

Her şeyin kokuştuğu, değerlerin altüst olduğu bir dönemi yaşıyoruz. Günümüzde, 9-10 daireden ibaret 4-5 katlı bina sakinleri birbirini tanımıyor, selam vermeyi zül görüyor. Komşusunda hasta mı var, düğün mü var, ölü mü var bihaber yaşıyorlar ama aynı binada oturuyorlar. Nasıl garip bir durum değil mi? Oysa ki yıllar önce bırakın aynı binayı koca mahallede insanlar birbirinden haberdar olur ve mahalle sakininin zor gününde hemen yardıma koşulurdu. Tuzu dahi bitse komşusuna gider, yemeğini komşusundan aldığı tuzla tatlandırırdı insanlar. Şimdi sofralar enva-i çeşit yemeklerle dolu ancak tatsız. Her şeyimiz var ama tadımız yok. Hal böyle olunca bencil, egoist insanlar çevreliyor etrafımızı. Allah’tan bu düşünceden insanlar hâlâ çoğunlukta değil. Diyeceğim şu ki benlik duygusundan kurtulup millet olduğumuz zaman kurtulacağız, güçleneceğiz.

Başa dönelim, zor zamanda birleşen bir milletimiz var. Bu zamanlarda insanlar kutuplaşmayı unutuyor, fikri ayrılıklara ara veriyor geçici süreyle, aynı acıyı paylaşıyor ve aynı milletin ferdi olduğunu hatırlıyor. Ancak bu duygu uzun süreli olmuyor, olamıyor maalesef. Deprem olur ağlarız, dua ederiz, birkaç hafta sonra ideolojiler girer devreye, ırklar hortlar ve ayrılıklar baş gösterir. Bütün sevincimiz kursağımızda kalır, umudumuz bir başka bahara tehir edilir. Farklı bir millet olduğumuz kesin ama acıda birleşip güçlenen bu insanların bu gücü sürekli hale getirememesi de alt özelliklerimizden olsa gerek.

Farklılıklarımızı zenginlik görüp değerlendirdiğimizde millet olacağız. Aynı duyguları yüzde 100 paylaşmasak da saygı gösterdiğimizde millet olacağız. Komşumuzun sıkıntısını çözdüğümüzde millet olacağız. Batıdaki doğudaki için doğudaki batıdaki için iyi ve güzel temennilerde bulunduğunda millet olacağız. Küçük hesapları bıraktığımızda millet olacağız. Millet olmak çok zor değil sadece küçük bir adıma bağlı her şey. Ne dersiniz, millet olabilir miyiz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yener Doğruer - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi