Salgında Ramazan

Ramazan bizim için farklı bir hava getirir ötelerden. Sosyal ve ekonomik hayata bir anlam yükler, derinleştirir bizi. Bereket, bolluk, huzur ve yardımlaşmanın karşılık bulduğu nadide zaman dilimleridir ramazan günleri.

Ramazan, 11 ayın sultanı, ayların bereketlisi olarak tanımlanır. Yılın bir ayının gündüzünü oruç, akşamını ibadet ve gecesini sahurla geçiren Müslümanlar, bu bereketli günlerden en üst derecede istifade etmek için adete birbiriyle yarışır. Bu yarışta, rekabet, kıskançlık ve hasetlik yoktur. Bu yarışın asıl gayesi Allah’ın rızasını kazanmaktır.

Ramazanın ilk günleri, karşılamak, ayın bereketinden faydalanmak için geçirilir. Ortalarına doğru zekat ve fitre hesaplanır, yardımlaşma duyguları zirveye ulaşır. 20’nci gününden sonrası Müslümanları hüzün kaplar, sayılı günler kalmıştır ramazanı yolcu etmeye.

Ayların sultanıdır ramazan. Bu güzel günlere ulaşmanın sevincini yaşıyoruz. Biraz sevinç, biraz hüzün var yüreğimizde. Hüzün yükü desek az olmaz galiba. Dilimize pelesenk olan cümleler kuruyoruz yine, ah eski ramazanlar diyor, yâd ediyoruz geçmiş ramazan günlerini. Bu ramazan teravihi camilerde eda edemeyeceğiz, toplu iftarlar olmayacak. Akrabalar arasında tatlı yarış olmayacak. Herkes evinde olacak iftarda, sahurda.

Geçen yıl hayatımıza giren salgın nedeniyle bu sene ramazan hüznün gölgesinde geçecek. İftarlar, sahurlar, mukabeleler olmayacak. Olması gerekenler evde, aile ortamında sınırlı yapılacak. Ancak yapmamız gereken bir şey var ki onu kesinlikle ihmal etmemeliyiz. Bu nadide zaman dilimlerini çok iyi değerlendirmeli, ülkemiz, milletimiz, İslam coğrafyası ve genelde tüm insanlığa bol bol dua etmeliyiz. Salgının son bulması için kardeşliği baki olması için dilimizden duayı eksik etmemeliyiz.

Ramazan, bize birçok konuda uyarıcıdır mesela. İktisat bunun başında geliyor. Şefkat, sevgi ve kardeşlik… Aç kaldığımız ve susuzluk çektiğimiz her an açları düşünme fırsatı veriyor bize ramazan. Hz. Peygamber (sav), “Müminlerin dertleriyle dertlenmeyen bizden değildir” demiyor mu? Kardeşinin derdiyle dertlen, onun sıkıntılarına merhem ol, kardeşine yardım et, yol göster, elinden tut, demiyor mu özetle. İşte tam da o demdeyiz. Kardeşimizin derdiyle dertlenme için bugünler bize bir fırsat aslında, değerlendirmesini bilene. Kardeşinin derdiyle dertlenen, yüreği sızlayan, uykuları kaçan insan yok mu? Tabi ki var. Yeryüzünde milyarla ifade edilen Müslüman var, işte bu milyarların içinde binlerle ifade edilen Müslüman yürekler olduğu zaman yanan yüreklerin ateşi sönecek. İşte o zaman tam anlamıyla ramazanı yaşayacağız doya doya.

Gelecek yıl, geçmiş yıllarda olduğu gibi hep birlikte iftarlar yapmayı, teravihlerde aynı safta olmayı istiyorsak bu günlerde biraz daha hassas olmayı düstur edinmeliyiz. Aksi halde gelecek ramazanlarda da hüznü bir bardak suya karıştırıp içmeye devam ederiz.

Birlik, beraberlik, kardeşlik, sevgi, saygı, yardımlaşma, muhabbet, nefis terbiyesi, iktisat, bereket ve bolluğun nişanesi Ramazan ayınızı tebrik ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yener Doğruer - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.