KORONAVİRÜSÜN GÖLGESİNDE

Koronavirüsün ortaya çıktığı tarihten bu yana hayatımızda pek çok şey değişti.

Virüsün ölüm korkusu karabasan gibi üzerimize çökerken, sosyal hayatımız, insani ilişkilerimiz, dostluk, arkadaşlık, hatır gönül hepsini unutmak zorunda kaldık. Ne gelenek kaldı ne de görenek. Ticaret kör topal, kültürel ilişkilerimiz bölük pörçük, sosyal hayatımız, psikolojimiz darmadağın, dengelerimiz altüst oldu.

Artık sokaklar daha sessiz, araçlar daha tenha, sinemalar, tiyatrolar, kafeler, kahvehaneler kapalı. Berber koltuğunda oturup gönül rahatlığı ile bir tıraş olamıyoruz. Dişimiz ağrıyor, dişçiye gidemiyoruz. Dostumuzu özlüyoruz yan yana gelemiyor bir fincan kahve içip keyfini çıkaramıyoruz.

Bu ülkede darbeler bile bizi evde tutamazken, virüs korkusu hepimizi evlerimize mahkûmiyete sevk etti.

Eşin, dostun cenaze namazlarına katılamıyor, taziyesine gidemiyoruz. Evliliklerde eşin dostun yanımızda bulunmasını, mutluluğumuza şahit olmasına bayılırdık… Şimdilerde o bildik kız istemeler, davul zurnayla çeyiz alıp kına yakmalar, hamam sefaları, nikâh kıymalar, düğün salonlarında el ele tutup, omuz omuza verdiğimiz eğlenceler mazide kaldı artık.

Virüsün nereden, nasıl, kimden ne şekilde geleceğini bilemiyoruz. Her şeyden kuşkulu, her şeyden şüphe eder olduk. Koronavirüs bizi virüs manyağı etti. Kimyamızı bozdu, psikolojimiz allak bullak etti.

Evimize eşya sokmaya, ayakkabımı içeri almaya, biriyle yüz yüze konuşmaya… Bir kediye, bir köpeğe dokunmaya, tokalaşmaya hasret kaldık. Camilerde saf tutup kılamaz olduk.

Eğitim uzaktan, çalışmak uzaktan, alışveriş uzaktan, dostla muhabbetimiz uzaktan olmaya başladı.

Öyle bildik yan yana gelmeler, kucaklaşmalar, sarılıp öpüşmeler riskli hareketler içine girdi.

Sınıflar boş, okullar sessiz. Konu komşu, eş dost, akraba fırsat buldukça bir araya geldiğimiz sahre alanları ıssız. Yolculuklarımız kısıtlı, şehir içi gezintiler daha az olmaya başladı.

Sizi bilmeme ama ben;

Şu sonbahar mevsiminde gazel depelemeyi, dostlarımızla bir araya gelip sohbet etmeyi, çay kahve

İçip iki çift hanek edip, yüreğimin şişkinliğini indirmeyi özledim.

Çarşıda, pazarda korkusuzca gezmeyi, insanlarla tokalaşmayı, kucaklaşmayı, sarılıp koklaşmayı özledim.

Tramvaya, halk otobüslerine binmeyi, çevremdeki insanların neşeli hallerini görmeyi, hüzünlü hallerine ortak olmayı özledim.

Vefat eden dostlarımın cenazesine katılmayı, namazını kılmayı. Toplu helalleşmeyi özledim. Taziyelere gitmeyi dostlarımın acılarını paylaşmayı özledim.

Sinemaya gidip film seyretmeyi, sahreye gidip gönül rahatlığı ile kebap yellemeyi, çocukların park yerlerinde tozun toprağın içinde oyunlar oynayan çocukları izlemeyi özlüyorum.

“Komşu hakkı” deyip komşudan gelen yiyecekleri tereddütsüz almayı özledim.

AVM erde, çarşı pazarda gezmeyi, pazarda meyveyi sebzeye dokunup seçmeyi özledim.

Anamın elini öpmeyi, torunları bağrıma basıp öpüp koklamayı özledim.

Yaz sıcağında sokakta Halil ustanın buz gibi şerbetini içmeyi, soğukta seyyar salepçinin salebiyle ısınmayı, parkta gezinmeyi, bir çay bahçesinde dostlarla buluşup bir bardak çay tadında sohbetleri özledim.

Kale altında dostlarla sabah ezan vakti buluşup iki şiş ciğer kebabı yiyip, ardından çay ocağında oturup sohbetin dibine vurmayı özledim.

İşyerine korkusuzca gitmeyi, yan yan oturmayı, dokunmayı özledim

Koronavirüs hayatımızı altüst etti. Dünyanın başına bela oldu. Hanevimizi harp etti. Bizi birbirimizden uzaklaştırırken, bizi biz yapan değerlerimizi yaptırmaz hale geldi.

Korku dağları bekletir. Koronavirüs karşısında hepimiz çaresizce aşı bulunacak günleri beklerken, kâbus dolu günlerden aydınlığa çıkacağımız günleri iple çeker olduk.

Virüs ne zaman gider bilmiyorum… Özlediklerimizi yapabilmek için lütfen kurallara uyalım… Birlikte muhabbet edecek günlerin hatırına maske takalım, mesafeli duralım, temizliğimize dikkat edelim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Alisinanoğlu - Mesaj Gönder

#

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi