" Siyaset şeytanın suyudur…"

Cinayet diye bir yazıya başlamak hiç bana göre olmasa da, başlamış bulundum. İlham bu yönde geldi çünkü. Malum ilhamı küstürmemek lazım sonra kaçar.

Ülkemizin karmakarışık can acıtıcı, bunaltıcı gündemlerinden sonra insanın içindeki yaşam sevincinin, içimizdek cıvıltıların sesinin cılızlaştığı, mutsuz günleri yaşıyoruz. Cinayet sadece eline silah alıp adam öldürmek değildir. İnsanın içindeki yaşam sevincini de öldürmektir.

Her Şeyimizi aldılar bir yaşam sevincimiz kaldı, tek dertleri o… Üzgünüm asla alamayacaksınız, bu millet eni sonu size haddinizi bildirecek. Teneke çalarak, sevinç çığlıkları atarak, davullar patlatarak sizleri göndereceğiz… Çok ileri gittiniz çokkkk, bu milletin canını çok yaktınız.

Hergün ekranlardan bize oluk oluk mutsuzluk akıyor. Kimileri de bu mutsuzluktan acaba benim de payıma ne düşerin derdinde. Dünya rant üzerine dönüyor. Ülkeler Uluslararası Hukuku, güçlülerden yana kullanıyor. Ülkeyi yönetenlerin tek derdi onurlu ve dürüst insanların varlığı değil… Kendine uyan, yandaş olan, sarıp sarmalayan, halının altına pisliği süpüren kişiler arayışında. Yanımızda olsun da varsın kim olursa olsun mantığı işliyor.

Siyaset çöktü, partiler asla güven vermiyor, ortalıkta lağım gibi rant pislikleri dökülüyor. Siyasette temiz insan aramak, dürüst insan aramak için dev büyüteçlerle gezmek lazım… Siz gördünüz mü? Ehhh işte belki beş altı tane olabilir. Siyaset, şeytanın suyudur. Şeytanla haşşşaaa birlikte tarlaya rant mı ekiyorlar acep?


Türk milleti olarak hiç merak etmiyor musunuz? Ben ediyorum, orta halli memur görüntülü siyasete giren siyaset tilkilerinin, ellerinden akan ballı kaymaklı rant dönüşümlerinin nasıl oluk oluk paraya dönüştüğünü, paraların nasıl oluk oluk sadece maaş olan siyasi makamların bolluk bereket yağmuruna tutulduk larını anlayabilmiş değilim. Ne oluyor acaba? Neden oturdukları koltuklardan oluk oluk paralar akıyor.
Şu veya bu demeyeceğim, tüm partilerin, tüm siyasetçileri adına konuşuyorum. Sizlere olan güvenimiz yok ve siyaset tilkilerinin elinde yağma Hasan'ın böreğine dönüşmüş durumda…

Allah ıslah etsin sizi? Ne diyelim ama tarihten güzel bir örnek vererek sizlere, bugünlük de benden bu kadar diyorum; işte böyle günlerden o günlere...
PEPE ALİ...
Yıl 1938...
Atatürk Bursa'da bir fabrika gezisini tamamlayıp dışarı çıktığında, onu bekleyen bir kalabalıkla karşılaştı.
Gelenler merinos yetiştiricileri dir...
İçlerinden, Güllüce Köyü Muhtarı Pepe Ali ileri çıkıp,
" Atam beni tanıdın mı ? " diye sordu.
Atatürk dikkatle baktı, ama çıkaramadı.
" Ben Anafartalar'da senin beş yıl emirerliğini yapan Aliyim. "
Atatürk'ün birden gözleri parladı:
" Ali, sen misin ? Hala gençsin, dinçsin Ali ?
" Sağol Atam... Anafartalar'da üç bölükle üç fırkaya ateş ettiğimiz, üç gün, üç gece uykusuz beklediğimiz günleri hatırladın mı ? "
Gözleri yaşaran Atatürk, Ali'nin sırtını sıvazladı:
" Ali... Yine bana eski günleri yaşattın. Sağol, hep böyle dinç kal Ali ! "
" Sen sağol Paşam... Her zaman emrindeyim. "
" Bir sıkıntın var mı Ali, hayatından memnun musun ? "
" Hiçbir sıkıntım yok Paşam... Sen Cumhurbaşkanı olduysan ben de Güllüce Köyü Muhtarı oldum. "
İki ay sonra Ali’ye Atatürk'ten şu mektup geldi:
" Beni karşıladığına memnun oldum. Bilhassa sana şunu anlatmak istiyorum:
Şimdiye kadar gezdiğim yerlerde benimle çalışmış kime rastladıysam hepsiyle konuştum, hepsi benden bir çıkar umdular... Fakat yalnız sen ummadın ve ansızın kendini bana tanıttın. Köyünde çalış. 15 Mart'ta seni Ankara'ya bekliyorum. Gözlerinden öperim. "
Derleyen: Kemal Arıburnu, Atatürk. 1 Tahsin Öztin, Mustafa Kemal'den Atatürk'e, Hür Yayınları, İstanbul 1981.s. 152-153

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sabriye Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.