UNUTMAYALIM

  UNUTMAYALIM

         Geçen yıl yaşadığımız o kabus gibi günlerin üzerinden bir yıl geçti. İlk depremi yaşadığımız o geceyi unutmak mümkün mü?

         Binadan gelen sesler kulaklarımdan, avizenin şiddetle sallanması gözümün önünden bir türlü gitmiyor. Kendimi yatağın kenarına atışımı ve avaz avaz bağırıp“Herkes yatağının kenarına yatsın!” diye bağırdığımı ki kimse duymamış, bu nasıl deprem, bu kadar uzun deprem mi olur, diye düşünüp apartmanın her an üzerimize yıkılacağını düşündüğüm anları unutmak mümkün mü?

      Biz sadece korku dolu bu anları yaşadık ve şükürler olsun ki sağ olarak evlerimizden çıkabildik. Ya evleri yıkılanlar, sağ çıkamayanlar, kendisi sağ olarak çıksa bile yakınlarını kaybedenler, hepsi sağ çıksa bile ortada evi ve arabası kalmayanlar nasıl unutsun? Eşini, çocuklarını kaybedenler, annesiz -babasız kalan çocuklar nasıl unutsun?

    Deprem yaşanan şehirlerde 5 milyon 650 bin konut vardı. Bunların yaklaşık 650 bin bağımsız bölümü, 350 bin de apartman yıkıldı. 50 binin üzerinde insanımızı resmi rakamlara göre kaybettik. Bu rakamlara göre yıkılan yerlerde sadece bir kişi bile olsa bu kaybettiğimiz insan sayısının çok daha fazla olduğunu hepimiz biliyoruz! Kaldı ki Murat Kurum dün ağzından kaçırdı. Kaybettiğimiz insan sayısı 130 binmiş.

   Deprem yaşanan 11 şehirdeki binaların yüzde 60’ı kaçak yapıymış. Aslında bu insanları deprem öldürmemiş. Bu binaların varsa projesini yapanlar, denetleyenler, oturma izni verenler öldürmüş. Peki bu katiller hesap verdi mi? Bazıları mahkemede, ama bazıları mahkemeye bile çıkmadı ya da parası ve siyasi gücü olanlar beraat etti. Özellikle bazı şehirlerde resmi görevlilere dokunulmadı bile. O insanlar vicdanen rahat mı, geceleri nasıl uyuyabiliyorlar acaba? Ya da onların yargılanmalarına izin vermeyenler.

    Deprem olmadan kolonları kesilen apartman sakinleri mahkemelere başvurduğu halde sonuç alamadılar. Bu başvuruları dikkate almayanlar da vicdanen rahat mı acaba?

   Deprem olduktan sonra bugüne kadar hemen yardıma koşan ve koşması gereken orduya izin vermeyenler, iktidara yakın kişileri ve akrabalarını doldurdukları ve afetten anlamayan bu kişiler, afet olmadan ve afet olduğunda ne yapacaklarını bilmedikleri için insanlara enkaz altında bağırarak can verdirdikleri için vicdanen rahatlar mı acaba? Ne yazık ki hepsi de hiçbir şey olmamış gibi görevlerinde!

   1999 depreminden beri deprem vergisi ödüyoruz. Bu paralar deprem için harcansaydı bu kadar insan ölmeyebilirdi. Bu paraların nereye gittiğini bilmiyoruz. O vergilerin üzerine yeni vergiler ödüyoruz. Nerelere gittiğini yine bilmeyeceğiz. Ödemeye devam edeceğiz. Yine deprem olursa üzerine biraz daha ödeyeceğiz.

   Önemli olanın yaşadıklarımızdan dersler çıkarmak. Çıkarıyor muyuz? Göründüğü kadar hayır. Kentlerde bin yıllık planlar yapılmalı. Emlak afları çıkarmamak gerekli. Deprem olmadan önlemler alınmalı. Deprem olduğunda neler yapılması gerektiği konusunda bu depremden de dersler almalıyız. İnsanlarımız günlerce enkaz altında bağırarak ölmemeli. Bunun için buralara işi bilen insanlar alınmalı yandaşlar ve akrabalar değil. Dünya bizimle dalga geçiyor. Bir depremde bu kadar insan ölür mü diye. Bir de gerçek rakamı açıklasak!

   Deprem bir devlet politikası olmalı. Deprem yüzyıllardır hatta milyonlarca yıl bu topraklarda oluyor ve olacak. O zaman depreme dirençli yerleşim alanları oluşturmamız lazım. Bunu yapan ülkeler var: Japonya, İtalya, Meksika. Biz neden yapmayalım. Hayatımız bu kadar değersiz mi, bizim aklımız, gücümüz yok mu? Yeter artık. Beceriksiz yöneticiler yüzünden ölmek istemiyoruz!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cengiz Dedeoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.