Bilmek Yetmiyor, Danışmayı da öğren

Hayra, güzelliğe, birleştirmeye vesile olsun. Belki eskiden de vardı ama son yıllarda daha da arttı, kendini iyice belli etmeye başladı. Bu satırları okuyanların hak vereceği üzere, bireylerin üstünde yılgınlık, bıkkınlık en kötüsü tükenmişlik olduğunu gözlemliyorum. insanı yaşatan umudu, hayalleridir. Bu ikisi bitince mezardakilerden farkı kalmıyor.

Bu kadar stres, sıkıntı farklı alanların çalışma konusudur muhakkak. Biz sadece gözlemlerimizi, şahitliklerimizi aktarıyoruz. Detayına inmeye çalışırsak hem bizi aşar hem de sayfalar, kitaplar bu konuyu anlatamaz, anlatmakta zorluk çeker.

Günümüz insanı ne yediğinden lezzet alıyor, ne içtiğinden ne sohbetinden ne de hayatından. Birçok kişinin hali vakti iyi olmasına rağmen hayatından lezzet almadığına şahitlik ettim, ediyorum. Nedenini sorduğumda, muhabbet çok farklı boyutlara ulaşıyor. Herkesin kendine göre yorumu, yorumlaması var ama sonuca doğru yolun aynı mahalleye çıktığını görüyorum. Dünyalıklar için koştururken kendimizden ödün veriyoruz, kaybolup gidiyoruz bilinmezlerin içinde. Niçin koştuğumuzu, nereye koştuğumuzu unutuyoruz çoğu zaman. Evimizi, eşimizi, çocuğumuzu, anamızı, babamızı, dostlarımızı hatırlamıyoruz bazen. Hafif kendimize gelip nerede, ne durumda olduğumuzu sorguladığımızda canımız sıkılıyor, moralimiz

bozuluyor. Çünkü o koşturmanın, yorulmanın çok da değerli olmadığını görüyoruz.

İnsanımız yorgun, bıkkın, sırtında ağır yüklerle koşmaya çalışırken her durakta bir yük daha ata ata koşmaya devam ediyor. Yükünü paylaşmak şöyle dursun, artırdıkça artırıyor, bu yükler bir süre sonra belini büküyor, altında kalıyor ağırlığın... Paylaşmak, hafifletmek, üzerinden ağırlığı atıp nefeslenmek gelmiyor aklına.

İnsanlığın sosyal hayattaki mutluluğunun sırrı, istişaredir. Biz istişareden uzaklaştıkça yükümüzü artırdık, artan yükün ağırlığı altında ezildikçe ezildik. Ne zaman ki meşverete başvurduk, o zaman hafifledik. Bu güzel hasletimizden uzaklaşınca tek başına kalıyor, ne yapacağımızı bilemez hale geliyoruz. Bu da içinden çıkılmaz durumlara yol açıyor. İstişareden fazlasıyla istifade etmeliyiz, etmeliyiz ki rahatlayalım, işimizi, aşımızı yoluna koyalım.

Karşılıksız, Allah için bir araya gelip fikir teatesinin sonucu berekettir. Şunu iyi biliyoruz; 1 tek başınadır, yanına 1 geldiğinde artış başlar ve yanına 1 daha koyduğumuzda daha da değerli olur. Birken 1 1 ve 1 1 1 ya da

zorundayız. Birkaç kişinin samimi ortamda gerçekleştirdiği istişarenin sonra büyük bereketlere yol açtığına çok kez şahitlik etmişizdir. Yine çoğumuzun dile getirdiği hakikatlerden bir hakikat şöyle değil mi; "iyi ki istişare ettim„ tek başıma karar vermedim. Çok şükür istişarenin bereketini gördüm." işten, aile hayatına kadar her alanda ilmine ve bilgisine güvendiğimiz dostlarımızın fikirlerinden istifade etmeyi alışkanlık haline getirmeye çalışalım. Bunu bilgisizlik, iş bilmezlik olarak algılamayalım. Bu düşüncelerin şeytani olduğunu da aklımızdan çıkarmayalım.

Yeisi (ümitsizlik, karamsarlık) öldürmenin yolu şuradadır (toplanma, bir araya gelme), istişarededir. Yükünü hafifletmek, işlerini

yoluna koymak, hayattan lezzet almak istersen istişareye inan ve bereketini gör. Çünkü istişareyle işlerin güzel sonuçlara varması, bütün alanlarda problemlerin çözülmesi mümkündür. Kişi ne kadar akıllı, zeki ve tecrübeli olursa olsun istişare riayet etmedikçe faydalı sonuçlara ulaşması ve problemlerini çözmesi mümkün değildir. Akıl ve zeka yönüyle değerIendirdiğimizde insanlığın efendisi Peygamberimiz bu alanda mükemmel olmasına rağmen, Rabbimiz ona bile istişareyi, danışmayı emretmiştir. Abbasi yöneticilerinden Mel mun, oğluna nasihat ederken, istişare konusunda şöyle demiştir: "Şüphen olan işlerde, tecrübe sahibi, gayretli ve şefkatli ihtiyarların görüşlerine başvur. Çünkü onlar, çok şey görüp geçirmişler, zamanın inişli-çıkışlı, ikballihezimetli olaylarına şahit olmuşlardır. Onların sözü acı da olsa kabul ve tahammül et. Danışma kuruluna korkak, hırslı, kendini beğenmiş, yalancı ve inatçı kişileri alma" istişare eden, danışan, bilgiden istifade eden kazanır, kafası rahat eder.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yener Doğruer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.