KÜLEK VE ÖLBE

Külek ve ölbe Gaziantep mutfak ve gıda kültürünün önemli hacetlerdir. Farklı büyüklükleri olan külek ve ölbe bugün her ne kadar kullanılmasa da bir zamanlar gıda ürünlerimizin muhafazası ve taşınmasında vazgeçilmezimizdi.

Külek; pekmez, sadeyağ, yoğurt gibi ürünleri muhafaza ve taşınmasına yarayan, farklı büyüklüklerdeki tahta kova, tahta kutudur. Buğday ölçeğidir.

Ölbe ise, küleğin küçüğü olup yine; yoğurt, pekmez, bal benzeri yiyeceklerin muhafazası ve taşınması için kullanılan yuvarlak ya da oval ahşap kovadır.

Külek, içine konan gıda ürününü uzun süre koruması ve taşımada sağladığı kolaylık nedeniyle özellikle tercih edilirdi.

Külek mevsime bağlı olarak taşınması sırasında ezilme riski taşıyan gıda ürünleri külekte taşınırdı.

Bundan 30 -40 yıl öncesine kadar alüminyum, krom ve plastik satıllar kullanılmaya başlanmadan önce Köylüler yoğurtlarını farklı büyüklüklerde olan, en büyüklerinin dolusu 20 kiloya yakın gelen küleklere çalar, ağzını Amerikan beziyle kapatır, bezi gerer, yanlardan da iple bağlar, daha sonra da üstüne mevsimine göre incir veya calba yaprağını örterdi.

Yoğurt dolu külekler köy arabasının üstüne atılarak şehre getirilir, Kalealtı, Köylü garajı, Buğdaypazarı, Almacı pazarı, Arasa, Eski garajlar yakındaki tanıdık bakkallara satılmak üzere teslim edilirdi

Bakkallar üzeri bezle kapatılmış, iple gerilmiş küleği yan yatırır, suyunu süzdürerek satışa sunarlardı.

Yan yatırılan külekten yoğurt asla dökülmez, neredeyse süzme yoğurt haline gelir, kilo kilo satılırdı.

Küleğin içine konan sıvının dışarı sızmaması için özellikle   külek tabanına çiriş çekilir, özel işleme tabi tutulurdu.

Külekte sadece yoğurt çalınmaz, ayrıca dut, erik, zerdali, hayir(incir), domates     gibi mevsimine göre ezilebilecek ürünler küleğe konur, külekte satılırdı. Satıcılar sokak aralarında “külek dutu geldi ha!” diye bağırarak satarlardı.

Ölbe de önemli bir hacetimizdi. Ekmek, tuz, biber, bakliyat ölbede saklanır, pekmez ölbesiyle satılırdı.

Ölbe içine konan ürünlerle birlikte tanımlanır; tuz, ekmek, dut ölbesi gibi isimlerle adlandırılırdı.

Bakkal ve fırıncı gibi esnaf, Ölbe ’den üstü iki parçalı, kapaklı  bir galle yapar, paralarını bunun içinde muhafaza eder, elinin altında bulundururdu.

Ölbe, içi boş tahta kutu olarak bilinmesi yanında deyimlere de konu olmuştu. Kafası çalışmayanları ifade etmek için de; “ölbe kafalı” gibi benzetmeler yapılırdı.

Şimdi de Pekmezi külekte pazarlayanlar mevcut, ancak şirketlere rastlamak mümkün. Ancak küleğe yoğurt çalıp satanlar kalmadı maalesef.

Bir zamanlar Gaziantep’te Külekçiler çarşısı, bu işle yapan ustalar ticaretini yapan esnaf mevcuttu. Her şeyde olduğu gibi bu da unutulan meslekler arasına girdi.

Ibrahim Alisinanoğlu-Gaziantep Miş Miş

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Alisinanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.