EVRİM TEORİSİ VE DİNİMİZ

CHARLES DARWİN 1809 yılının 12 şubatın da dünya ya gelen İngiliz Biyolog ve Doğa Tarihçisi. Darwin’in öyle yoksulluktan gelip dünyanın seyrini değiştiren, keşifler yapan gariban adam hikayesi değil. Ama şunu da eklemek gerekir ki o maddi zorlukların yanında buda neymiş ki diyebileceğiniz bir dize zorluklardan geçmiş. 8 yaşında annesinin ölümü ile 1818 yılında yatılı bir okula başlamış. Buradan mezun olunca da üniversiteye gidinceye kadar babasının yanında stajyer doktor olarak çalışmış. Sonrasında babasının yönlendirmesi ile Edinburgh Üniversitesi tıp bölümüne yazılmış. Ama Tıp’a pekte ilgili değilmiş. Hal böyle olunca cerrahlığa alışamayıp tıp derslerini boşlayarak hayvan dondurma sanatı denilen Taksidermi’ye merak saldı. Bunu üniversitede çalışan bir köleden öğrenmiş. Ve o zamanlarda köleliğe karşı olan net duruşu yerine oturmaya başlamıştır. Doğanın tarihi ile ilgileniyordu. Küçüklüğünden beri kuzeniyle böcek toplar ve onları incelerlermiş.  Yaygın düşünce ne kadar evrim teorisini ilk kez Darwin ortaya atmış gibi olsa da aslında öyle değil. Kuzeniyle birlikte topladığı böcekler sayesinde botanik profesörü Henslow ile tanıştı. Ve onunla yakın arkadaş oldu. Bu arkadaşlık Darwin’in evrim teorisi üzerine yoğunlaşmasına vesile olacak gemi seyahatine de olanak sağladı. Henslow Darwin’i 2 yıllık bir Güney Amerika seyahatine çıkacak olan ve yanında iyi eğitimli bir doğa bilimcisi isteyen Bigle gemisinin kaptanıyla tanıştı. Başta babası izin vermemiş olsa da bir şekilde ikna oldu ve yolculuk başladı. Ancak 2 sene süreceği öngörülen bu yolculuk 5 sene sürmüş. Bu esnada çeşitli jeolojik oluşumlar fosiller ve canlılar keşfetti. Bunlardan örnekler topladı. Yavaş yavaş değişen sistemi gözlemlemiş oldu, topladığı verileri de durmadan Cambridge e göndermiştir. Ve bu sayede uzakta bile olsa zamanla ünü yayılmaya başlamıştı. Artık gemi Britanya ya geri döndüğünde saygın bir doğa bilimciydi. Ancak bu seyahat ona durmadan kronikleşen birçok hastalığı getirmişti. Seyahati boyunca günlüğüne not ettiği çalışmalarını toparlamak üzere Londra ya taşındı. Ana karadan göç edip farklı adalara göç eden kuşların zaman içinde değişiklik geçirip farklı türlere dönüştüklerini anladı ve ilk defa günlüğüne bir evrim ağacı çizdi. Doğa seçilim teorisini ortaya attı. Yıllarca bu teoriyi kanıtlamaya çalıştı. Ve en sonunda yaradılışın doğal tarihinden izler adlı kitabını bir anonim olarak yayımlamaya karar verdi. Kitap yerden yere vurulunca kendi teorisi hakkında şüpheye düştü. Ama kitabın iyi yanı türlerin oluşumunu gündeme getirmesiydi. Doğal seçilimle türlerin değişimi kitabını yayımladı. İnsan evrimine doğrudan değinmese de insan kökü ve tarihine de ışık tutabilir demişti. Doğal seçilim fikrini farklı gözlemlere dayanarak savundu ve olası itirazlara önceden cevap verdi. Kitapta en çok dikkat çeken insanların hayvanlardan geldiği iddiasıydı. Maymun ve insan benzerliğinden dolayı ataların ortaklığını örneklemişti. Bu ifade onun hep yanlış yorumlanmasına neden oldu. Evrim hem bir teoridir hem de bir olgu.  Yani bilimsel bir gerçek. Olgudur çünkü bilimsel deneyler ve gözlemlerle meydana geldiği görülmüş olan değişimler vardır. Halada devam eder. Evrim bir teoridir de bunun nedeni de değişimlerin nasıl meydan geldiğini  günümüzdeki bilimsel çalışmalarla hala kanıtlanmaya çalışması.  Bu ikilik evrim için hep kafa karıştırsa da bilimde her zaman var olan bir şey. Çünkü bilim hiçbir şeyin mutlak bir kesinlikle bilemeyeceğimizi iddia eder. Her şeye bir teori olarak bakar ve ancak kanıtlandığı taktirde kanunlaşır. Yerçekimi kanunu gibi.  Kütlesi olan maddelerin birbirini çektiği bir gerçektir ancak  bu maddelerin birbirini nasıl çektiğini açıklamaya çalışan farklı teoriler  vardır. Mevlana Celâlettin Rumi mesnevisinin 4. Cildinde şöyle der; cansız iken öldüm, uyur oldum. Uyurken de yine öldüm ve hayvan oldum. Hayvan iken de öldüm insan oldum. İnsan iken de ölür ve sonunda melek olurum. O yüzden evrim ve dini çarpıştırmanın hiçbir anlamı yoktur.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sabit Kayhan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.