Hatırladığım sarıgüllük

  Genç kuşaklar Sarıgüllüğün adını bilir ama kendisini bilemez.

25 Aralık Devlet Hastanesinin hemen yanından başlayan, şimdi ki üniversite istikametine giden tramvay yolu güzergahında devam eden, Kadı değirmenine kadar uzanan alanın adıydı.

Sarıgüllük yolu; bahar gelince sarı, kırmızı, pembe, küçük ama gerçekten mis gibi gül kokan güllerle donanır, papatya, gelincik, lale rengarenk kır çiçekleriyle bezenirdi.

Birkaç kilometrelik yol boyunca, cennete uzanan bir yol görünümündeydi.  

Güllerle birlikte vızıldayan arılar, uçuşan kelebekler, kanat çırpan kuşlar, ötüşen çalı kuşları güzelliğe güzellik katardı.

 Sabah, akşam Sof Dağından esen serinlikle Sarıgüllüğün gül kokusu insanı mest ederdi.

Yol boyu uzanan sarı güllerin hemen gerisinde yemyeşil bağlar başlardı. Üzüm bağlarının tiyekleri öylesine yayılırdı ki bağların yeşilliğinden toprak görünmezdi.

Bağların yanında erik, zerdali, badem ceviz, fıstık, elma, armut, dut, incir aklınıza gelebilecek envayi çeşit   meyve ağaçları göğe yükselirken, meyvelerin lezzeti insan dimağında ayrı bir his uyandırırdı.

Arada birkaç bağ evi tabloyu tamamlayan güzelliklerdi.

Sarıgüllüğün hemen yanı başında yer alan Alleben dersi boyunca böğürtlenler, kuş burunu, yemyeşil çalılar duvar gibi çepeçevre kuşatırdı.

Her mevsimi ayrı bir ressamın fırçasından çıkmışçasına eşsiz güzellikte olan, renklerin bütün tonlarının sergilendiği Sarı güllükte, çınarın, söğüt ağaçlarının Alleben deresinin suyuna düşen gölgesi, kuş sesleri huzurun adresi, Antep’in   cenneti gibiydi. 

 Renklerin doğal, gökyüzünün aydınlık, havanın berrak, suyun duru, bağın bahçenin gümrah, her birinin diğerini tamamladığı tabiat harikası müstesna bir alandı.

Sarıgüllük; bağın, bostanın, meyve bahçelerinin, kendine has bağ evlerinin yer aldığı; suyun, toprağın, havanın, bitkilerin en zengin, en duru, en cömert olduğu yerlerdi.

Şimdiler de Sarıgüllüğün adı var ama o güzellikten eser yok!

Kentleşme, modernleşme, yeniden yapılaşma adına betona teslim olduk. Güzelim doğal dokuyu, suyu, toprağı, bağı, bahçeyi, kurdu, kuşu, börtü böceği, kendi ellerimizle katlettik.

Kendi elimizle cennetimizi cehenneme çevirdik, nefesimizi kestik.

Geriye, birkaç kişinin zihninde kalan o Sarıgüllük'le, birkaç yazar çizerin   hatırlayıp yazdıkları kaldı.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Alisinanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.