Rusya-Ukrayna savaşı ve diğer ülkelere etkisi

    Rusya-Ukrayna krizi Orta Çağlardan bu yana günümüze kadar devam etmiştir. 1932-1933 yılları arasında Ukrayna’da tarihçileri ikiye bölen sürekli ölümler yaşanmıştır. Kimi tarihçiler bunu salgın hastalık ve kıtlığa bağlasalar da Ukrayna Devleti ve diğer tarihçiler ise, Rusya’nın soykırım yaptığını savunmaktadır. Her ne kadar Rusya, Beyaz Ruslar ve Ukraynalıları tek çatı altında toplayıp Büyük Rus Ulusu ideolijisini benimsemek istese de Ukrayna halkı bunu kabul etmeyip kendi dilinde kendi bayraklarının altında bağımsız bir devlet anlayışı güttüler. Ukrayna 24 Ağustos 1990 tarihinde bağımsızlığını ilan etmiş ve bu ilan 1 Aralık 1991 tarihindeki halk oylamasında kesinlik kazanmıştır. 1997 yılına gelindiğinde  Rusya ve Ukrayna arasında Dostluk ve İş Birliği Anlaşması imzalanmış böylece Ukrayna’nın bağımsız olması hukuki olarak da netleşmiştir. İki ülke arasında “soğuk” ilişki 2014 yılında kritik eşiğe geldi. Ukrayna’da yaşanan otorite boşluğundan yararlanan Rusya Mart 2014’te Kırım’ı ilhak etti. Ukrayna’nın doğusundaki, Rusya sınırındaki Donetsk’te de Rusya’dan destek alan Rus yanlısı ayrılıkçılarla Ukrayna ordusu arasında da çatışmalar yaşandı. Konumu Avrupa ile Rusya arasında olan Ukrayna’da yaşayan vatandaşlar da Rus ve Batı yanlıları olarak kutuplara bölündü.

   24 Şubat 2022’de Putin’in Ukrayna’yı askerden ve nazizmden ayırmak amacıyla başlattığı Rusya-Ukrayna Savaşı, her iki ülke için de büyük kayıplara yol açmış binlerce insanın ölmesine neden olmuştur. Milyonlarca Ukraynalı ülkesini terk edip Avrupa’ya sığınmak zorunda kalmıştır. Dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say ise yaşanılanlarla ilgili şu cümleleri kullandı:

‘’Dün Viyana-Münih treninde adım atacak yer yoktu. Binlerce mülteci. Ukraynalılar. Bunların hepsi eşini, babasını savaşta geride bırakmış, hüzünlü anneler ve ağlayan çocuklarıydı. Almanya sınırında 1 saatlik gümrük kontrolü yapıldı. 1980’lerdeki Soğuk Savaş yılları gibi. Kader…’’

 

 

  

    Savaşın başladığı günden bu yana tüm ülkeler tarafından savaşın ne zaman biteceği, dünya denglerini nasıl değiştireceği, ekonomiye ve enerji krizini hangi ölçüde etkileyeceği ve en çok da ülkeleri ile büyük güç Rusya’yla arasında nasıl bir ilişki olacağı büyük merak konusu olmuştur. Özellikle Avrupa Birliği’ni yakından ilgilendiren bu savaşta, ABD, Avrupa Birliği ve diğer Avrupa ülkeleri savaş karşısında yaptırımlar düzenlemeye başladı. Yaptırımları, savaşı başlatan Rusya’nın ekonomisini büyük ölçüde değer kaybına uğrattı. Bu yaptırımlar arasında silah ticareti, bankacılık transferleri, Rus kamu medya ağlarının AB genelinde yayın yapması ve farklı ürünlerin ithalatına kısıtlamalar ön plandaydı. ABD ve AB’nin bu yaptırımları Rusya’nın ekonomik ve finansal olarak dışlanması hem Rusya’yı hem de AB ülkelerini önemli ölçüde etkileyecek ve ticaretin büyük bir ölçüde kesilmesine neden olacaktır. Bu yaptrımların gücü ve ağırlığı Rusya’yı önemli ölçüde zarara uğratacağından savaşın daha kısa sürede bitmesine veya daha hızlı çözümler bulmak için etkili olacaktır.                    Avrupa Dış İlişkiler Konseyi Üyesi Robert  Cooper, bu konu hakkında şu cümleleri kullanmıştır:

‘’ Evet, yaptırımlar etkili olacatır. Ancak yaptırımlar başarı için gerekli tek unsur değildir. Hikaye, Rusya’nın komşusu ve kuzeni Ukrayna’nın yarattığı dehşetle başlıyor, sonra bütünleşen Ukrayna halkının cesur ve ilham verici direnişiyle devam ediyor. Buna ezici yaptırımları, Rusya’nın küresel sistemle bağlantılarının kesilmesini ekleyin…Hepimizin birleştiği böyle bir dünyada her şey mümkündür. Hatırlayalım Napolyon, ‘savaşta moral, üç kat daha etkilidir.’ demişti. Söz konusu yaptırımlar Küba ve Güney Afrika’ya uygulananlardan daha farklı. Onlar rejim değişikliğini hedefliyorlardı. Ukrayna’da uygulanan plan ise çok farklı ve daha basit: Ganimeti sıfırlayıp savaşı durdurmak…Vladimir Putin de iktidarını kaybederse bir ikramiye olur.’’

 

     Rusya, ABD ve AB’nin bu tutumuna karşı elindeki tüm kozları oynayacaktır. Petrol ve doğalgazın büyük bir kısmını elinde bulunduran, hem hammadde hem  de işleyecek teknolojiye sahip olup dünyanın büyük bir kısmına ihracat yapan Rusya, AB  ve ABD karşısında bu politikalarına başladı. Rusya, Almanya başta olmak üzere AB ülkelerine karşı enerji silahını kullandı ve doğalgaz vanalarını kapattı. AB ne kadar tasarrufa gitse de doğalgaz kesintisi ülkeyi önemli ölçüde etkiledi. Ekonomide resesyon olacağı konusunda endişeler oluştu. Bu ülkeler ise yeni enerji arayışlarına girip Rusya’nın enerji savaşına karşı önlemler almaya ve Norveç taraflarında yeni gaz arayışlarına girmeye başladı.  Sonuç olarak Rusya-Ukrayna arasındaki savaş, aynı zamanda Batı’da da bir savaşa yol açtı. Fakat bu savaşsız savaştı. 

 Rusya-Ukrayna Savaşı, Türkiye ve Rusya’nın ilişkilerine nasıl yandığı hakkında krizler ve fırsatlar ön plana çıkmıştır. İsrail’in Akdeniz’deki doğalgazı Türkiye aracılığıyla Avrupa’ya ulaştırma projesi yeniden gündeme gelmiştir. Türkiye’nin, Akdeniz’de İsrail’le iş birliği yaparak hem doğalgaz tedariğinde Avrupa’nın Rusya’ya ihtiyacı kalmaması için bir geçit haline gelmesi hem de ülkemizin ekonomik bölge olmasında bir dışlanma yaşamaması için bir fırsat olmuştur.

 Türkiye, Rusya ve Ukrayna ile ilgili bir denge politikasına girmektedir. Savaştan ekonomik olarak etkilenmeyi en aza indirmeye çalışarak ülkesi açısından turizm, ekonomi, gaz ve petrol açısından bir tehlike oluşmasını engellemek istemektedir.  Dolayısıyla Ankara, Moskova ile ilişkilerinde son derece dikkatli davranıp Rusya’nın kışkırtılmasına sıcak bakmamaktadır.

   Sonuç olarak, Ukrayna Savaşı Türkiye açısından gerek Rusya gerekse Batı dünyası ile ilişkileri bakımından hem krizler hem de fırsatlar barındırsa da Türkiye’nin uluslararası alandaki saygınlığı ve aynı zamanda jeostratejik öneminin yadsınamaz olduğu gerçektir.

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gözde Halepliler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.