Geciken Adalet Zulümdür 

Adalet, tarihi süreçte üzerinde en çok konuşulan, hemen hemen bütün düşünürlerin, din ve devlet adamlarının üzerinde durduğu konuların başında gelir. 

Sınırları belli, aynı kara parçası üzerinde yaşayan insan topluluğunun, ahenkli bir şekilde geleceğe yürüyecek, sonradan adına devlet dedikleri bir birliktelik oluşturabilmeleri, toplumsal mutabakat ve adalet diye niteledikleri, belli kural ve kaidelerin varlığı ve bunların eşit uygulanabilirliği ölçüsünde olacaktır. 

Medeni toplulukların en önemli göstergelerinden biri adalet olduğu gibi, ilkel toplulukların en önemli eksiği de adalettir. 

Bir toplulukta adaletin yozlaşması, domino taşı gibi bütün kurumlara sirayet eder, düzgün işleyen bir kurum bırakmaz.    

Her Cuma hutbede okunan bir ayet var. “ Allah adaleti ve iyiliği emreder.” Peygamberimiz “Bir saat veya bir gün adaletle hükmetmek, bir sene veya altmış sene nafile ibadetten hayırlıdır” der. 

Hz. Ali devletin dini adalettir der. 

Tarihi süreçte de birçok örneği olan, dini şekilcilik ve kişisel ibadetten ibaret gören bir kesim ve günümüzün egemen anlayışının en çok atladığı konu adalettir. 

Bu gün sıkıntılarımızın tamamının temelinde yatan temel neden, adaletin işlememesi, gecikmesi ve kendi normal mecrasında gidişine müsaade edilmemesidir. Adalete olan güvenin kaybolmuş olmasıdır. Adaletin dışarıdan olan ve olabilecek müdahalelere açık olmasıdır.  

Adalet, mülkün temeli olduğu kadar sosyal barışın, refahın, istikrarın, kalkınma ve büyümenin de lokomotifidir. 

27 Eylül 2021’de Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan “Adalet terazisinin doğru tartması kadar adaletin gecikmemesi de önemlidir.  Geciken adalet, adalet değildir.” demiş ve bu günümüzün ve sıkıntılarımızın temel kaynağını çok güzel özetlemiştir. 

30 Mayıs 2019 tarihindeki konuşmasında da “Adalete olan güvenin sarsıldığı bir topumda barış, huzur ve istikrar da kalmaz” demişti.  

Bu söze katılmamak mümkün mü? 

Bu hale gelmesine neden olan da, düzeltecek olanda kendileri.   

 

İngiliz şair ve yazar Walter Savage landor’da “Adaletin gecikmesi adaletsizliktir” der. 

Orhan Gazi oğlu I. Murat’a nasihatinde “Adaletin en kötüsü geç tecelli edenidir. Sonunda hüküm isabetli olsa da, geciken adalet zulümdür.” der. 

Hukuk devletinde kanunun esas amacı güçlüye karşı zayıfı korumaktır. Demokratik yönetimlerde güçlü olan devlettir. Zayıf olan yurttaştır. Yasalar yurttaşı devlete karşı da korur.  

Devlet erkini elinde bulunduran, ele geçiren kendini “Layüsel” olarak göremez. Görmemeli.  

******* BİR MISRA ******* 

Zâlimin ser-rişte-i ikbâlini bir âh keser. 

Mâni-i rızk olanın rızkını Allâh keser. 

(Osman Nevres /ferid Kam) 

                                                         

ANLAMI: “Güçlü zalimin göz kamaştıran ikbâli gün olur da, gördüğünde selâm vermekten imtina ettiği bir mazlumun bedduası ile yerle bir olur. İnsanların rızkına mani olmaya tevessül eden de bir bakar ki kendisi el açar duruma gelmiş” . 

Tarih kitapları ihtişamlarıyla göz kamaştıran, güçleriyle yürekleri titreten nice adamların, mazlumların âhıyla yerle yeksân oldularına, insanların rızkına mâni olanların eninde sonunda kendilerinin fakr ü zillete düştüklerine dair sayısız örnekle doludur. 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa İsmet Erdoğan - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.