Tadı tuzu kalmadı!

Gençlerin konuşmalarına kulak misafiri oldum istemeden. Üniversite sınavını kazandıklarından, dışarıda okuyacakları için, aileden uzak bir şekilde kuralsızca özgürce yaşayacaklarından dem vuruyorlardı. Tabiri caizse, neredeyse zil takıp oynayacaklar. İstisnalar hariç hemen hemen her çocuk da üç aşağı beş yukarı aynı düşünce içindeler. Z kuşağı da dediğimiz yeninin çocukları pek sınır bilmiyorlar. Kendileri için hak gördükleri bir şeyi sonsuza kadar yapabilmeyi istiyorlar. Özgürlüklerine sınır konulmasın,  anne babalar veya diğer büyükler onlara hiç karışmasın, hata yaptıklarında, kurallara uymadıklarında hiç uyarılmasınlar diye bir beklenti içindeler. Hatta onlar bizi pek merak etmedikleri için biz de onları merak etmeyelim, arayıp sormayalım, rahatsız etmeyelim, işlerine karışmayalım diye bir beklenti içindeler.  İşin ilginç yanı ise sınırsız bir özgürlük anlayışı içinde olmalarına rağmen her ne hikmetse kendileri kendilerini bir odaya ve küçücük bir ekrana hapsediyorlar farkında olmadan. Ama bizim bilip kendilerinin farkında olmadığı şu konuyu bilmiyorlar ki;
Hiç bir şeyin olmadığı gibi ne çocukların, ne çocuklukların ne de sokakların eski tadı tuzu kalmadı. Ne insanlar, ne mevsimler, ne oyunlar, ne de sokaklar eski tadında ve güvenilir.


Bizler, istediklerini ağlayarak elde etmeye çalışan, doyumsuz kimseler değildik. Azla yetinmeyi ve mutlu olmayı başarabildik. Paramız olmazdı çoğunlukla cebimizde ama hiç sitem çıkmazdı dilimizden. Kanaâtkar hallerimiz,  soğuktan üşüyen minicik burnumuz ve ellerimiz, sokaklarda oyun oynayan koşan, söven-seven hayallerimiz vardı. Şimdilerde ise edepsizliği ve saygısızlığı özgüven zanneden, anne babaya küfreden, istan eden, vurdum duymazlığı, duyarsızlığı ve sorumsuzluğu özgürlük sanan,


hayatı; istediğini giyip istediği yere gitmek ve sadece telefon, tabletle oynamak olarak anlamış olan, ne alınırsa, ne verilirse memnun olmayan, alınmadığı zaman her şeye zırlayıp ağlayan bir neslin elinde kaldık maalesef.
Oysa ki özgürlük bizim zamanımızda birilerinin canını yaktığın yerde, birilerinin sınırlarının başladığı anda biterdi. Gevşeklik ve asalak olmak özgürlük değildir sevgili gençler, tam tersine en büyük esarettir. Çocuklarımız özgürlüğü yanlış hem de çok yanlış anladılar.
O yüzden diyorum ki  hayatımda ve hayatımızda olan gençlere, yapmayın yormayın kendinizi, yüreğinizi, damarlarınızı, kanınızı, canınızı ve sizi seven insanları. Eğlenin elbet de ama dağılmadan, sevin ama bağımlı olmadan, insanlar hakkında fikir edinin ama ön yargılı olmadan, gezin ama kaybolmadan,  yardım isteyin ama muhtaç olmadan. Mutlaka bir mesleğiniz olsun(özellikle kızların), eliniz ekmek tutsun ve yaşayın kendi hayatınızı asalak olmadan. Kendi değer yargılarınız olsun, kötü alışkanlıklara bulaşmadan. Ve en önemlisi bir fiyatınız değil, değeriniz olsun her zaman.
Eskiden elbiseler ve ayakkabılar hep bir numara büyük alınırdı bize seneye de giyelim diye. Belki de bundandır yeni nesile hep bir beden büyük gelmemiz  Ben de yazılarımı hep bir numara büyük yazıyorum. Seneye de hatta daha ileri ki senelerde de okunur belki diye  Biz elleri ayakları hep kirli ama yüreği tertemiz çocuklardık. Dünya ve insanlar kirlenmemişti bu kadar, biz çocukken. Yanlış anlamayın gençler biz size güveniyoruz, düşüncelerinize de saygı duyup sizi anlamaya çalışıyoruz. Siz de bizi anlamaya çalışın birazcık. Çevreye güvenmiyoruz. Neyse lafı fazla uzatmayayım. Onların da bazı şeyleri bizim nasihatlerimizden çok görerek, yaşayarak veya anne baba olunca öğrenmeleri gerekiyor belki de.
Allah hepimizin yardımcısı olsun, biz ana babaları da çocuklarımızla imtihan etmesin, bize kaldıramayacağımız ağır yük yüklemesin, iyi insanlarla karşılaştırsın, tüm çocuklarımızın da yolları ve bahtları açık olsun inşallah. Allaha emanet olun.
Yazıyı Yusuf Hayaloğlunun bir şiirinde alınmış bir kesitle(azcık değiştirerek) bitirmek istiyorum müsaadenizle.
Ve dünya kirlendi, filmler bozuldu
O masum ilişkiler yaşanmıyor artık...
Siz varsınız ve biz anne babalarınız varız her zaman yanınızda.
Bir de, acımasız bir dünya var dışarıda...
Esas film şimdi başlıyor ve bütün koltuklar bomboş bu sinemada! ..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ökkeş Peltek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.