Hani eski bayramlar nerede?

Bugün arefe yarın bayram.  Duydum ki öpülmeye hasret bir ana eli, kardeşimin yaptığı içilmeyi bekleyen semaver çayı, akrabalarla yapılacak tatlı muhabbetler, yenmeyi bekleyen şeker ve çikolatalar varmış. Hep tatlı bir telaştır Arefe günleri.Bayramı bayram gibi yaşayanda da, bayramla hiç işi olmayanda da bir telaş olur. Bayram falan anlamam diyenler yola koyulur tatiline çıkar.
Kimi memleketine ana babasının elini öpmeye gider. Öğrenciler evine döner. Otogarlar havalimanları dolar taşar, trafik canavarı fazla mesai yapar. (Allah herkesi kazadan beladan korusun) Açılan yufkaların, yapılan böreklerin, sarılan sarmaların, yapılan tatlılara, baklavslara dökülen şerbetlerin kokusuyla kaplanan mutfaktır Arefe günleri. Evlere çikolataların, kolonyaların alındığı, gelecek eş dostun ve çocukların daha şimdiden beklenmeye başlandığı gündür Arefe günleri. Son güne kalan son rütuşlar. İdareten alınan çoraplar, misafir terlikleri. Annenin herşeye yetişmeye çalışan yorgunluğu. Yarın sabah bayram namazı için erken kalkacak olmaktır. En çok da içi kaplayan bir hüzündür. Sanki bir pazar günüdür, sanki bir yoksunluktur. Nedendir bilinmez ama Arefe günü banyo yapıp tırnaklarınızı keserseniz boyunuz bir arpa boyu uzar derdi annem ve hala çürütülememiştir bu tez. Büyük ihtimal annelerimizin bayram günü temiz olalım, üstümüzü başımızı da hep temiz tutalım diye uydurduğu bir şeydi. Günümüz için pek geçerli değil ama eskiden harıl harıl son bayram hazırlıklarının tatlı bir telaş içinde yapıldığı, öğleden sonrası alış veriş ile geçen, ertesi sabah bayram namazı çıkışı fırından alınacak sıcak ekmek eşliğinde aileyle birlikte yapılacak o muhteşem ciğer veya, et kavurmasıyla bayram sabahı kahvaltısının hayal edildiği gündür.
Arefe gününü târif etmek zor gerçekten ve ben de oldukça zorlanıyorum. Çünkü, kenarında durup seyredemezsiniz, o sizi bir şekilde kendi tatlı telâşına saracaktır da ondan. Ertesi gün o tatlılara, şekerlemelere, babaanennizin, annenizin, komşunuzun yaptığı dolmalara kararsızca yaklaşırken bir tane daha yesem mi gibi bir tereddütte bulursunuz kendinizi. Arefe günü babanız işten eve gelir. Belki o güne kadar kazandığı paranın tamamını harcayacağını bilir. Tüm bayram parasız gezeceğini bilir ama o oğlunun o kızının istediği ufak tefek elbiseleri ayakkabıları alabilecegi için hiç bozuntuya vermez, o gülümseme hiç eksik olmaz suratından. Gidilir mahalle arasında ki mağazalara pazarlıklar yapılır ucu ucuna yeten tutarlar ile o ayakkabılar yeni bayramlıklar çekilir üstlere. Ama sadece denemelik haa!Asla o gün giyilmez yoksa özelliği kalmaz sihri kaçar, baş ucunda bayram sabahı beklenir. Evet evet, sizinde içinizden dediği gibi şimdi nerede bunlar değil mi? Keşke eskisi kadar zorluk içinde olsak da milyarlar verdiğim ayakkabının yerine o kıt kanaat aldığım ayakkabıyı giymeyi beklesem ve keşke babam yanı başımda olsa da ulan kerata o kadar çikolata yenir mi diye bir güzel azarlasa. Ama yok işte hiç birisi. Ne o eski bayramlar ne de babam. Özledim be o eski arefe günlerini özledim. Yarın kalkacağım varlık içinde hiçlik çekeceğim hiç birinin hiçbir şeyin anlamı olmayacak benim için sıradan bir günden. O duyulan heyecandan, sevinçten eser olmayacak çoğumuzda belki de. Herkes ârife tarif gerekmeden kendi arifesini ve kendi bayramını kalbinde çizecektir böylece, öyle ya da böyle. Arife gecesi yer yatağında
üstüme serdiğim bayramlar hani, nerede şimdi? Ulan çocukluk ne güzeldin ya. Yarına çıkacağımız bile garanti değilken seneye bayramda gideriz lafını çok sevmiyorum ben. Ya gidemezsek, ya gideceğimiz kişiler olmazsa. Onun için her şey zamanında olmalı. Bugün biz gitmezsek yarın çocuklarımızdan gelmelerini hangi yüzle isteyeceğiz. Vesselam sıla-i rahim önemli. Şu anda bizim gibi yolda olan herkese de kazasız belasız hayırlı yolculuklar dilerim. Köyde telefon ve internet biraz sıkıntılı olduğundan şimdiden tüm eş, dost, akraba ve arkadaşlarımın bayramını kutlar, herkese sevgi ve saygılarımı sunarım. Kalbimize çizeceğimiz bayramların hiç bitmemesi ve
yaşanan her günün değerinin bilinmesi, mutlu, huzurlu bir bayram haftası geçirmeniz dileklerimle

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emine Benek - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.