Dal rüzgarı affetse de, bir kere kırılmıştır...

Gaziantep malum mutfağı ve yemek kültürü ile ünlü bir kent... Nereye giderseniz gidin, gözünüz aynı lezzeti aramak ister. Bulabildiniz mi? Ben bulamadım? Bazı istisnalar hariç, insan sırf Gaziantep'te yemek kültürü için bile yaşayabilir.

Bunu biraz da Gaziantep'in tarımına ve köylülerine borçlu olduğumuzu unutmayalım... Örneğin; Bütün kente yetecek kadar o güzelim, efsane Antep peynirini üreten bu kentin köylüleri değil midir? Bu da yetmez gibi Türkiye'nin her noktasına hatta Avrupa'da yaşayan Türk yurttaşlarımıza bile gönderirler.

Artık onlarda yolun sonuna geldik diyorlar. Üretimden yavaş yavaş el çekeceklerini söylüyorlar. Kurnaz tüketicilerin tüm dalaverelerine karşın üretimlerini sürdürüyorlardı.

Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda halkın yüzde yetmişi çiftçi yani köylü idi. Ülkemizin o zaman ki en büyük üretim ve servet kaynağı tarımdı. Bu zamana geldiğimiz de anlıyoruz ki, biz gücümüzü köylümüzden almışız. Çünkü ekonominin ve nüfusun büyük bir bölümü köylerde yaşıyordu o zaman...
Köylerimiz öyle sıradan köyler değildi, savaş zamanı vatanı dış tehlikelerle karşı karşıya kaldığında her türlü varlığı ile kentlisi ile bütünlük oluşturmuştu.

Onun için sevgili Gazi Mustafa Kemal Atatürk " Köylü memleketin efendisidir." Demişti! Bu öylesine boşu boşuna söylenmiş bir söz değildi.

Bu başlı başına bir konu ama Köy Enstitüleri darbe almış olmasaymış şimdi günümüzde her köy bir zenginlik abidesi gibi karşımızda dururmuş... Bütün kentlerimiz köyden gelenlerin istilasına uğramamış olurdu o zaman..

Artık hangi şehre gidersem gideyim, hep birbirine benzetiyorum... Aynı yüksek ve beton binalar, parklar, okullar, resmi binalar... Coğrafi yapısı farklı değilse, eskiyi koruyan bir özelliği fazla yoksa hiç şaşırtmıyor beni...

Beni üzen ve şaşırtan Gaziantep'in mutfak kültüründe yer eden o güzelim geleneksel yapılan Antep peyniri onu belki de artık fabrikasyon olarak tüketmeye başlayacağız... Gaziantep köylülerinin o müthiş beceri ile yaptığı Antep Peynirinin lezzetine ulaşmamız o kadar kolay olmayacak... Çünkü hayvan beslemek pahalı, pahalı bir hayvanın ürettiği süt ve ondan yapılan ürün daha da pahalı olarak çıkacak karşımıza...

Gördünüz mü Antep Peyniri deyip geçmeyin, onu bile elimizden alıyor yaşam şartları, geldiğimiz düzen, yaşadığımız zaman...

Çocukluğumuzdan beri birlikte ne güzel anılarımız vardı onunla... Okuldan aç gelmişsin, hemen iki domates, biber doğra, yanına Antep peyniri... Bir koşu git fırından da tırnaklı pide al-gel... Değmeyin keyfime yanında çay demle. Kralda benim, kraliçe de... Onu bile bu çok sürmeyecek bu düzene kurban vereceğiz. Sevdiğimiz, bizi biz yapan herşeyden yavaş yavaş uzaklaşıyoruz. En sevdiğimiz beslenme alışkanlıklarımızdan bile hızla ellerimizden kayıyor.

Toprağı işleyen ekmeği dişler derdi atalarımız... Toprağımızı işleyen mi yok.

Türk köylüsünü de basiretsiz politikacıların ve onların vizyonsuz siyasetine kurban ettik.

Dal rüzgarı affetse de, bir kere kırılmıştır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Sabriye Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.