Medyatik olmak varken, şeref nedir ki!?

 

Hafta arasında hemen her gün bazı televizyon kanallarında kadın kuşakları var.

Sözüm ona bunlar; gençleri barıştırmak adına çöp çatanlık yapan, kayıpları bulan, aileler arasındaki anlaşmazlıkları gideren programlar.  

Bu programları da anlı şanlı isimler, hiç eskimeyen suratlar sunuyorlar.

Bu programlar fasılalarla tüm gün devam ediyor. Sanki bu ülkede birkaç medya maymundan başka derdimiz, onların aile içi anlaşmazlıklarından başka kederimiz, kaygımız yokmuş gibi, bunlarla yatıp bunlarla kalkıyoruz. 

Bu programlarda görüntü şu;

Haftalardır kız oğlanı, oğan kızı ikna etmeye çalışıyor.

Araya girmedik elçi, verilmedik taviz kalmıyor.

Kızın anası bir alem. Oğlanın babası başka bir alem!

 Ayıp-atep yok! Açılmadık sandık, saçılmadık bohça kalmıyor.

Söylenmedik hiçbir söz bırakmıyorlar

Suçlama dersen en alası, hakaret dersen en zonturlusu, yalan dersen bini bir paraya.

Her gün saatlerce ekranlarda bunlar izlenirken; ara gazı müzik seansları.

Göz yaşları, iç titretmeler. Olmadı ayılıp bayılmalar.

Stüdyodaki kadrolu izleyicilerden yorumlar.

Seviyesizlik, edepsizlik, yalakalık, yılışıklık, şarlatanlık, rol kesmeler, yıldızlı hakaretler, nefessizlik ve gurursuzduk tekmili bir arada…

Tam bir orta oyunu!

Aile mahremiyetinin, saygısının, sevginin, edep ve terbiyenin unutulduğu…

Sırların ortaya saçıldığı, suçlamaların sıradanlaştığı…

Kişilik hak ve hukukun ayaklar altına alındığı,

Aile şerefinin iki paralık edildiği programlar bunlar.

Yazık!... Vallahi yazık. 

Karı koca olmak, aile olmak, akraba olmak bu değil!

Bizim bildiğimiz aile hayatında yardımlaşma, paylaşma, aile mahremiyeti, güven, sadakat, saygı sevgi, hoşgörü vardır.

Bu programlar aile içinde eşleri birbirlerine kışkırtırken, ihtilafları büyütüp, kişileri hasım haline getirme programlar.

Bunlar aldatmayı sıradanlaştırıyor, sadakatsizliği meşrulaştırıyor, aile kutsiyetine gölge düşüyorlar

Farkında mısınız? Bu programlar bize, dün ayıp, günah dediklerimizi unutturup, bizi ilgilendirmeyen konulara merak sarmaya, birey ve komşu mahremiyetini ortadan kaldırarak onları dikizlemeye başlattı. Kısacası bu programlarla birey ve toplum olarak röntgenciliği meşrulaştırmış olduk.   

Bu programalar sosyal bir girdap gibi kişileri kendine çekerken, kişilikleri siliyor. Düşünmeyi, sorgulamayı ortadan kaldırıyor. Ahmaklığı teşvik ederken, tepkisizlik içinde kültüre biat etmeyi emrediyor. Aslında bu programlar içten içe çürüten, zihni meleklerimizi öldürürken; kültürel, toplumsal yok oluşun kapısını aralıyorlar.

Zaman harcama. Yoldan çıkarma, akılları karıştırma, zihinleri bulandırma programları.

TV ekranlarının bağımlısı olan insanlarımızın geleneksel hayatı bu değildi.Maalesef tarumar oldu. Şimdi modern zamanın medeni insanları; “Aşkı, sevmeyi, satmayı, oyun kurmayı, isyanı, kültürsüzlüğün hiçbir gam olmayacağını öğrendikleri bu dizilerin senaryolarına, izledikleri kadın programlarına bakarak hayatlarına yön vermeye çalışıyorlar. 

Bu programlar yozlaşmayı arttıran bir virüs gibiler.  Toplumsal bağışıklık sistemimizi çökeriyorlar.

Bu programlar   istismarın teşvik edildiği, sadakatsizliğin, ahlaksızlığın meşrulaştığı, edepsizliğin sıradanlaştığı, gayri meşruluğun içselleştirildiği programlar.

Televizyon programları özellikle aile bağlarını çözerken; gençliğin, bilgi, başarı, ahlak ve üretkenliğe teşvik edeceği yerde, her alanda yozlaşmanın tetikçisi oluyorlar.

Maalesef insanlarımız, birey olmayı becermeyen tiplerin aile olma komedilerini izleme gafletine düşerken, bunu sunanlar da utanmadan milyonların gözünün içine baka baka, yalan söylüyorlar.

Şimdi apartmanların beton kolanları arasına sıkışmış, sihirli ekranın karşısında hipnoz edilmiş, düşünmeyen, sorgulamayan, söylenenleri emir telakki eden, reklamların dayattığını tüketen, marka bağımlısı, tembel, ruhunu sanal aleminin ilahlarına teslim etmiş; homomeyatik robot insanlarla, reyting için her şeyi mubah sayan ve yapan, ekran sihirbazlığı ile insanları avlayan, kendisine bağımlı hale getiren çağdaş madrabazlar var. 

Hız ve haz çağında medyatik olmak varken, şeref nedir ki!

Reyting varsa toplumsal değerler nedir ki!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Alisinanoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.