İstila mı?

         Şu anda ülkemizde konuşulan çok önemli iki konu var: Birincisi tabi ki şu anda herkesin cebini ve günlük yaşantısını etkileyen ekonomik koşullar, ikincisi ise hem ülkemizin şu anını hem de geleceğini de etkileyecek olan göçmen veya sığınmacı meselesi.

       Sığınmacıların geri dönmesini isteyenlere “ırkçı” diyenler var. Hiçbir ülkenin kaldıramayacağı sayıda mültecinin kontrolsüz bir şekilde ülkeye alınmasına karşı çıkmak ırkçılık değildir. Milyonlarca Suriyeli sınırdan girerken, binlerce doktor, hemşire, mühendis gibi nitelikli insanlarımızın yurt dışına gitmesine üzülmek muhalif olmak da değildir.

      Şu anda yaşadığımız ekonomik durum tabi ki kötü yönetim, dünyadaki ekonomik ve savaş koşulları olduğu kadar hem ülkemizdeki göçmenler hem de Suriye’de Suriyelilere harcadığımız paralardır. Endişe verici olan, bu durumun daha ne kadar süreceğinin belli olmamasıdır.

      Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın göçmen meselesine yaklaşımı da tutarsızlık gösteriyor. Bir ay içerisinde birbirleriyle çelişen açıklamalarda bulundu. Önce kimseyi göndermeyeceğiz, dedi. Geçem hafta bir milyon Suriyeliyi ülkesine gönderme planımız var, dedi. Önceki gün de nereden gelirlerse gelsinler kimseyi göndermeyeceğiz, dedi. Bu açıklamalar ülkemize gelmeyi düşünen göçmenleri cesaretlendiriyor. Türkiye’ye gidelim, nasıl olsa bizi geri göndermeyecekler düşüncesi göçü teşvik ediyor. Daha ne kadar göçmen alacağız? Bizim gibi böyle davranan başka bir ülke var mı? Böyle giderse ülkemizde Türler olarak azınlıkta kalacağız! Gerçekten ülkemiz silahsız işgale mi uğruyor?

     Ülkelerin isminin sonuna “li” eki ekleyebiliyorsanız o ülke bir millet değildir. “li” ekini ekleyemiyorsanız o ülke millettir. Suriyeli, Afganistanlı eklenebildiği için bunlar millet değildir. Türk, Alman, İngiliz, Fransız bunların sonuna “li” ekleyemezsiniz. Çünkü bunlar millettir.

     Suriyeliler ve benzerleri millet olmadığı için millet ve vatan kavramları da ne yazık ki oluşmamıştır. Bu kavramlar olmadığı için de Suriye’yi arkalarına bakmadan terk etmişlerdir. Ülkemize bu şekilde göç etmeye ve ülkemizde de bu şekilde doğumla hızla çoğalmaya devam ederlerse gün gelir çoğunluğu ele geçirirler. Ülkemiz herhangi bir ülkeyle savaşa girdiğinde bizim için savaşmayacak, şimdi olduğu gibi bir başka ülkeye arkasına bakmadan kaçacaklardır. O zaman ülkemizi kim savunacak? Bizler bu ülkede çok zor koşullar gördük. Ama hiçbir koşulda ülkeyi terk etmeyi düşünmedik ve kanımızın son damlasına kadar Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşında savaştık, ülkemizi kurtardık. Bunlarda bu milliyetçilik ve vatanperverlik yok.

     Suriye’de şu anda savaş yok. Ayrıca Esat genel af ilan etti. Ülkelerine çok rahatlıkla dönebilirler. Geri dönmelerini istemeyenlerin siyasi ve ekonomik çıkarları mı var, diye düşünmemek ne yazık ki elde değil.

     Biz bu ülkeyi kolay kurtarmadık. Bu kadar kolay heba edemeyiz, etmemeliyiz. Suriye hükümetiyle görüşüp sığınmacıların bir şekilde ülkelerine güvenli şekilde dönmelerini sağlamanın yolu bir an önce bulunmalı. İster şimdiki iktidar ister başka bir iktidar çözsün. Kimin çözdüğü veya çözeceği önemli değil. Benim için önemli olanın ülkemin ve çocuklarımın geleceğinin tehlikeye girmemesi.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Cengiz Dedeoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.