Toplum mutsuzsa mutlu olamazsınız!

Yardımlaştığınız ve mutlu bir toplumun ferdi olduğunuz ölçüde mutlu olursunuz. Dünyada Türkiye, Türkiye'de Gaziantep anlayışını her il benimsemeli Gaziantep sevdamızdan dolayı holding merkezini İstanbul'a taşımadık Pandemi bitse de eski normale dönme şansımız yok. O defter kapandı Dünyanın en uzak mesafesi, elinle cebinin arasıdır Üniversite, hastane ve okullar, insana yönelik yatırımlar olarak gözbebeğimizdir

Gaziantep sevdalısı, hayırsever iş insanı Konukoğlu'dan çok özel açıklamalar...

Yardımlaştığınız ve mutlu bir toplumun ferdi olduğunuz ölçüde mutlu olursunuz.

Dünyada Türkiye, Türkiye'de Gaziantep anlayışını her il benimsemeli

Gaziantep sevdamızdan dolayı holding merkezini İstanbul'a taşımadık

Pandemi bitse de eski normale dönme şansımız yok. O defter kapandı

Dünyanın en uzak mesafesi, elinle cebinin arasıdır

Üniversite, hastane ve okullar, insana yönelik yatırımlar olarak gözbebeğimizdir

SANKO Holding Onursal Başkanı, hayırsever iş insanı Abdulkadir Konukoğlu, Gaziantep sevdası, yardımlaşma ve dayanışma kültürü, Ramazan ayı ve Sanko Holding ile ilgili konulardaki sorularımızı yanıtlarken, çok özel açıklamalarda bulundu.

Yardımlaşma ve dayanışma kültürünün sıkıntılı dönemlerde toplumu bir arada tutan çimento gibi olduğuna dikkat çeken Konukoğlu, “Paylaştığınız ve yardımlaştığınız, mutlu bir toplumun ferdi olduğunuz ölçüde mutlu olursunuz. Yaptığımız, herkesin yapması gerekendir. Milletimiz değerlerine sahip çıktığında inanıyorum ki bugünden daha huzurlu ve mutlu, ülkemiz kenetlenmiş fertleriyle güçlü ve diri olur” dedi.

Abdulkadir Konukoğlu ile yapılan özel röportaj sayfa….

Abdulkadir Bey, öncelikle söyleşimize katıldığınız için teşekkür ederiz. Sayın Başkanım, SANKO ve Konukoğlu Ailesi, Gaziantep’in ötesinde, bölgemizde ve hatta ülke genelinde kurumsal sosyal sorumluluk projeleri ve hayır işleri ile biliniyor. Ramazan denilince yardımlaşma, yardımlaşma denilince de akıllara ilk gelen siz oluyorsunuz. Bu konudaki görüşlerinizi alabilir miyiz?

Öncelikle şunu belirtmek isterim. Bu işler Allah nasip ederse olur, olmazsa mümkün değil. Dünyanın en uzak mesafesi elinle cebin arasıdır. Ne kadar paran olursa olsun, eğer Allah nasip etmezse el cebe ulaşamaz. Büyüklerimiz ‘cepte akrep var’ derlerdi. Allah nasip etmezse elini cebine sokamazsın, akrep elini sokar. Elbette bunlar birer benzetme ama aynı zamanda gerçeği ifade ediyor. Dedemizden, babamızdan böyle gördük. Çok şükür Allah bizlere de nasip etti. Çocuklarımız ve torunlarımızı da böyle yetiştirdik, inşallah onlar da genlerimize işleyen ve geleneğimiz haline gelen bu anlayışımızı sürdüreceklerdir.

PAYLAŞTIĞINIZ MÜDDETÇE MUTLU OLURSUNUZ

Paylaştığınız ve yardımlaştığınız, mutlu bir toplumun ferdi olduğunuz ölçüde mutlu olursunuz. Aslında milletimizin geleneğinde, dinimizin temelinde de bu anlayış var. Dünümüze sahip çıkarak yarına yol alırsak, bir ve bütün oluruz. Vakıf kültürünün temelinde bu anlayışın kurumsallaştırılması düşüncesi bulunmaktadır. Yaptığımız, herkesin yapması gerekendir. Milletimiz değerlerine sahip çıktığında inanıyorum ki bugünden daha huzurlu ve mutlu, ülkemiz kenetlenmiş fertleriyle güçlü ve diri olur. Hayır işlerini kurumsal çatı altında toplamak amacıyla rahmetli babam 1989 yılında Sani Konukoğlu Vakfı’nı kurmuştu. Vakfımız, hayır işlerinin sembolü halinde geldi.

Sayın Başkanım, yardımlaşma ve dayanışmanın toplum kalkınmasındaki önemi hakkında neler söylemek istersiniz?

Az önce belirttim. Şu örnekle biraz açmak isterim. Eğer bu anlayışa sahip bir millet olmasak, ekonomik ya da sağlık kökenli kriz dönemleri çok ağır bedeller ödeyerek yaşardık. Milletimiz her kriz döneminde kendiliğinden harekete geçer. Bunu Marmara Depremi başta olmak üzere tüm deprem felaketlerinde bire bir yaşadık. Bu dönemler adeta gönüllüler seferberliğine dönüşüyor. Ayrıca, aileler dayanışma içerisinde. Aile fertleri zor günlerde birbirine destek olur. Tencere kaynatılırken akraba ve komşular göz ardı edilmez. Sıkıntılı dönemlerimizi kenetlenmemiz sayesinde çok şükür paylaşarak atlatıyoruz. Bir toplumda birlik ve beraberlik olursa, toplumsal barış hakim kılınır ve geleceğe daha umutla bakılır.

BİLANÇOMUZ EKSİ AMA KAZANCIMIZ BÜYÜK

Sayın Başkanım, sizin hayır işlerinin sloganı haline gelen paylaşmak mutluluktur anlayışınız kapsamında gerçekleştirdiğiniz hayır işleri ya da kurumsal sosyal sorumluluk projeleri sizde nasıl duygular oluşturuyor?

Bana bir toplantıda sormuşlardı, “en kazançlı işiniz hangisi” diye. Hastane, SANKO Üniversitesi Hastanesi en çok kazandığımız yatırım demiştim. Sordular, “ne kadar kazanıyorsunuz?” Bilançonun yıllara göre eksi 3-4 milyon dolar olduğunu belirtince, “hem kazanıyoruz diyorsunuz hem de bilançonun eksi olduğunu söylüyorsunuz” dediler. Evet, bilanço ekside ama oradan aldığımız duanın bedeli hesaplanır mı?

Yatırımlarımızı yaparken önceliğimiz milletimize ve ülkemize sağlayacağı değerdir. Ülkemiz ve milletimiz yararına olmayan hiçbir yatırımı gerçekleştirmedik, o anlayışla devam ediyoruz. Yatırımlarımızla sağladığımız istihdam mutluluğumuzdur. SANKO Üniversitesi, Hastanesi ve SANKO Okulları; doğrudan insana yönelik yatırımlar olarak gözbebeğimizdir. Eğitim ve sağlığın kazancı, eğitimli ve sağlıklı nesiller olduğundan, bunların verdiği mutluluk tanımlanamaz. Her yatırımı yaparken ülkemiz ve milletimiz yararını gözettiğimizden, üretim ve ihracatla ülkemize, vergi ödeyerek devletimizle, istihdamla, hayır işleri ve zekatla milletimize sunduğumuz katkı dolayısıyla her yatırımımızdan çok büyük mutluluk duyarız. Ama hastane ve eğitim kurumlarımızın yeri bir başkadır.EN ÇOK YARDIM YAPAN VAKIFLARDAN BİRİSİ

SANKO ve Konukoğlu ailesi tarafından bugüne kadar şehrimize kazandırılan eğitim, sağlık ve cami gibi eserler hakkında bilgi verir misiniz?

Hayır işi yapmak isteyenleri özendirmek amacıyla anlatayım. SANKO olarak ülke ekonomisine ve istihdama sağladığımız katkı yanında, topluma yaptığı hizmetleri kurumsal bir yapı altında toplamak amacıyla 1989 yılında babamın öncülüğünde ve adıyla Sani Konukoğlu Vakfı’nı kurduk.

Sani Konukoğlu Vakfı, 1997 yılında Türkiye genelinde 4,500 vakıf arasından “Yılın Vakfı” seçildi. Ayrıca Vakıflar Genel Müdürlüğünce yapılan değerlendirmede, Türkiye’de en çok yardım yapan ilk 10 vakıf arasına girdi.

“İşin Hilesi Dürüstlüktür” ilkesini yaşam felsefesi haline getiren Vakfın kurucusu merhum Sani Konukoğlu, sağlığında yaptığı sosyal hizmetler nedeniyle Bakanlar Kurulu’nun aldığı karar gereği “Devlet Üstün Hizmet Madalyası ve Beratı“na layık görüldü.Madalya ve Berat, Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından Çankaya Köşkü’nde düzenlenen törenle, Mütevelli Heyet Başkanı olarak bana takdim edildi.

EN MUTLU OLDUĞUM ÖDÜLLER

Halkın refahı, eğitimi, mutluluğu ve sosyal gelişimi için yararlı hizmetlerde bulunduğumdan dolayı TBMM Başkanlığı’nca” Üstün Hizmet Ödülü”, Gaziantep Üniversitesi’nce “Fahri Doktora Unvanı” ve “Toplumsal Duyarlılık Ödülü”, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce de “Vakıf İnsan” ödülüne değer görüldüm. Bunlar en mutlu olduğum ödüllerdir.

Öncelikli hedefimiz eğitim, sağlık ve gıda yardımı. Vakfımız bu anlayışla, bugüne kadar üçü fakülte binası olmak üzere 22 okul ve 15 cami yaptırarak, Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’na devretti. Birisi kubbe yüksekliği ve kapasitesi ile ülkemizin en büyüklerinden birisi olmasını planladığımız olmak üzere iki cami için de sözleşme imzaladık.

Bir sağlık kompleksi ve iki sağlık ocağı yaptırıp Sağlık Bakanlığı’na devrettik. 1980’li yıllarda Gaziantep Devlet Hastanesi’ne iki koroner yoğun bakım ve bir hemodiyaliz, sonraki yıllarda ise İnegöl Devlet Hastanesi’ne bir hemodiyaliz merkezi kuruldu, çeşitli hastanelere 12 hemodiyaliz cihazı alındı.

1500 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE BURS

Yılda 1.500 dolayında üniversite öğrencisine karşılıksız burs veriyoruz. Vakıf, her yıl ilkokul, ortaokul ve lisede öğrenim gören ihtiyaç sahibi 10,500 öğrenciye giyim, 10,500 öğrenciye de çantası ile kırtasiye, yine her yıl ihtiyaç sahibi 45 bin aileye gıda yardımı gerçekleştirmektedir.

Pandemi dolayısıyla geçen yıl Gaziantep ve ilçeleri ile SANKO’nun yatırımlarının bulunduğu ile ve ilçelerde Valilikler ve Kaymakamlıklar delaletiyle 60 bin kişiye gıda paketi ulaştırdık. Bu yıl da benzer katkımızı sürdürüyoruz.

Merkezi İstanbul’da bulunan Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV) ile 1998 yılında yapılan protokol kapsamında; Gaziantep’te yetişkinlere verilen okuma yazma kursları 2016 yılına kadar Sani Konukoğlu Vakfı’nın desteğinde sürdürülmüştür.1998-2016 yılları arasında 379 gönüllü öğretmen tarafından açılan 767 kursta 1003’ü erkek, 9497’si kadın olmak üzere toplam 10.500 kişi okuryazarlık belgesi almıştır. AÇEV 2016 yılında Gaziantep’teki bu etkinliğini sonlandırdı.

MERKEZİMİZİ İSTANBUL'A TAŞIMADIK

Sayın Konukoğlu, en önemli özelliklerinizden birisi de Gaziantep'e sevginiz ve sevdanızdır. "Dünyada Türkiye, Türkiye'de Gaziantep" sözünüz artık neredeyse her Gaziantepli tarafından kullanılıyor. Bu konudaki düşüncelerinizi öğrenmek istiyoruz. Gaziantep sizin için ne anlam taşıyor? Gaziantep doğduğumuz, yaşadığımız, nefes aldığımız kent. Anılarımızı yaşattığımız, arkadaşlarımızla ve milletimizle güzellikleri paylaştığımız bir kent. İşim gereği diğer kentlere gittiğimde, bir an önce tamamlayıp Gaziantep’e dönmekten her zaman çok mutlu olurum. Holding merkezini İstanbul’a Gaziantep sevdamızdan dolayı taşımadık. Merkezimiz Gaziantep ve bu sayede ödediğimiz vergilerle Gaziantep’e katkı sağlıyoruz. Eğer öyle olmasaydı, fabrika burada, merkez İstanbul’da olsaydı, cefasını çöpünü toplayan, alt yapı yatırımlarını gerçekleştiren Gaziantep çekecek, sefasını İstanbul belediyesi sürecekti. Dünyada Türkiye, Türkiye’de Gaziantep anlayışımızı her il benimsemeli, onlar da kendi şehirlerini adres göstermeli. Herkes doyduğu yer kadar doğduğu yere de yatırım yaparsa, bölgeler arası gelişmişlik farkının yanı sıra, iş ve aş için iç göç ve göç alan kentlerde yaşanan toplumsal sorunlar aynı oranda azalır.

ARTIK O DEFTER KAPANDI

Sayın Başkanım, Ramazan geldi. Neler söylemek istersiniz?

Ramazan, çocukluğumuzdan beri bizler için SANKO Ailesinin değerli fertleri olan çalışanlarımızla bir araya geldiğimiz iftar yemekleri buluşmasına vesile olması dolayısıyla çok anlamlıdır. Eş ve çocuklarıyla gelen çalışma arkadaşlarımızla iftar sayesinde bir araya geliyor, sohbet ediyor, hatır soruyorduk. Pandemi döneminde en çok üzüldüğümüz sonuçlardan birisi, iftar yemeği buluşmalarının mecburen iptal edilmesi oldu. İftar yemeği yerine sunduğumuz katkı her ne olursa olsun, aynı ortamda iftar yapmanın hazzını alamıyoruz. İnşallah bugünler de geçecektir. Sayın Başkanım, öncelikle zaman ayırıp sorularımızı yanıtladığınız için teşekkür ederiz. Son olarak Ramazan,Gaziantep, pandemi ve diğer güncel konularda eklemek istedikleriniz var mı? Bana bu olanağı sunduğunuz için ben teşekkür ederim. Ramazan huzur, hoşgörü, sabır, yardımlaşma, dayanışma, beden ve ruh temizliği için önem taşıyan çok önemli günleri yaşatır. Gönüller bu dönemde daha hoşgörülü olur.

Gaziantep, evimiz, yaşadığımız, nefes aldığımız bir kent. Her zaman ülkemize örnek olmuştur. Girişimcilerin vücut bulduğu, taşı sıkıp suyunu çıkardığı kentimiz, örnek olması anlamında dahi devlet yatırımı olmadan, özgüveni ve girişimci ruhu ile adeta başaranların toplanma merkezi konumunda. Pandemi, geçen yıl başında gündeme yerleşen dünyanın yarası. Pandemi ticaret başta olmak üzere her alanda ‘yeni normal’ diye yakın zamanda gündeme geleceğini hayal dahi edemeyeceğimiz bir kavramı yaşam biçimimiz haline getirdi. Maske, mesafe ve hijyen ile sağlık, uzaktan erişim ile toplantı, e ticaret ile pazarlama, evden çalışma ile istihdam, eve kapanarak salgından korunma kültürünü günlük yaşamın tartışılmaz ve artık garipsenmez gerçeği haline getirdik. Sağlığın önemini çok acı bedeller ödeyerek anladık.

Her şeye rağmen Türkiye bu süreci dünyada en başarılı yöneten ülkelerden birisi olurken, ülkemizde Gaziantep, yeni döneme yönelik alınan önlemler sayesinde kısa sürede toparlandı. Sanayide elektik tüketimi artış gösterdi. SANKO olarak 2020 yılında yatırımları aksatmadan gerçekleştirdik. Bunu yaparken çalışanlarımızın sağlığını korumak için ne gerekiyorsa yaptık. Sosyal sorumluluk anlayışımızla hareket ettik.

Ama normalleşme denildiğinde pandemi öncesi dönemden çok farklı bir normal yaşayacağımızı bilmeliyiz ve eski günleri normalleşme denildiğinde aklımıza dahi getirmemeliyiz. Milattan Önce (MÖ) ve Milattan Sonra (MS) tarihlemesinin yerini sanırım bundan sonra Pandemiden Önce (PÖ) ve Pandemiden Sonra (PS) tarihlemesi alacak. Koranavirüs pandemisi dünya genelinde bir süre daha devam eder. Artık eskiye dönüşü unutmalıyız. O defter kapandı. Değişim ve dönüşüm dönemlerini iyi okuyabilenler umduğundan fazla ve hızlı büyüyecek: okuyamayanlar hesapladığından daha fazla ve hızlı küçülecektir.

BUNLARI DA KUTU İÇERİSİNDE VEREBİLİRSİNİZ

"Hayır işleri Kuran-ı Kerim'de, 'Herkes önceden eliyle göndermeyi bilmeli' diye yer almaktadır. Hayır işleri ile ihtiyaç sahiplerine katkı sağlarken, öbür dünyaya EFT yapıyoruz. EFT yaparken gönderilen parayı görüyor musunuz? Görmüyorsunuz ama gittiğini biliyorsunuz. Hayır işleri ve zekatı bundan dolayı öbür dünyaya EFT olarak tanımlıyorum. “Herkes olanağı ölçüsünde hayır işleri ve zekat dağıtmalı. Zekatınız malınızın sigortasıdır. İnanan insan yaptığı iyiliklerin ve hayrın karşılığını mutlaka alacaktır. Zekatınızı tam verin, gününde verin.”

“Kazancınızın zekâtı işin sigortası, pastanın kabartma tozu gibidir. Hamuru kabarmak için una maya ya da kabartma tozu katılır ve yoğrulur. Böylece hamur genişler, kabarır. Hayır işleri yapmak ve zekat vermek de sahip olduğunuz servetinizi kabartır, artırır, büyütür. Zekat ve hayır işleri, paylaşmanın, toplumsal dayanışmanın ve kenetlenmenin anahtarıdır.Paylaştıkça kazanırsınız, paranız çoğaltırsınız.”

“Dürüstlükten ayrılmayın. Rahmetli babam, ‘işin hilesi dürüstlüktür’ derdi. Dürüst olan kazanır. Çok kazanmak isteyenin dürüst olması yeterli. Hiçbir işe başlamak için geç kalınmamıştır. Babam, ‘başladığın gün, en erken gündür’ derdi. Akıl düşünür, kader güler geçermiş. Hiçbir zaman geç kaldım demeyin.”

“Başta aile içerisinde olmak üzere, her ortamda sevgi ve saygı ortamı korunmalı, adil olunmalı. Sevgi, saygı, sabır, çalışmak, itaat etmek, adil olmak, öğrenme azmi, kendini yenileme isteği ve gelişmeleri iyi değerlendirmek, başarının yol haritasıdır.”

“Büyümemizin sırrı paylaşmaktan geçiyor.1.500’ün üzerinde üniversite öğrencisine burs veriyoruz. Burs alan öğrencilerden tek dileğimiz var. Ekonomik durumları iyi olduğunda, ailesinin geçimini sağladıktan sonra en azından bir öğrenciye burs vererek okumasını sağlamaktır. Bunu yapanların bize karşı hiçbir gönül borcu kalmaz ve ekonomik olanağı olmayan zeki öğrenciler yükseköğrenim yapma fırsatı bulur.”

“Herkes olanağı ölçüsüne toplumla paylaşırsa, o ülkede birlik ve dirlik hakim olur. Türkiye bugün dimdik ayaktaysa bunun bir nedeni de akrabalar arasında var olan yardımlaşma anlayışının milletçe uygulanmasıdır.”

“Mutlu olmanın yolu, sizden daha başarılı olanları örnek almak, sizin sahip olduklarınıza sahip olamayanları görüp şükretmek ve zekat verip, hayır işleyerek toplumla paylaşmaktan geçer.”

“Geldiğiniz yerde, geriye dönüp bakmalı, nereden nereye geldiğinizi görmeli, kendinizi buna göre değerlendirmelisiniz ve yaptığınız işe konsantre olmalısınız. Başarıda iftihar etmelisiniz, başarısızlıktan ders çıkarmalısınız. İş hayatında panik yapmamalısınız. Basamakları tek tek çıkmalısınız. Önemli olan yaptığınız işi en iyi şekilde yapabilmek, belirlediğiniz hedeflere ulaşabilmektir.”

“Ülkenin ve milletin yararına olacak bilgileri paylaşın. Bilgi pay­laşımını bir anlamda bilginin zekatıdır. Bilgi pay­laşılmadığı takdirde hiç kimse için değer ifade etmez. Ölenle birlikte toprak olur. Bundan do­layı herkes topluma yararlı olacağına inandığı bilgileri, toplumun çıkarı için paylaşmalı. Bilgi paylaşımı, bilginin zekatıdır.”

#

20 Nis 2021 - 00:00 - Yaşam

Son bir ayda gaziantepgunes.com sitesinde 247.555 gösterim gerçekleşti.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Gaziantep Markaları

Gaziantep Güneş Gazetesi, Gaziantep ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (342) 230 36 36
Reklam bilgi