KEŞKE TÜRKİYE’DE 30-40 TANE GAZİANTEP OLSA

Sabah Gazetesi Yazarı duayen gazeteci Yavuz Donat, Ay Medya Grup Başkanı İbrahim Ay’la Gaziantep’in nabzını tuttu. Gaziantep’te iş dünyası, bürokratları ve esnafı ziyaret eden Donat, "Keşke Türkiye’de 30-40 tane Gaziantep olsa" diye konuştu.

Sabah Gazetesi Yazarı duayen gazeteci Yavuz Donat, Ay Medya Grup Başkanı İbrahim Ay’la Gaziantep’in nabzını tuttu. Gaziantep’te iş dünyası, bürokratları ve esnafı ziyaret eden Donat, "Keşke Türkiye’de 30-40 tane Gaziantep olsa" diye konuştu.

Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’den 'Atom Karınca' diye bahseden Donat, "Türkiye’nin şu anda en başarılı belediye başkanlarından birisi olan Fatma Şahin, Celal Doğan Parkı’nı yenilemiş, yaptığı bir köprülü kavşağa Dr. Asım Güzelbey’in ismini vermiş. Bunlar Şahin’i küçültmez, yüceltir" dedi.

Türk basınının duayen isimlerinden Sabah Gazetesi Köşe Yazarı Yavuz Donat, Gaziantep’te halkın nabzını tuttu. Ay Medya Grup Başkanı İbrahim Ay’la birlikte iş dünyasını, bürokratları ve esnafı ziyaret eden Donat, Gaziantep’in ortak akılla yönetilen yükselen bir şehir olduğunu söyledi.

BİZ GAZİANTEP’TEKİ FARKLILAŞMAYI GÖRÜYORUZ

Gaziantep’e ilk kez 57 yıl önce geldiğini, o günden bu güne çok şeyin değiştiğini anlatan Donat ‘’Ben 57 yıl öncede Gaziantep’e geldim bugün de geldim Gaziantep’teki değişimi zaman içerisinde görebiliyorum. Siz her gün Gaziantep’in içerisinde olduğunuz için çocuğunuzun büyümesini nasıl fark edemiyorsanız, biz bir anda geliyoruz 3-5 yıl sonra yeniden geldiğimizde o çocuğun büyümesini görüyoruz. Gaziantep’teki o farklılaşmayı da görüyoruz. ‘’ dedi

GAZİANTEP’İN DÜNÜNÜ BİLMEYEN, BUGÜNÜNÜ YETERİNCE DEĞERLENDİREMİYOR

Başbakan Turgut Özal aile birlikte Gaziantep’e geldik. Gaziantep Valisi Abdulkadir Aksu’ydu. Kaleli Otel’de kaldık. Köşelerindeki daire suitti. 4 tane süit odası vardı. Bende kente erken geldiğim için suit odanın bir tanesinde ben kaldım. Odanın bir tanesi de başbakana ayrılmıştı. 10-15 tane de bakan geldi. Normal odalarda kaldılar. Sığmadılar. Neredeyse bir odada iki kişi falan kalınacaktı. Böyle bir Gaziantep’teydik. Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın kalacağı daha yüksek standartta bir otel yoktu. Bugün Gaziantep 5 yıldızlı otellerden geçilmiyor. Gaziantep’in dününü bilmeyen bugününü yeterince değerlendiremiyor.

FATMA ŞAHİN ATOM KARINCA FEVKALADE BAŞARILI

Türkiye’de belediyecilik olarak bazı şanslı şehirler var. Bunlar Eskişehir, Samsun, Gaziantep Denizli’dir. Keşke Türkiye’nin bütün illeri Gaziantep kadar belediyecilikte şanslı ve başarılı olabilse. Belediyecilik bir gönül işi bunun parti ile falan bir ilgisi yok. Celal Doğan benim arkadaşım Gaziantep’te belediye başkanlığı yaptı ve başarılıydı. Arkasından Dr. Asım Güzelbey geldi o da başarılıydı. Fatma hanım atom karınca fevkalade başarılı. Türkiye’nin şu anda en başarılı belediye başkanlarından birisi. Benim Fatma Şahin ile ilgili saygı duyduğum başka bir şey var. Belediye parklarına, caddelerine, bulvarlarına zaman içerisinde değişik isimler verilir Siyasi iktidar değişir bir başka parti gelir o ismi siler yerine başka bir isim koyar. Fatma Şahin Celal Doğan Parkı’nı yenilemiş, daha modern, daha güzel bir hale getirmiş ve Celal Doğan yazısını da mermer daha büyük, daha modern bir hale getirmiş. Bu ancak saygı duyulacak bir şeydir. Belediye başkanları göreve geldiği zaman çoğu benden önce bu şehre bir şey yapılmadı ki der. Fatma Şahin geldikten sonra bir köprülü kavşak yapmış yaptığı bu kavşağa da Dr. Asım Güzelbey’in ismini vermiştir. Bunlar Fatma Şahin’i küçültmez, yüceltir. Keşke Türk siyasetinde bu örnekler çoğalabilse. 2020 yılının Gaziantep’in de ben şunu görüyorum. Vali ve belediye başkanı, şehrin bakanı bir ortak akıl içerisinde şehri yüceltmeye çalışıyorlar. Türkiye’nin bazı şehirlerine gittiğimde görüyorum parti başkanı ile belediye başkanı sürtüşmeli. Oranın bakanı varsa bakan ile il başkanı sürtüşmeli. O zaman kaybeden şehir oluyor.

GAZİANTEP’İ GÖRMEMEK BİR EKSİKLİKTİR

Gaziantep Valisi Davut Gül’ü Sivas Valiliği’nden tanıyorum fevkalade başarılı bir valiniz var. Gerçekten kendisini kutluyorum. Çok ciddi ve başarılı bir devlet adamı. Gaziantep’in bakanlık yapmış bir belediye başkanı var. Fevkalade ciddi ve başarılı. Ortak akılla yönetilen ve yükselen bir şehir Gaziantep. Tertemiz, pırıl pırıl bir şehir. Türkiye’nin yaşanacak şehirlerinden birisi. Kültür var, eğitim var, sanat var, gastronomi var. Olmayan yok. Dünya’nın sayılı hayvanat bahçelerinden birisi Gaziantep’te. Gaziantep’i görmemek bir eksikliktir.

GAZİANTEP FEVKALADE ÇALIŞKAN BİR ŞEHİR

Denizli ile Aydın birbirine çok yakındır. Aydın bereketli topraklar üzerine kurulmuştur. Menderes havzası, Çine çayı topraktan ne ekseniz çıkar. Her mevsim güzeldir. Bir zamanlar her tarafta beyaz altın olan pamuk. Denizli ise daha zor bir coğrafyadadır. O bölgede şöyle bir şey konuşulur. 3 tane Aydınlı bir araya gelince bu akşam hangi meyhane ve pavyona gidelim diye konuşurlar. 3 tane Denizlili de bir araya gelince nasıl bir şirket kuralım diye konuşurlar. Gaziantep’e gelince sanıyorum tarihten, genlerinden ve yüzlerce yıl önceden gelen bir gelenek. Fevkalade çalışkan. Herkes iş adamı. Türkiye’de pandemi sürecinde Türk ekonomisi durmuş iken bugün Gaziantep’teki sanayicilerden duyduğum, öğrendiğim şu yükselmeye devam eden bir Gaziantep. İhracat ve fabrikalarda üretim artıyor. Çalışkan bir şehir. İnsanlar banka borcu, dedikodu ya da günlük siyasetle uğraşmıyor, üretimle uğraşıyor. Keşke Türkiye’de 30-40 tane Gaziantep olsa. Gaziantep bugün Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmiş şehirlerinden biridir.

GAZİANTEP GURUR DUYULACAK PIRLANTA GİBİ BİR ŞEHİR

Baktığınız zaman bardağın yarısını boş yarısını dolu görürsünüz. Hep boşunu görmek değil önemli olan dolusunu görmektir. Gaziantep’te eleştirilecek şeyler belki vardır ama ben dışarıdan geliyorum. Diğer şehirlerle de kıyaslıyorum, Egedeki şehirlerle kıyaslıyorum, Çanakkale’den tutun Antalya’ya kadar olan o sahillerdeki şehirlerle ilçelerle kıyaslıyorum oralarla kıyasladığım zaman Gaziantep gurur duyulacak pırlanta gibi bir şehir. Ama siz şehrin içerisinde yaşayan insanlar olarak bir takım eleştirecek yönlerini görürsünüz. Ankara’da şehircilik olarak eleştireceğim şey Gaziantep'ten kat kat fazla. Daha önce Gaziantep’e geldiğimizde havaalanındaki pistin bir ucu ile diğer ucu arasında yükseklik farkı var. Uçak ya inemiyor ya da küçük uçak iniyor. Öyle bir sorunla karşılaşıyorduk. Bir ara Gaziantep havaalanı kapandı. Bir defa Gaziantep'e Adana üzerinden geldim. Gavur Dağları’nı aştık geldik. Adana’dan Gaziantep’e gelmek bir eziyetti. Şimdi burası Atatürk’ün modern büyük Türkiye’si. Viyadükleri, tünelleri yapan bir Türkiye. Gurur duyulacak bir Türkiye. Bunları görüp gurur duymamız lazım ama biz günlük siyasi çekişmelerden dolayı pek bunları göremiyoruz. Bu barajlar, yollar, tüneller yapıldı diyoruz. Zaten bunlar vazifesiydi yapmayacaklar mıydı diyoruz ama unutmayalım ki yapılmadığı dönemlerde vardı.

SANAYİLEŞMEDE SES DUVARINI AŞMIŞ ÜRETEN, İHRAÇ EDEN BİR GAZİANTEP VAR

Türkiye pek çok konuda ses duvarını aştı. Gaziantep sanayileşmede ses duvarını aşmış üreten, ihraç eden bir Gaziantep var. Biz otomotiv yan sanayisinde, tekstil de, beyaz eşya da, televizyon üretiminde ses duvarını aştık. Birçok evdeki kullanılan televizyon Türkiye’de üretilen televizyondur. Ses duvarını aşamadığımız yerinde saydığımız konularda birisi hatta gerilediğimiz konulardan birisi siyasettir. Günlük siyasi çekişmelerden maalesef çıkamadık. Akşamları televizyonu açtığımız zaman devamlı o siyasi çekişmeleri görüyoruz. Ekranda 5-6 arkadaşımız oturuyor, içerisinde gazeteci, hukukçu, bilim adamı var. Bunların tartıştıkları konular hep sıcak güncel konular ve ayrı konuları hep aynı insanlar tartışıyor. Bir insan bu kadar bilgi sahibi olamaz. Halkı da yanıltabiliyoruz. Salgın döneminde Bilim Kurulu üyeleri Türkiye’ye bir ders verdiler. Televizyona 4 tane Bilim Kurulu üyesi çıkıyor birisi konuşurken diyor ki ‘Hocam bu konuyu benden daha iyi bilir, o konunun uzmanıdır.’ Diğeri diyor ki, “Sayın hocamın dedikleri doğrudur.’ Bunlar bize bir televizyon adabı gösterdiler. Çok önemli bir ders verdiler ama Türk televizyoncuları bu dersi yeterince alabildiler mi derseniz sıfıra sıfır elde var sıfır. Günümüzde okuma alışkanlığından ziyade sosyal medya alışkanlığı daha ön plana çıktı. Yükselen şehirlerden olan Gaziantep’in beğendiğim vasıflarından birisi bu günlük dedikoduların üzerine çıkabilmesidir.

İSTESEK DE İSTEMESEK DE SURİYELİLERLE BİRLİKTE YAŞAYACAĞIZ

Savaş sonrasında ülkesinden göç eden Suriyeliler bir Türkiye gerçeği. İstesek de istemesek de bununla birlikte yaşayacağız. Suriyelilere geri dönün desek ben bunların önemli bir bölümünün dönmeyeceği düşüncesindeyim. Bir kısmı bunların bizim gelinimiz oldu. Burada çocukları doğdu. Bunlara git diyebilmek mümkün değil. Türkiye tarih boyunca göç almış bir ülkedir. Balkanlardan, Kafkaslardan göç aldı. En son da Suriye'den göç aldı. Gaziantep'i, Şanlıurfa’yı, Kilis’i, Kahramanmaraş’ı kutlamak lazım. Bunları bir misafir olarak kabul ettiler. Kolay değil kültür farklılığı aynı şehirde, aynı mahallede yaşamak kolay şey değil. Kabul edelim ki bizde Almanya’ya göç verdiğimiz zaman orada hayli sıkıntılar yaşadık. Benzer sıkıntılar şimdi burada yaşanıyor. Bununla yaşayacağız.

ERKEN SEÇİMİN TOPLUMDA KARŞILIĞI YOKTUR

Türkiye’de erken seçim isteyenlerin gerçek niyetlerinin erken seçimden yana olmadığını düşünüyorum. CHP kurultaya gitti. Kurultaya giderken parti içerisinde rahatsızlıklar vardı. Kemal Kılıçdaroğlu akıllıca bir taktikle ‘Erken seçim geliyor. Erken seçime gidiliyor’ dedi. Erken seçime gidiliyor mu acaba diye herkes bir çekince içerisinde o parti içerisindeki sorunlarını unuttu. Aynı taktiği Meral Akşener uyguladı. Bir tarihte Süleyman Demirel grupta erken seçimden bahsetti. Milletvekillerinden biri çıktı dedi ki: “Beyefendi ne erken seçimi. Ben buraya gelebilmek için neler çektim, siz biliyor musunuz? Daha sırtımdaki ter kurumadı.” Bugün erken seçime gidilirse bugünkü milletvekillerinin kaçı yeniden gelebilir? Böyle bir durum varken hangisi erken seçim ister? Recep Tayyip Erdoğan bugün tek başına iktidar partisi. Tayyip bey seçime gidip ne diyecek? Ey Türkiye seçime gidiyoruz. Beni iktidara getirin mi diyecek. Seçmen der ki beyefendi zaten iktidardasınız diyecek. Erken seçim siyasi akla aykırıdır. Toplumda karşılığı yoktur. Televizyona çıkıp erken seçimi halk istiyor, istemiyor gibi yapılan anketler yalandır. Telefonda anket olmaz. Anket dediğiniz yüz yüze yapılır. Pandemi döneminde de yüz yüze yapılan tek bir anket yok. O sebeple yarın seçim olsa şu partinin oyu yüzde şu kadar, yüzde bu kadar geçiniz bunları. Bunlara inanmayın. Bana senin oyun hangi partiye diye sorsanız. Bu odadakilerin çoğunluğu falanca partiden ise bende başka partiye oy vermeyi düşünüyorsam sizin yanınızda gerçek düşüncemi söyleyemem. Bugün yapılan anketler kendin pişir kendin ye. Kendin söyle kendin dinle. Pek ciddiye alınacak bir şey değildir. Ben Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta gittiğim yerlerde iş adamlarına da sokaktaki halka da sordum. Vallahi bunların içerisinden erken seçim gereklidir, yarın erken seçim olsun diyen ben tek kişiyi görmedim. Türk siyasetinin gündeminde bugün erken seçim falan yok. Halkın gündemi aş, iş ve mutfağıdır.

2020 YILINDA GAZİANTEP HAVAALANI’NIN TERMİNALİ GAZİANTEP’E YAKIŞMIYOR

Bana eleştirecek bir şey var mı deseniz her dönemde eksik vardır. Gaziantep’e kadar gelen otoyolu bizim Halep sınırına kadar uzatmamız gerekiyor. 2020 yılında Gaziantep Havaalanı’nın terminali Gaziantep’e yakışmıyor. Bir zamanlar orası köy otobüs terminali gibiydi o zaman yakışmıyordu. Bu yapıldı fakat Gaziantep öylesine hızlı büyüyor ki bugünkü terminal bu büyük, modern Gaziantep’in gerisinde kaldı. Burada Türk siyasetinin de Türk bürokrasinin de kafası toplumdaki ilerlemenin gerisinde. Bu havaalanı terminalini yapanlar Gaziantep’in 40-50 yıl sonrasını görebilmelilerdi. Bundan 3-4 yıl önce Cemal Kalyoncu ile yurtdışında bir toplantıda TFF Başkanı Nihat Özdemir tanıştırdı. Cemal bey bana kendisinden bir isteğinin olup olmadığını sorduğunda bende var dedim. Gaziantep Havaalanı’nın terminali Gaziantep’e yakışmıyor. Onu yıkın yenisini yapın dedim. Cemal bey 'Siz Gaziantep’i benden iyi biliyorsunuz' dedi. Gaziantep çok hızlı büyüyor. Bereket ki belediye o büyümeyi nasıl sıkıntı yaratmadan karşılayabilirim diye yan yollar, ara yollar ve bazı meydanlar açmaya çalışıyor. Onu biraz daha hızlandırmak gerek. Süleyman Demirel ve Turgut Özal’ın Gaziantep’te mitinglerini yapabilecekleri tek yer istasyonun önüydü. Bu yerin dışında herhangi bir meydan yoktu. Bugün baktığınız zaman modern Gaziantep’te bir sürü meydan, alt geçit, üst geçit görüyorsunuz. Gaziantep’in şehir olarak belediye başkanlarının özellikle buraya kazandırdığı kültür boyutu bence çok değerlidir.

ÇETİN KARABIYIK

#

29 Eki 2020 - 00:00 - Yaşam

Son bir ayda gaziantepgunes.com sitesinde 342.271 gösterim gerçekleşti.



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.