MEVZU EKONOMİ

Bağımsız Türkiye Partisi’nin (BTP) Türkiye genelinde düzenlediği ‘Mevzu Ekonomi: Çözüm Milli Ekonomi Modeli’ programı Gaziantep'te gerçekleşti

Büyütmek için resme tıklayın

Bağımsız Türkiye Partisi’nin (BTP) Türkiye genelinde düzenlediği ‘Mevzu Ekonomi: Çözüm Milli Ekonomi Modeli’ programı Gaziantep'te gerçekleşti

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş,  perişan olmuş halkı uyutmak için türlü türlü ilaç verilidigini belirterek “Bu ilaçlar halkı rahatlatmak için olsa gam yemeyeceğiz, mutlu olacağız. Ama bu ilaçlar aslında vatandaşı uyutmak ve gerçekleri onlardan saklamak, gerçeklerden uzaklaştırmak için veriliyor” dedi.

Bağımsız Türkiye Partisi Gaziantep İl Başkanlığı tarafından ‘Mevzu Ekonomi, çözüm milli ekonomi modeli’ konulu seminer düzenlendi. Düzenlenen ekonomi seminerinde Türkiye ekonomisine dair sorunlar dile getirildi.

BTP tarafından düzenlenen seminerde konuşan Gaziantep İl Başkanı Ömer Faruk Boztepe, “2017’de Çin Maliye Bakanı’nın yapmış olduğu; yeni bir ekonomi modeline geçiyoruz açıklaması aslında dünyaya yapılan bir deklarasyondu. Yani yakında benden hiçbir şey alamayacaksınız,  ben bütün ürettiğim ürünleri kendi halkıma vereceğim deklarasyonu düzeni üzerine kurulu” değerlendirmelerinde bulundu.

MİLLİ EKONOMİ MODELİNİ UYGULAMAYAN SİSTEM ÇÖKER

Çin’in uyguladığı ekonomi modelinden kaynaklanan ihracat eksikliğinin dünyayı kasıp kavurduğunu dile getiren Boztepe, “Keşke Çin'deki işçiler gibi şu anda bin dolar civarında asgari ücret alsaydık bizim insanlarımız rahat etseydi. Bir de milli ekonomi modelini uygulamayan sistem çukurunun bataklığında çırpınan ülkeden bir tane örnek vermek istiyorum. Çok yakın tarihte gerçekleşen olaylar bunlar işin içinde savaş yok ama arkasında bir iflas var. Bu ülke iki kez Konya büyüklüğünde; adı Srilanka bu ada ülkesinde üretilen çay yıllık üç yüz bin ton! Bizim iki Konya büyüklüğümüzde İstanbul nüfusu kadar olan bir ilçe bizim onlardan yaklaşık beş kat fazla bir nüfusumuz var ancak ürettiğimiz çay yıllık iki yüz elli dokuz bin ton. Keşke Srilanka’da milli ekonomi modelini uygulansaydı da iflas etmeseydi” şeklinde konuştu.

‘ÜLKE KAYNAKLARI SÖMÜRÜLÜYOR

İflas eden bir ülkenin üretiminin Türkiye’den fazla olduğu vurgusunu yapan Boztepe, “Keşke milli ekonomi modelini uygulasaydı da iflas etmeseydi. Borcu erteliyoruz ama ertelediğimiz gün ödeyebilecek miyiz? Maalesef hiçbir ülke bunu ödeyemedi. IMF’nin araştırmasına göre 1800’ler ile 2010 arasında 83 defa iflaslar ilan edilmiş! Fransa, Danimarka, Hollanda ve İsveç 1’er kere, Portekiz ve Romanya dört sefer iflas etmiş.  Bu işin rekoru bizim komşumuzda; şimdi izliyoruz Yunanistan'la aramızdaki sorunları, okyanusa yakın bir ülke şu anda7 kez iflas etmiş… Peki ya biz; Türkiye'de var mı böyle bir şey? İki seferde biz iflas ilan etmişiz. Uzak tarihteki iflasımızın ilki 1854’deki ilk borçlanmayı alıyoruz 1875 yılında ise iflas ediyoruz akabinde 1881 yılında mevzu ‘Duyunu Umumiye’ ye geliyor. Sonrasında ülkenin yer altı ve yer üstü kaynakları tamamen sömürülürken bir yiğit çıkıyor; Gazi Mustafa Kemal Paşa! Vatanına, milletine sahip çıkıyor, içinden çıkılmaz bir işgali bu milleti ayağa kaldırarak 1923’te bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ni kuruyor” ifadelerinde bulunarak iflas eşiğinde olan ülkeler ile ilgili bilgiler vererek,Türkiye Cumhuriyeti’nin iflastan kurtuluşunu anlattı.

HALKI  UYUTMAK İÇİN HER TÜRLÜ İLAÇ VERİLİYOR

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, yaptığı konuşmada, ekonomik konulara değindi. Baş”Cuma günü piyasalar kapanacakken dövizde  aşağı yönlü bir hareketlilik oldu. Biz bunun bir benzerini bundan yaklaşık yedi ay önce hatta yedi ayda biraz fazla 21 Aralık günü kur korumalı mevduat projesi programı açıklandığında görmüştük. Yani hükümetin enteresan çıkışları var ve ekonomik anlamda çıkmazda olan bir ülkede. perişan olmuş halkı uyutmak için türlü türlü ilaçlar veriliyor. Bu ilaçlar halkı rahatlatmak için olsa gam yemeyeceğiz, mutlu olacağız. Ama bu ilaçlar aslında vatandaşı uyutmak ve gerçekleri onlardan saklamak, gerçeklerden uzaklaştırmak için. Ne yapıyorlar? Bu 20 Aralık günü ben şöyle bir açıklama yapmıştım. Kırk milyar dolar piyasaya para sürdüler demiştik. Aradan beş altı ay geçti. Şimdi ekonomistler ya herhalde o gün kırk kırk beş elli milyar dolar piyasaya para sürüldü ki Bu iş böyle oldu demeye başladı. Ilk başlarda Sayın Bakan Nebati de bana cevap yetiştiriyordu. Bir tanesi çıkmış kırk milyar dolar. Piyasaya sürüldü. Böyle bir şey mümkün değil. Türk ekonomisinin bu kadar paraya ihtiyacı yok diye söylüyorduk. Aslında Türk ekonomisine hakaret ediyordu bir yandan. Yani birkaç milyar dolarla piyasada o dövizi düşüreceklerini iddia ediyordu. Ben de şöyle söylemiştim. Madem Sayın Bakan birkaç milyar dolarla on sekiz liradan on iki liraya doları düşürdü. Bir kaç milyar dolar daha versin. On iki liradan dokuz liraya düşürsün.” Dedi

EN AZ DÖRT MİLYAR DOLAR PARA SÜRDÜLER

Baş “ işin gerçeğine baktığınız zaman iş hiç de öyle değil. Yani siz tahmini olarak beş yüz milyar dolar civarı gayrisafi milli hasılası olan Ne demek gayrisafi milli hasıla? Hemen onu söyleyelim. Gayrisafi milli hasıla buradaki herkesin Türkiye Cumhuriyeti hudutlarındaki herkesin bir yıllık süre zarfında Ürettiği ürün, ortaya koyduğu emek ve çalışma. Biz buna gayrisafi milli hasıla diyoruz. Bu bütün dünya ülkelerinde hesaplanan bir şey. Madem beş yüz milyar dolar gayrisafi milli hasıla olan bir Bir ülkede birkaç milyar dolarla iş yapıyorsunuz. Yine bir piyasada o günkü işlem kırk milyar dolardan aşağı olmazdı. Ben lafımın arkasındayım. Gün gelecek bu kardeşiniz de Sizin verdiğiniz yetkiyle hüküm etmeye başladığı zaman onu da size çıkarıp ispat edecek delilleri daha önce yaşadığımızı bu Cuma günü iki gün önce tekrar yaşadım. Bak yine rakam veriyorum size. En az dört milyar dolar piyasaya para sürdüler. Alelacele. Bakın uluslararası finans piyasalarında çok net bir kaide vardır. Her ülkenin kendi saatine göre günün ilk ışıklarından sonra insanlar hazırlanırlar. Elbiselerini giyerler, işe giderler. Ve piyasayı açarlar. Dükkan açmak gibi. Piyasa açılışı diye bir şey vardır. Bu bütün borsalarda, finans piyasalarında, dünyanın her yerinde böyledir. Nasıl ki bir esnaf sabah kalkar, gider dükkanını açar. Ülkenin de piyasası günün ilk ışıklarından sonra birkaç saat hazırlık vesaire piyasa açılır. Türkiye'de kaçla açılır bu piyasa? Sabah dokuzda. Ve dünyanın her yerindeki ülkelerde akşam dinlenmek için piyasa, kepenk kapatılır, eve gitmiş. Ve dinlenilir. Mesela bu Avrupa'da, Amerika'da, Uzak Doğu'da, belli ülkelerde, belli ritüeller vardır. Kimisi böyle işte kafelere veya işte ne derler? PAPlara giderler. Türkiye'de ne yapılır? Arkadaşlarıyla kafeye gidilir. Ya da işte çayhaneye gidilir. Ya da işte ne bileyim yemeğe gidilir falan. Akşam piyasa kapatılır. Akşam piyasa kapandıktan sonra piyasa üzerinde işlem yapana da manipülatör denilir. Bunu borsada tespit ettiğiniz zaman gidersiniz sen suçlusun diye hapse atmaya kadar yolu vardır, işlem görürsünüz. Niye? Piyasayı manipüle ettin. Niye? Piyasanın dar vaktinde, işlem görmeyen vaktinde piyasaya müdahale ettin diye. Şimdi Türkiye'de ne hikmetse bu işlerin tamamı piyasa kapandıktan sonra oluyor.”dedi.

AKŞAM KEPENK KAPATILDIKTAN SONRA İŞ YAPIYORLAR

Baş “Türkiye’de akşam 5’te kapanır. Bildiğin memur mesaisi. Devlet 5’te kepengi kapatır ‘hadi herkes evine’ der. Ama bizimkiler kararları gece saat 9’da, 10’da,11’de alır. Bu da enteresan bir şey. Neden bu vakitlerde alıyorlar? Çünkü bu vakitlerde alınan kararlar, piyasa sığ olduğu için rahatlıkla piyasayı manipüle edebildiğiniz vakitler oluyor. Bu şuna benziyor: Dükkanda kepenk açtık. Dükkanda patron var, tezgahtar var, çalışan var. 10 kişi dükkandayken art niyetli biri dükkana girip istediği şeyi yapamaz ama akşam kepengi kapattıktan sonra alarmın şifresini bilen kişi piyasaya (dükkana) girer istediği işlemi yapar.” Dedi

26 Haz 2022 - 21:38 Gaziantep/ Şehitkamil- Gündem

Son bir ayda gaziantepgunes.com sitesinde 299.853 gösterim gerçekleşti.



göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Gaziantep Güneş Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Gaziantep Güneş Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Gaziantep Güneş Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Gaziantep Güneş Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.