Bütün İslam âlemi ramazanı şerifi senelerdir savaşların ve terörist faaliyetlerin hüküm sürdüğü bir ortamda yaşamaktadırlar. Dünya ülkeleri bu vahşeti seyretmekle kalmayıp İslam ülkelerine musallat olan terör faaliyetlerini bizzat kendi ülkelerinde planlayarak teröristlere her türlü eğitimi ve lojistik destekleri vermek suretiyle kendi çıkarlarına uygun olarak yönetmektedirler.

Hatta Müslüman ülkeler arasında mezhep ayrılıklarını kaşımak suretiyle Müslümanların birbirlerinin kanını akıtmalarından zevk alırcasına seyretmektedirler.

Gelişmiş devletlerin ve de kiliseler birliğine bağlı ülkelerin geçmişte ehli salip ordularıyla İslam ülkelerine karşı açmış oldukları silahlı mücadelelerinden bekledikleri sonuçları alamadılar. 700 yıl dört kıtada üstünlüğünü kılıcının gücüyle bütün ülkelere kabul ettiren ancak fethettiği ülkeleri hiçbir zaman sömürmeyi düşünmeden o ülkelere adalet ve laiklik prensiplerini götürmek suretiyle bütün insanların inandıkları gibi yaşamalarını fermanlar yayımlayarak güvence altına alan Osmanlı Devletini içeriden ve de dışarıdan güçlerini birleştirmek suretiyle yıkmak için ittifaklar kuran bugünün Avrupalıları Osmanlı Devleti’nin bugünkü yerini alan Türkiye Cumhuriyeti devletimizin varlığını o dönemde içlerine sindirememelerine rağmen ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ve de arkadaşlarının gösterdikleri milli mücadele gayretleri karşısında pes etmek mecburiyetinde kalmışlar. İşte Türkiye Cumhuriyeti devletimiz bu mücadele sonucu kurulmuştur. Her şeyini kaybetmiş ancak inancını kaybetmemiş olan milletimiz yeniden var olma mücadelesinde ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının omuz omuza vermeleri sayesinde bugün ülkemiz ayaktadır ve de bütün Müslüman ülkelere örnek olacak bir kalkınma mücadelesi vermektedir. Milli mücadeleden sonra devletimizin kasası tamtakır boştur. Kapitülasyonlar devletimizi sarmalamışlar. Sanayi yatırımı yapmak imkânsız. Ülkemizdeki kapital sermayeler gayrimüslim olan insanların tekelinde bulunmaktadır o dönemde.

Müslüman halkımız fakru zaruret içerisindedir. Ancak ülkemizde azınlıklar ise ballı yağlı bir yaşam sürdürmektedirler. Adalar modalar onlar için, azınlıklar için hizmet vermektedir o dönemde.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra yaşadığımız sıkıntılar büyük sıkıntılardır. Bu dönemde Almanlardan bugünkü olduğu gibi hep kazıklar yiyerek gelmişiz.

1950 yılından itibaren demokrasi ile tanıştık. Ancak halkımız işsiz güçsüzdür. Ancak DP’li siyasetçiler ülkemizin kalkınma yollarını açmada ve bu yolda adımlar atmada kararlıdırlar. İşte rahmetli Adnan Menderes ve DP’li arkadaşları bu hayırlı hamleyi başlattılar ve 10 senelik iktidarları döneminde Türkiye’yi CHP’nin keskin muhalefetine rağmen yukarılara taşımayı başardılar. Teslim aldıkları fakir Türkiye artık her mahallesinde milyonerleri olan bir Türkiye olarak halkın ekmeği bütün sırtı pak ve düzgün ülkede herkes bir şeyler yapmaya çalışıyordu.

Türkiye’nin bu hamlelerinden rahatsız olan süper devletler ve de batılı devletler içerideki hükümete muhalefet eden siyasetçileri de kullanarak üniversitelerdeki bir grup mürekkep yalamış akademisyenleri de kullanarak sokak terörü estirmeye başladılar. CHP bu konuda sokağa inenlere öncülük etti. Hatta yönlendirdiler. Milletimiz bunları unutmadı.

Silahlı kuvvetlerimizin içerisinde de bu eylemlere katılan subay ve astsubaylarda CHP’nin destekledikleri 1960 27 Mayıs günü ihtilal yaparak TBMM’ni dağıttılar. Bütün hükümet üyelerini ve DP’li milletvekillerini tutukladılar. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ı tutukladılar.

İhtilale katılmayan generalleri ve alt rütbelerdeki subayları önce tutukladılar. Sonra ordudan emekliye ihraç edilenler oldu. Düzmece mahkemelerde Yassı ada’ da yargıladılar. Rahmetli Adnan Menderes’i ve üç arkadaşını idama mahkûm ettiler. Çok sayıda DP’li milletvekiline cezaevlerinde işkenceler yaptılar.

İçişleri bakanı rahmetli Namık Gediği emniyet binasının 5. Katının penceresinden atarak şehit ettiler. Menderes ve arkadaşlarını İmralı adasında idam ettiler. Milletimize bu acıları CHP’lilerle beraber yaşatan askerler mahkemeyi kubrada bunun hesaplarını çok ama çok ağır ödeyecekler.

Bugünde yine CHP sahnede. Bu defa hain Fethullah’ın planlarının parçası olmaya ramak kaldılar. Ordularımızın içerisindeki hainlerle beraber hareket eden ülkemizde hainler oluştu. Bunların iş adamları içerisinde de uzantıları vardır. Devletimizin bütün damarlarına da sızdıklarını görüyoruz.

Bu mikroplu hücreleri kanserli hücreleri devlet çarkımızın içerisinden temizleyene kadar mücadeleyi elden millet olarak bırakmamalıyız. Onun için diyoruz ki:

Bayram gelmiş neyime. Aman anam garibem. Kan damlar yüreğimden. Aman anam garibem.

Bu hainleri sıfırlamadan bayram yapmamızın bir anlamı yoktur. Her gün şehitlerimiz geliyor. Nasıl bayram yapalım içimiz kan ağlarken.

Bütün şehitlerimize Allahtan rahmet diliyoruz. Ailelerine, yakınlarına ve de milletimizin başları sağ olsun diliyoruz.