Türkiye batılı ortaklarından zarar görmeye başladı. Türkiye Amerika ile de bütün antlaşmalarını yeniden gözden geçirmelidir. Ortaklıklar karşılıklı saygıya dayanmalıdır. Bütün Avrupa Birliği ülkeleri ile teker teker masaya oturarak ülkemizin hak ve hukukunu ve de menfaatlerini güvence altına alacak yeni antlaşmalar yapılmalıdır.

Avrupa Birliğinin kapısında 55 senedir Türkiye’yi bekleten ülkelerin aslında başka başka hesapları vardır. Onun içindir ki Türkiye’yi kapıda bekletiyorlar. Ancak bu böyle devam etmeyecektir. Türkiye artık dünkü Türkiye değildir. Türkiye uluslar arası antlaşmalarda kendi hak ve hukukunu koruyacak işine gelmeyen talep ve istekleri gerisin geriye çevirmek suretiyle ortakları ile masaya eşit şartlarda oturacak tecrübeye ve güce sahip bir ülkedir.

Türkiye Müslüman bir ülkedir. Anacak dinle devlet işlerini birbirinden ayırmayı anayasal olarak teminat altına almış bir ülkedir. Avrupa Birliği ise aslında bir Hristiyan kulübü görünümündedir. Aralarında kurdukları birlik kesinlikle Müslüman Türkiye’yi kendi aralarında ortak olarak istemiyorlar. Ancak bunu aleni olarakta söylemeye cesaret edemiyorlar. Onun içindir ki 55 senedir ülkemizi kapısının önünde oyalayıp duruyorlar. Bizim devlet adamlarımızda iyi niyetle senelerdir ortaklığa kabul edilmeyi beklemekteydiler. Bu beklemeye artık bir son verme zamanı gelmiş ve de geçmektedir. Türkiye kesinlikle mevcut ittifaklarla yetinmemelidir. Yeni dostluklar kurmalı ve bu dostluklar sayesinde ticari ilişkilerini de karşılıklı olarak ortak yatırımlara dönüştürecek alt yapıları hazırlamalıdır.

Rusya federasyonu ile de ortak yatırımları hızlandırmalıyız. Batılı ülkelerle olan ilişkilerimizden bugüne kadar zarar gördük.  Hala da görmeye devam ediyoruz. Yeter artık.

Zararın neresinden dönerseniz mutlaka kara geçme dönemi başlar.