Milli Eğitim Bakanlığı eğitimde sık sık değişiklik yaparak çocuklarımızın önlerini açması gerekirken tam aksine senelerce yavrularımızı dershanelere yönlendirerek dershanelerin ekmeklerine yağ ve bal sürmüşlerdir. Dershaneleri yönetenler liselerdeki öğretmenlerle irtibat kurmak suretiyle öğrencileri dershanelere yönlendirmede yardımcı olmalarını istediler. Bu sayede liselerdeki eğitimde verimlilik azaldı. Sonunda siyasi iktidarlar bunun farkına vardılar ve dershanelerin kapatılmasına çare aramaya başladılar. Bu o kadar kolay değildi. Ne tekimde öyle oldu. Çünkü dershanelerinin büyük bölümü hem de güçlü olanlarının hain Fetullah Gülen ile irtibatları vardı. Bunlar direnmeye başladılar ve yandaş basınları aracılığıyla da hükümeti devirmeye yönelik yayınlara ağırlık verildiği görüldü.

   Hükümet dershaneleri kapatmakta kararlı olduğu için bunların basın yoluyla baskılarına boyun eğmedi. Dershanelerin tamamının kapatılmasını bir takvime bağladı. Son dershane kapatılana kadar da peşlerini bırakmadı. Ancak çok sayıda dershane binalarını yönetenler yasal boşluktan yararlanarak binaların gereken şartları oluşturmamasına rağmen bu binaları özel liselere çevirdiler. Ve Milli Eğitim Müdürlükleri de yumuşak bir geçiş olsun düşüncesiyle bu özel liselerin faaliyetlerine izin verdiler.

   Milli Eğitim Bakanlığı şimdi bu apartman liselerin faaliyetlerini de mercek altına almalıdır. Ve bu liseleri çalıştıran yöneticilere uygun şartlarda lise binaları yapmaları için belli bir zaman tanınmalıdır. Yasal boşluktan yararlanan dershaneleri kapanan öğretmenler şimdi çok yerde de elverişsiz ortamlarda eğitim kursu diye iş yerleri açmaya başladılar. Mili Eğitim Müdürlüleri bunlara da izin vermektedir. 

 Ak Parti hükümeti milli eğitimdeki yapmış olduğu müdahaleyi sonuna kadar takip etmelidir ve evlatlarımızın daha iyi eğitim almalarının önündeki bütün engelleri kaldırmak için yeni hamlelerine devam etmelidir. Liselere çocuklarımızın geçişlerinin önündeki engeller yeni çözümler üreterek kaldırılmalıdır. Liselerden mezun olan bütün öğrencilerin istedikleri fakültelere girmelerine engel teşkil eden mânialarda bertaraf edilmelidir. Çocuklarımızın istikballerini karartmayalım. Üniversitelere girdikleri gün bütün üniversiteler ister devlet, ister özel üniversiteler olsun kayıtlı öğrencilerini barındıracak kapasitede öğrenci yurtları ve de sosyal tesislerini en kısa zamanda mutlaka yapmalıdırlar. Üniversite öğrencilerimizin barınma ve beslenme ve de sağlık sorunlarından üniversiteler mesul tutulmalıdırlar. Eğitimde sık sık müfredat değişikliklerinden öğrencilerimiz menfi yönde etkilenmemelidirler. Hükümetimiz Milli Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin üniversitelere giriş için yaptığı öneri ve tekliflerini de mutlaka değerlendirmeye almalıdır.