Yazmaya söylemeye  utanıyorum ama, söylesem de, söylemesem de, kızlarımızın giydikleri pantolonların dizlerindeki yırtıklar gid gide büyüyor. Hat da bu yırtıklar erkeklere de moda oldu. Ne diyeyim, diyecek hiçbir şey yoktur. Birkaç gün önce dolmuşta bir kızımız saçlarını makinaya verdirmişti. Öğrenci mi? Değil mi ? Diye bir süre tereddüt ettim. Daha sonra baktım ki. Binevler dolmuşundan Gaziantep Üniversitesinin  önünde indi. Anladım ki, Üniversite öğrencisiymiş.

       Bugün aklıma çok eskilerden bir olay geldi. Bari sizin ile paylaşalım dedim. İki kahkaha bir pirzolaya bedelmiş. Bilki size iki kahkaha attırırsam, bu sıkıntılı zamanınız da, azıcık neşelenirsiniz diye düşünüyorum. Sözü  fazla uzatmadan konuya geçip de anlatayım.

        1960 lı  yıllarda, saat 16.00  sıralarında  radyoda Zeki  Müren ile sohbet ve müzik programı yayınlanırdı. Ben bu programı hayranlıkla dinlerdim. Bu programda Rahmetli Zeki Müren şarkı söyler, fıkralar anlatır dı. Bir gün, bir kız Zeki Müren’e  mektup yazmış. “Zeki bey çok kıymetli bir eteğim var. Üzerine yağ döküldü çıkmıyor. Ne yapmam lazım? Yama yapmaya utanıyorum, eteğimi çöpe atmaya da kıyamıyorum. Ne yapmam gerekir” Diyor. Zeki Müren cevap veriyor, radyoda. “Hiç utanma hanım kız. Sen,  o  eteğine bir kırmızı yama yap. Eteğini giy ve çarşıya çık. Bu yama  da neyin nesi diyen olursa, moda diye cevap ver. Çok sürmez, çarşıda birkaç gün sonra, kırmızı yamalı eteklere rastlarsın. Senin etek de, değerini kaybetmez giyersin” diye  cevap veriyor.

       Şimdi ben merak ediyorum. Acaba saçını berbere gidip de makinaya veren kızlarımız çoğalacak mı? Diye.Bir de kılık kıyafet yönetmeliği değişti. Her şey serbet oldu, isteyen istediği elbiseyi giyiyor. Güzel ama, okula gidiyorsunuz, öğretmeni, hastaneye gidiyorsunuz doktoru, resmi daireye gidiyorsunuz  memuru tanımakta zorluk çekiyorsunuz. Eskiden hastaneye gidince, doktoru, hemşireyi, memuru, hizmetliyi tanımakta zorluk çekmezdiniz. Ne güzel. Hele öğretmeni düşünecek, olursak, öğretmen  öğrenciye her yönü ile  rehber olmalıdır. Bu rehberlik kılık kıyafete de  girer. Benim bir kızım meslek lisesi öğretmenidir. Öğretmen kızıma defalarca demişimdir. Kızım öğretmen sadece sınıfın içinde öğretmen değil. Her yer de,  her alanda öğretmendir demişim.Çünkü bu görev öğretmenlerimeze düşer diye düşünüyonum.

       Neyse, bu günlük de bu kadar. Beni unutmayın sohbet köşemde sizin ile yine buluşalım. Hoşça  ve dostça kalınız. En güzel ve mutluluk dolu günler hep ve hepimizin olsun diyorum.