Fatma Şahin’i engelli annelerine sordum…

"Evlatlarımızı dışarıya çıkaramıyorduk. Başkanımız sayesinde çocuklarımızı dışarıya çıkarmakla kalmadık, sosyal aktivitelere de dahil ettik. Milli sporcu olmak için çabalayan azimli gençlere kapı açıldı" dediler.

Fatma Şahin’i çiftçilere özellikle kadın çiftçilere sordum...

"O bizim bacımız. Kadın eli tarıma da değdi. Halimizden anlıyor ve destekliyor. Araban’ın sarımsağının, Sof’un domatesinin, Oğuzeli’nin narının, İslahiye’nin biberinin ve üzümünün değerine değer kattı. Süt sağarken bileklerimiz acıdığı için sağlımızdan olmayalım diye süt sağma makinası hediye etti. Hem işimiz hızlandı hem de sağlığımızı kaybetmemiş olduk " dediler.

Fatma Şahin’i arıcılara sordum…

"Başkanımız bize hem kovan hem de arı otu dağıttı. Sayesinde bal oranlarımız iki katı arttı. Biz O’na ‘Ana Arı’ diyoruz. O başımızda olsun ki bizler de ‘İşçi Arı’ gibi çalışalım"  dediler.

Fatma Şahin’i tarih ve kültürümüzle ilgili üretim yapan zanaatkarlarımıza sordum...

"Atom karınca gibi çalışıyor. Ufak tefek ama yaptığı işler boyundan büyük. Zanaatımız yeniden değer kazandı. Allah O’nu başımızdan eksik etmesin" dediler.

Fatma Şahin’i gözü Gaziantep mutfağında olan şehir dışında hatta yurt dışında olan şeflere sordum...

"Gaziantep zaten gastronomi şehriydi ama bir vizyon lazımdı. Vizyon olmadıktan sonra yerinde sayarsın. Kimse seni tanımaz. Gaziantep şu an gastronomiyle anılıyorsa Şahin sayesindedir" dediler.

Fatma Şahin’i madde bağımlısı çocukların ailelerine sordum...

"Oya Bahadır Yüksel Rehabilitasyon Merkezi sayesinde artık evlatlarımız için daha umutluyuz. Burada hocalar sadece tedavi sürecinde değil tedavi sürecinden sonra da ilgileniyorlar. Aile gibi. Çocuklarımıza istihdam sağlıyor. Duyduk ki burayı Türkiye örnek alıyormuş" dediler. 

Fatma Şahin’i şehrin su sorununu çözecek ve suyu ucuzlatacak olan çelik boru döşeme projesiyle ilgili yıllar önce emekli olan Kimya Mühendisi meslektaşı Şahin Ateşoğlu’na sordum...

"1979';da Gaziantep Büyükşehir Belediyesi';nde Sular İdaresi';nde müdürlük görevi yaptım. Fatma Şahin benim meslektaşım. Beton boruların çelik borularla değişmesi haberini duyunca tüylerim diken diken oldu. Çünkü bu beton boruların yaşayan bir hikayesi var. Bu yeni borular Türkiye';de ve dünyada ilk defa kentimizde yerleştirildi. Başka da bir örneği yok. Eski boruların basınca dayanması mümkün değildi. Lastik contalarla birbirine bağlanmıştı. Bu yeni boruların takıldığına inanamadım gözümle gördüm. Helal olsun" dedi.

Bütün bunlara rağmen 17 -25 Aralık operasyonundan hemen sonra ilk belediye başkanlığı adaylığını açıklandığında Fatma Şahin’e FETÖ’nün abileri, ablaları bir de yayın organları belden aşağı saldırdı. Saldırıda sınır tanımadılar... Bu seviyesizliği, bu vicdansızlığı, bu hadsizliği ise kime nasıl soracağımı bilemedim...

Haa bir de unutmadan…

Savaşın yaşandığı Suriye’ye sınır şehri olan Gaziantep’in etrafı ateş çemberiyken, üstelik şehrin güvensiz olduğu düşünülürken ‘’Şimdi Gaziantep’e Gelme Zamanı’’ projesini başlattı. Fatma Şahin’i o dönemde can çekişen turizm sektörüne soracaktım ki cevap Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan geldi. Hem de iki cevap birden. Birçok Büyükşehir Belediye Başkanı’nın istifasının istendiği bir dönemde herkes gibi ben de merak ediyordum Erdoğan’ın düşüncelerini. Ben bunları düşüne durayım aklımdan geçenlere Erdoğan Külliye’den cevap verdi.

“Türkiye';nin bir açıkhava müzesi olması ile övünmek hakkımızdır. Ama asıl önemli olan bu zenginliği değerlendirebilmektir. Örneğin Gaziantep gastronomi alanında UNESCO';ya katılmıştır” dedi.

Erdoğan’ın bu sözleri üzerine tebessüm etti Fatma Şahin. Hakkıdır tebessüm etmek.

O’nu tebessüm ederken gören Erdoğan ise salonda alkış koparan şu ifadeyi kullandı: ‘Hemen de gülüveriyorsun.’

Bunu duyduğumuzda biz de tebessüm etmedik desek yalan olur. İçimden dedim ki;

 ‘‘Ne güzel emeklerin övgüye mazhar olması…

Allah’ım bu ne güzel bir gönül bağı...

Ne güzel bir birliktelik…’’

Ne diyordu bir Meksika atasözü...

“Bizi gömmeye çalıştılar. Oysa ki, tohum olduğumuzu bilmiyorlardı.”