Futbolun günümüzde ki değeri şüphesiz ki tartışılmaz bir konumda. Türkler için futbol aşk niteliği taşır duruma gelmiş durumda. Türkiye’de  İstanbul takımları ve Anadolu takımları olarak 2’e ayrılan bir sistem ilerlemekte. Dünya üzerinde hiç bu kadar bağımlı taraftar, hiç bu kadar içtenlikle destekleyen taraftar bulunmamakta.. 

Takımları zor duruma düşünce (Maddi) hemen ellerini taşın altına koyup ürün, üyelik, loca, kombine alımlarında yükselişe giriyor. Bu nedenle Türk takımlarının sahipleri yoktur. Başkanlar seçimle gelir seçimle gider. Türk takımlarının sahipleri ise ellerini taşın altına koyan Taraftarlardır. 

Türkiye’de futbol içtenlikle desteklenen bir oyundur. Ülkede onlarca sorun olsa bile televizyonlarda, internet sitelerinde özellikle sosyal medyada futbol hep gündeme gelir. İnsanların ilgisi çeken bu oyunda içinde olmakta ayrı bir olaydır. Mesela ; Sokakta yürürken top gördüğümüzde hepimizin ayağı o topa doğru yürür ve güzel bir vuruş dener. Yaş sorunu yaşamayız küçüğünden büyüğünden bu durum tekrarlanır. Sadece top görünce mi peki? Hayır poşet, boş  pet şişeler, yuvarlak olan çöp poşetlerine kadar yürür bu deneyimler.  Küçükken çorapları iç içe koyup evin içinde futbol oynamayanımız yoktur. Çok ayrı bir tutkudur bizim için Futbol. 

Maalesef ki bazen futbolda uğruna ölenler, yaralananlarda oluyor. Bunun yanı sıra mutlu olanlar, sevinç çığlıkları atanlar, tüm hayatını futbola bağlayıp yaşama nedenini tuttuğu takımın kazandığı maça bağlayanlara kadar uzar bu hikaye...

İnsanı bazen ağlatır..

İnsan bazen sevinç göz yaşları döker.. 

İnsan bazen mutluluktan tanımadığı insana sarılır..

İnsanların yüzünü güldürür..

İnsanları heyecanlandırır..

İnsanlara umut verir..

Futbol’un birleştirici bir unsur olduğunu kabul etmeyecek hiçbir insan yoktur. Futbol ne dil, ne ırk, ne din, ne renk dinler. Futbol sırt sırtta verilip aynı takım için edilen duadır. Futbol aynı forma altında aynı arma altında farklı renkler, farklı diller, farklı dinler ayırmadan bir takım halinde kazanmaya çalışmaktır. 

Dünya’da milyonlarca insan aynı anda bir şeye bu kadar aşk ile bağlanmamıştır. Futbol milyonların birleştiği yerde, milyonların aynı düşünce içinde olmasını sağlıyor. Bir nevi yapılan ülke dışı maçlarda ise farklı ülkenin taraftarları arasında bir kültür alışverişi de sağlıyor. Birbirini hiç tanımayan dillerini bilmeyen insanlar bir unsur için sokaklar da karşılaşıp birbirleriyle ısınmalarını sağlıyor. 

Mesela bizim bir Ronaldinho’muz var. Hani şu Gazianteplilerin sakladığı Antep fıstıkları var ya işte onu bile zuladan çıkartan futbolcu. Hepimizi ekran başına alıp heyecanla izleyip, mutlu eden futbolcu. İşte futbol bazen de özenle sakladığımız fıstıkları da piyasaya çıkartıyor. 

Bize babamızdan miras kaldığı için severiz futbolu, bize armanın değerini anlatan efsane oyuncularımızı özleyerek severiz, biz iki rengi yan yana koyarak severiz, bizler renktaş diye hitap edip hiç görmediğimiz insanları severiz, bizler armayı severiz, bizler armayı severiz işte bizler futbolu severken ayrıntıları daha çok severiz. Bizlere futbolu sevdiren aslında ayrıntılardır. 

Takımlarımızın bütçesi Avrupa takımlar kadar iyi değil, oyuncularımız Messi, Ronaldo, Neymar değil. Takımımızda öyle genç yaşta dünyaya hitap eden oyuncular yok bizler Avrupa’da yapacağını yapmış kariyerinin son zamanlarında ülkemize gelen futbolculara rağmen bağlıyız bu spora. Bizler iyi günde kötü günde yanında olmak için varız. Bizler kaybedilen maçlar sonunda Şereftir Seni Sevmek diyerek varız bu işin için de. Bizler elendiğimiz maçlardan sonra takım halinde tribüne çağırıp alkışlamak için varız bu dalda. Buradan çıkış yok diyerek stadyumları benimseyerek bu dala bağımlıyız, Arabesk ruhumuzu, isyanımızı, göz yaşlarımızı döktüğü kadar ilerliyoruz. Ofsayttan gol olan pozisyonlarda anlık mutluluklar bile yaşadığımız için seviyoruz futbolu, yenildik ama korkmadan oynadık demek için seviyoruz bu futbolu, sokaklar da elimize bayrakları alarak sevinç  turları atmak için seviyoruz futbolu, söylemeye çekinğimiz totemlerimiz olduğu için seviyoruz futbolu, emin olarak bu sene şampiyonuz diyebildiğimiz için seviyoruz futbolu, bizler şehrimizin takımı olduğu için seviyoruz futbolu, semtimizin ismi için seviyoruz futbolu, bizler hiç tanımadığımız kişilerle deplasman yolculuğunda söylediğimiz beste  aşkına seviyoruz futbolu, bizler stadyumları mabed olarak gördüğümüz için seviyoruz futbolu..

Bizimkisi aşk başka bir nedeni yoktur. Karşılıklı değil karşılıksız seviyoruz. Kazanmak için değil kaybetmek için de varız biz. Çünki biz sefasında da varız cefasında da .

Yazımın son noktayı koymadan önce şunu belirtmek isterim ; ‘’Futbol kavga, futbol sevdiklerimizin kalbini kırmak için değil bizleri birleştirmek, sevdiklerimizi mutlu etmek için vardır. Sevdiklerimizle kavga etmeden izlediğimiz zaman güzeldir futbol’’.

Şen ve esen kalın.