Bundan sonra her Cuma günü Güneş ailesinde hukuk alanındaki yazılarımla sizlerle olacağım.

Hepimizin içinde bulunduğu büyüyen bir dünyada hukuksal olarak bilgi edinmenin faydalı olacağını düşünüyorum. İlk yazımı kendi uzmanlık alanım olan iş hukukunda yazacağım. İş sözleşmesi terimini inceleyerek başlayalım.

                  İş kanunu madde 2’de ‘Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.’ Demektedir. Öncelikle bir işyerinde çalışan tüm kişiler iş sözleşmesine dayanarak çalışmaktadırlar.  İş sözleşmesinin kurulması için gerekli unsurlar bulunmaktadır. Eminim ki çoğu kişi bunlara dikkat etmez. İş sözleşmesi kurulurken en önemli husus işveren ile işçinin sözleşme yaparken hangi konularda anlaştığıdır. Hangi işi yapacağınız, ücretiniz, çalışma süreleriniz, ek ödenekleriniz gibi konuların hepsi iş sözleşmesinde bulunmaktadır. Yazılı olarak yapılan tüm sözleşmeler ileride delil olarak önem taşımaktadır. Bu sebeple sözleşmelerinizi yazılı olarak yapmanızı öneririm.

                  İşveren ile işçi arasında kurulan bağ iş sözleşmesi sayesinde oluşmaktadır. İşvereniniz, iş ile ilgili tüm talimatlarını sözleşmeye dayanarak vermektedir. Hukukumuzda yazılı olarak sözleşme yapmamış olsanız bile sonradan sözleşme yapmanız mümkündür. Yıllık izninizi kullanırken bile sözleşmeye dayanarak bu hakkınızı kullandığınızı bilmeniz gerekir.  İş sözleşmenizin süreli veya süresiz olması bile ileride sorun yaşamamanız için önemlidir. Süreli sözleşmelerde, sözleşmenizin süresi bittiğinde işiniz de sona erecektir. Bu tür sözleşmelerde size herhangi bir bildirim yapılmaksızın sözleşmeniz sona erer. İhbar tazminatı alma imkânınız bulunmazken, kıdem tazminatı alma hakkınız da çalıştığınız süreye bağlıdır. Bunlar iş sözleşmesinin önemini ortaya çıkarmaktadır. Gelecek yazımda sizlere sözleşmelerin çeşitlerinden bahsedeceğim. Görüşmek üzere..