Dedelerimizden, babalarımızdan, anne ve ninelerimizden bir “FATO PAŞA”  hikayesini kanımca herkes duymuştur. Ben eskiden olduğu gibi bu günlerde de sık sık bu cümleyi duymaktayım.  Bunu da lider ve çalışkan kadınlar için kullanıldığını tespit ettim. Peki bu isim halk arasına nasıl girdi. Bunu da merak ettim araştırdım.  Bu gerçek hikayenin kahramanı 1880 Yıllarında  Adıyaman Kahta ilçesi El Miran Aşireti  reisi Ali Miranla evlenen Fatma, Miran aşireti gelini olmuştur. Bu sözlü tarihe göre Fatma’nın kocası bir zamandan sonra  vefat edince hem aile reisliği hem de aşiret reisliği kendisi üstlenmek zorunda kalmıştır.  Osmanlı Devletinin son zamanlarda eşkiyanın ve Osmanlının bölge Paşası Osman Paşanın adaletsiz ve kaba kuvvetlerine karşı başa baş, dişe diş bir kadının mücadele etmesi çevrede büyük takdir toplamış. Ailesinin ve aşiretinin hakkını sonuna kadar korumuş ve kollamıştır.  İşte tahminen kocasının 1900 yılarında vefatı ile FATO PAŞA ismi halk arasında yayılmıştır.  İşte 120 yıldır,  lider ve yiğit kadınlara hep  FATO PAŞA   deniyor.

 Bizim toplum olarak her şeyden önce morale (Rehabilitasyona) ihtiyacımız var. İşte ilimizde bu konuda Büyükşehir Belediye Başkanımızın çalışmaları  insanlara moral vereceğine inandığım için bu yazıyı yazmayı kendimi zorunlu gördüm.

 Teşbihte hatta olmasın ve başta sn. Büyükşehir Belediye Başkanımız ve okuyucularımız yanlış anlamasın ve beni bağışlasınlar.    Her kesin kendine özgü yaşantısı ve sıfatları var.  Çok şükür sn. FATMA ŞAHİN’İN;  Milletvekili, Bakanlık ve  Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığı  unvanlarını  şeref ve gururla yaşadı ve hakkını verdi ve  veriyor. Şimdi de bu şerefli  unvanlara  bende  vatandaşın  Sn. Başkan için söylediği “ FATO PAŞA” Unvanını eklemek istiyorum.   .

Çünkü sn. ŞAHİN ;Son yıllarda Gaziantep ve Türk siyasetine damga vuran,  ilimizi yurt içinde ve yurt dışında en güzel bir şekilde temsil eden, Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın Fatma ŞAHİN’e çok yakışır diye düşündüm. Çünkü bizler için gece-gündüz ayırımı yapmadan,  ilimize hizmet ettiğini tüm kesimlerce kabul edilmektedir. Vallahi billahi  işi  kolay değil. Eşine, çocuklarına evine ayırdığından, daha çok zamanını halka hizmete adamıştır.  Bunu da ancak lider olanlar buna katlanabilir. Onun için bu tür gerçekleri fazlasıyla hak ettiğini kalben ve mantıken inanıyorum.  Bilindiği gibi “MARİFET İLTİFATA TABİDİR.” Bakın Romalılar bu konuda ”ÖVGÜ ERDEMİN YANSIMASIDIR.” Gibi güzel övgüleri hak edenlere yapmak bizim vefa borcumuz olmalı. Yani her konumda  hak edenin hakkını teslim etmek zorundayız. Tersi nankörlük olur.

 Bilhassa son yıllarda çoğumuz günlük yaşamaya başladık. Bana bu gün faydası olmayan ve bana çıkar sağlamayan idarecileri yaptıklarını bir günde unutuyoruz. Burada şunu belirtmek istiyorum. Hizmetler toplumsal olmalı ve iyi hizmetleri de şahıs ve parti gözetmeden candan alkışlamalıyız ki hizmet erbapları halkımıza daha çok hizmet etsinler diye. Buna  da  idarecilerimizi faydalı hizmetlere  teşvik etmiş oluruz.

 Son olarak Büyükşehir Belediye Başkanımız sayın FATMA ŞAHİN’in;  Milletvekili, Bakan,  Büyükşehir Belediye Başkanı makamlarına bende “FATO PAŞA “ unvanını ekledim.  Belki diyebilirsiniz  padişahlık, paşalık devri bitti. Ancak sayın ŞAHİN “FATO PAŞA” lığı fazlasıyla hak ediyor. Yanlış anlamayın bu paşalık hizmet paşalığıdır. Çünkü halkımız bu unvanı yakıştırdı. Bende bunu yazmak zorunda kaldım. Kimse kusura bakmasın bu benim düşüncem ve tespitlerim. Herkesin fikrine de saygılıyım.

  Tam sayın  Şahin için yazılmıştır.

                HERKESE YETİŞİRSİN,

                KENDİNE GEÇ KALIRSIN.

 İşte buda sizin vazgeçilmez hayatınız. Allah yardımcınız  olsun.  Halka hizmet, hakka hizmettir. Bunuda unutmayalım. Size ve ailenize kalacak olanda yaptığnız hayırlar ve taşıdığınız  bu şerefli görevlerdir. Geriside boş.

       Çok önemli rica:GAZİANTEP İl Müftülüğü bitişinde inşaatı devam eden CAMİNİN İNŞAATI kaplumbağa hızıyla sürüyor bir türlü hizmete girmiyor. Buna da bir el uzatsanız ve vatandaşın hizmetine girerse burdan da çok hayır duası alacağınızı hatırlatırım. Çünkü Müftülüğü gelenlerin çoğu vakit namazlarını camide kılmak ister.

 

                                                    SAYGILARIMLA