Hep büyük heyecanlar yaşanır atılan yeni adımların arkasında. Kelimelerin eşliğinde buluşulacaktır güzelliğin aynasında. Düşünceler, duygular arka arkaya bir sel olup akacaktır. 
Bazen ciddi, vakur, kuru bir yamacın düzlüğünde, bazen yerinde duramayan, kıpır kıpır akıp duran derenin kenarında, bazen de her şeyiyle size benzeyen, sizden bir parça gibi görünen bir evin avlusunda bulursunuz kendinizi. 
  
Yazmak, yazdıklarınızı kelimeler aracılığıyla paylaşmak, hep gerçekleşmesi beklenen büyük bir düştür. 
Bizim gözlerimiz de, yüreklerimiz de bu büyük düşün peşi sıra kah azgın dalgalarla boğuşur, kah fırtınalara siper eder gövdesini. Hiçbir zaman dur durak nedir bilmez. 
Ancak yazdıkça sakin limanlara sığınır. 
  
Rüzgara ne zaman yön vermeniz gerektiğini bilmeniz gerekir. Dümeni elinizden bırakmaya gelmez. Sabırlı olmanız da gerekir aynı zamanda. Bir yandan da dalgaların akışına bırakmanız gerekir kendinizi… Bunun için her şeyden önce kendimizi çok iyi yetiştirmemiz gerekmektedir. 
  
Yaşamın bize sunduklarını ayırt edici yönleriyle görebilmek bir gül bahçesinin içinde kaybolmuş güzelliklerin arayışıdır. 
Bu arayış sonunda eğer ki biz kendimize ait olanı bulabiliyorsak o andan itibaren yaşadığımız her şeyin bizim için bir anlam kazandığını görürüz. 
Artık sevgimizde sıcaklığı, umutlarımızda aydınlığı, hayallerimizde ayrıcalığı tadabiliyoruzdur yudum yudum…  
  
Bırakalım dünya kendi hızında dönmeye devam etsin. Biz bir karınca vakarıyla hazmede hazmede güzellikleri kendi hızımızda yaşayabilelim.