Okumayı öğütleyen, ilk emri "oku" olan bir dinin müntesipleriyiz. Ancak pratikte ne durumdayız, onu da araştırma sonuçlarına bırakalım.
Ülkemizde yaşayan 78 milyonun büyük bir çoğunluğu hâlâ kitapla buluşamadı. İlkokul sıralarında ders kitaplarıyla tanışan bir kesim de sonraki yıllarda kitabı sadece kitapevi raflarında görme imkanı buldu. Kitap okumayı vakit israfı gören bir grubun varlığını da unutmayalım.
Kitap okumak ufuk açar, dünyaya ve gelişmelere farklı pencereden bakmamızı sağlar. Ne kadar çok bilgi sahibi olursak o kadar kârdır. Ticari hayata kâr amaçlı bakan insanımız sosyal hayata da kâr amaçlı bakmak istiyorsa bilgi hazinesine her gün aktarım yapmak zorundadır. Aksi halde zarar ve ziyan dolu bir hayata mahkumdur.
İnsanın hayatında birkaç dostu olur, birçok konuda fikrini aldığı, istişare yaptığı bu insanlar donanımlıysa yolunu aydınlatır, dostuna faydalı olur. Bilgi ve kültürden uzaksa o insanın ne kendine ne de dostlarına faydası olur. Bilgi ve birikimi olan insanlarla dost olanlar hayata farklı bakabilir, gelişmeleri farklı okuyabilir. Birikimden uzak, kitapla uzaktan yakından ilgisi olmayan insanlarla dostluk kuranlar da lakırdı ve dedikodu dinlemekten başka bir şey öğrenemez.
80 milyona yaklaşan ülkemizde, 2016 yılında kişi başına düşen kitap sayısı 8.4 oldu. Uluslararası Yayıncılar Birliği verilerine göre de yayın sektörleri arasında Türkiye 11';inci sırada yer alıyor.
TÜİK verilerine göre, insanımızın kitap okumaya ayırdığı süre ne yazık ki sadece 1 dakika olmuş. Bu veri yüreğimizi titretiyor. Neredeyse kitap okumuyoruz. Kitap okumaya ayrılan vakit 1 dakikayken televizyon izlemek için 6 saat ayırmışız. İnternete bağlanıp geçirdiğimiz sürede 3 saat. Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle birlikte internete ayırdığımız vakit her geçen gün artıyor. Gelecek yıllarda internete ayrılan vakit 3 değil 6 saat olursa şaşırmamak gerekiyor.
Bu bilgilerin ardından kitap okumaya ve kitaba dönecek olursak, kitap okumak ihtiyaç listesinde 235';inci sırada bulunuyor. Kitabı ihtiyaç olarak görmüyoruz. Kitabı neredeyse hayatımızdan çıkarmışız. Türkiye';de durum böyleyken diğer ülkelerde durum ne derseniz, verilere bir göz atalım; kitap okuyan ülkelerin liderliğini ne yazık ki Müslüman bir ülke yapmıyor. Kitap okumada liderliği Fransa ve İngiltere yapıyor. Yüzde 21 ile dünyanın en çok okuyan milletleri Fransa ve İngiltere';yi
yüzde 14 ile Japonya, yüzde 12 ile ABD';de, ve yüzde 9 ile İspanya izliyor.  Türkiye';de ise oran binde bir.  Okuma alışkanlığında, dünyada 86';ncı sıradayız. Kitap okuyanların yüzde 65';i aşk, yüzde 24';ü siyasi, yüzde 13';ü düşünce, yüzde 7';si kişisel gelişim kitapları okuyor. Dünyada kişi başına kitap harcaması 1.3 dolarken Türkiye';de bu rakam 25 sent olarak dikkati çekiyor. Çocuklara kitap hediye edilmesi sıralamasında Türkiye 180 ülke içerisinde 140';ıncı sırada bulunuyor. Bizden sonraki 40 ülkeyi saymak bile istemiyorum.
Dünya genelinde her alanda öne çıkmak istiyorsak önce kitap okuyacağız. Bunu da önce ailemizde başlatacağız. Kitap okuyacağız ki her anlamda gelişeceğiz. Kitap okurken kendimizi okumayı da ihmal etmeyelim.
Bol okumalı günler.