İktisat; insanın yaşamını sürdürebilmesi, maddi ihtiyaçların ve isteklerin karşılanması olarak tanımlar. Genellikle iktisat tanıtımı, maddiyat için kullanılan bir terimdir.

Para yönetimi, bugün kişilerin, şirketlerin ve ülkelerin gündem sırasında ilklerdedir. Çünkü hayatın devamı için bunun şart olduğunu artık ilkokul çocukları dahi bilmektedir. Yaşamın devamı için olmazsa olmaz para olarak kabul edilmiş, edilmeye de devam etmektedir. Her şeyin maddiyata endekslendiği günümüzde bu kabulü artık doğal olarak görüyoruz. İktisat para yönetimi, yaşamın devamı için tanımlansa da insanın ve insanlığın yaşamında ilk sırada yer alsa da iktisadı başka alanlarda da kullanabiliriz.

Peki, iktisadı başka hangi alanlarda kullanabiliriz? Bu değerli kavramı sadece paraya endekslemek ona haksızlıktır. Mesela zaman yönetiminde iktisat çok önemli bir değerdir. Zamanı da iktisatlı kullanmak zorundayız. Bugünün en büyük sorunlarından biri hayatımızı düzenli yaşayamayışımız değil midir? Saati, günü, haftayı, ayı ve yılı programlayamayanlar zamanı da doğru yönetememektedir. Bu nedenle çoğu zaman 24 saat bile programsız yaşayan insanlar için yetmemektedir.

Hesabımıza, günlük 86 bin 400 saniye vakit yatırılmaktadır. Bunu nasıl, nerede ve niçin kullanacağımız da bize bırakılmıştır. İster uyuyarak, ister çalışarak, ister gezerek… Artık bu kişinin isteğine bırakılmıştır. Hesabımıza vakit yatıran da zamanı geldiğinde bu hesabı nasıl kullandığımıza dair bizden rapor isteyecektir. Vaktimizi buna göre harcamamız gerektiğini aklımızdan çıkarmayalım.

Bir araştırmayla devam edelim, Türkiye’de 70 yıl ömür süren bir insanın zamanının ne kadarlık bölümünü nerelerde ve nasıl geçirdiğine dair önemli bir araştırma bu. 26.3 yılını çalışmayla geçiren bu kişi, 23.3 yılını uyku, 5.8 yılını ulaşım, 5.8 yılını beslenme, 2.9 yılını ibadet, 2.9 yılını tuvalet, 1.5 yılını hastalık ve 1.5 yılını da özel zamanla geçirmiştir. Bu oran kişinin vaktini nasıl ve ne yaparak geçirdiğine bağlı olarak küçük değişkenlik gösterebilmektedir.

Hayat sermayemiz olan zamanı, üç başlık altında düzenlememiz mümkündür. Bunlar; planlama, bu belki de önemlisidir. Planlamanın olduğu hemen hemen bütün işlerde başarı vardır. Planı yaptıktan sonra bu planı karara bağlama, kararı uygulamaya geçirme ve uygulamayı da yönetimdir. Planlama, karar ve yönetim. Aslında hayat bu üçünün etrafında dönüp durmaktadır.

İslam Peygamberi Hz Muhammed (SAV), “İnsan iki şeyin kıymetini bilmez, sıhhat ve zamanın” hadisleriyle zamanın önemine vurgu yapmıştır. Çoğu kez bizden yaşça büyük insanlardan geçen zamana dair ahu vah işitmişizdir. “Şimdi senin yaşında olaydım neler yapardım, neler, gençliğimizin kıymetini bilmedik, bilemedik…” bu sözler hemen hepimizin çevresindeki yaşlılardan duyduğu bildik sözler değil mi? Aslında bütün söylemler bize büyük bir uyarıdır, tabi ki anlayana. Bizden öncekilerin pişmanlıklarını biz tekrarlıyorsak bu söylemlerden hiçbir şey çıkaramamış demektir.

Boş işlerle vakit geçiren kişilere, ömrünü malayaniyle geçirdin, derler. Hiçbir hedef gözetmeden, öylesine ömür tükensin diye boş konuşmalar ve faydasız işlerle vakit geçirenler için kullanılan bu söylem, kişinin dünyasını boş işlerle heba ettiğinin göstergesidir.

Zaman yönetimi aslında kişinin kendini yönetmesi, hayatını plan ve programla geçirmesidir. Geride kalan zamanın ne kadar kaldığını bilmediğimize göre hayatımızı disiplin altına alıp vakte kıymet vermeliyiz. Aksi takdirde zaman su gibi akıp geçmektedir, birde bakmışsın sana verilen sürenin sonundasın…