|
Gaziantep Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu
Başkanı Mehmet
Aslan, Türkiye'nin dış politikasında bir eksen kaymasından
bahsedildiğini
belirterek, "Bunu herkes değil bazı çevreler özellikle gündeme taşıyor.
Bize göre çok yanlış bir zeminde tartışma yapılıyor. Türkiye'nin
komşularıyla
her anlamda ilişkilerini geliştirmesi neden eksen kayması olarak
değerlendirilsin?" dedi.
Türkiye'nin komşularıyla iyi ilişkiler kurmasının
dünya
barışı açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
GTO Haziran ayı Meclisi Meclis Başkanı Zeki Yağcı
başkanlığında gerçekleştirildi. Toplantıya, Zirve Üniversitesi Rektörü
Prof.
Dr. Adnan Kıssa da konuk olarak katıldı ve meclis üyelerine üniversiteyi
tanıttı.
GTO Başkanı Aslan, yaptığı konuşmada, bu yıl
Türkiye'nin yanı
sıra 5 Orta Doğu ülkesinin katılımıyla gerçekleştirdikleri Uluslararası
5. Irak
ve Komşu Ülkeler Fuarı'nı başarı ile tamamlamanın mutluluğunu
yaşadıklarını
söyledi.
Irak, İran, Suriye, Ürdün ve Lübnan gibi Orta Doğu
ülkelerinin katılımıyla gerçekleştirdikleri bu fuarın bölge ülkelerinin
ilişkilerinin gelişmesine büyük katkısının olacağını ifade eden Aslan,
''Gaziantep'teki ortak aklın eseri olan bu fuar ülkemiz ve bölge
ülkeleri için
büyük önem taşıyor. Uzun ve titiz hazırlıkların ardından
gerçekleştirdiğimiz bu
fuarımızı sorunsuz olarak tamamlamış olmaktan dolayı mutluyuz'' dedi.
Aslan, bu yıl Orta Doğu'dan 5 ülkeyi fuara dahil
ettiklerini, önümüzdeki yıl Mısır, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerini
dahil
etmeyi planladıklarını belirtti.
Aslan, sözlerini şöyle sürdürdü:''Bu bağlamda
ekonomik
ilişkileri ne kadar geliştirebilirsek, bölge barışı ve birlikte kalkınma
için
önemli adımlar atmış oluruz. Bu noktada, özellikle son 2-3 haftadan bu
yana
ülkemizde çok ciddi bir tartışma var. Türkiye'nin dış politikasında bir
eksen
kaymasından bahsediliyor. Bunu herkes değil bazı çevreler özellikle
gündeme
taşıyor. Bu çevreler bunun özellikle mi, kasıtlı mı yoksa konuları
bilmeden mi
söylüyorlar. Bu bizim konumuz değil. Ama bize göre çok yanlış bir
zeminde
tartışma yapılıyor. Türkiye'nin komşularıyla her anlamda ilişkilerini
geliştirmesi neden eksen kayması olarak değerlendirilsin? Eğer bu
böyleyse
başta ABD geçmişte çok büyük bir eksen kayması yaşamıştır. Çünkü kurduğu
NAFTA
ülkeleri çerçevesinde en büyük ticaretini Kanada, Meksika ve Orta
Amerika
ülkeleriyle yapıyor. AB ülkeleri de eksen kayması içerisindedir. Çünkü
Fransa,
İngiltere, Almanya veya İtalya her konuda birbirleriyle sosyal ve
ekonomik
ilişki içindeler.''
Yeryüzündeki en büyük enerji kaynaklarının
Türkiye'nin komşu
ülkelerinde bulunduğuna, bu enerjinin Türkiye üzerinden Batı'ya
geçeceğine
dikkati çeken Aslan, ''Enerji olmazsa Batı medeniyeti çökmeye en yakın
ülkelerden oluşmaktadır. Peki, komşu ülkeleriyle iyi ilişkiler
geliştirmiş ve
AB'ye üyeliğe aday bir Türkiye enerji güvenliği açısından AB'nin lehine
mi
aleyhine mi olacaktır? Olaya böyle bakmak lazım'' dedi.
Avrupa ekonomisinin tıkandığını, AB ülkelerinin
Orta Doğu
pazarlarına Türkiye ve bölgemizdeki şehirler üzerinden açılma imkanına
sahip
olduğunu belirten Aslan, ''Türkiye AB'ye tam üyelik hedefinden hiç
sapmadan,
üzerine düşenleri yapıp yürürken, kendi komşu ülkeleriyle ilişkilerini
geliştirerek hem AB'ye hem bölgeye hem de dünya barışına çok daha
faydalı bir
ülke olur. AB ve dünyanın geleceği için Türkiye'nin komşularıyla iyi
ilişkiler
kurması şart'' diye konuştu.
''İÇ PİYASA CANLANDIRILMALI''
Türkiye'de son ekonomik rakamlara bakıldığında
iyiye doğru
gittiğimizi ifade eden Aslan, bu ay itibariyle ödenmeyen çeklerde yüzde
52'ye
varan gerileme olduğunu söyledi. Aslan, şunları kaydetti:''Kötü haber
ise
takibe düşen KOBİ sayısı yüzde 47,5 artarak 205 bine yükseldi. Özellikle
Türkiye'de iç piyasaya çalışan KOBİ'lerin dış piyasaya yönlendirilmesi
noktasında
bir desteğe ihtiyaçları var. İç piyasadaki durgunluk, KOBİ'leri çok
ciddi bir
şekilde etkiliyor. İç piyasadaki durgunluğun giderilmesi için çok acil
ve ayağı
yere basan önlemlerin hayata geçirilmesi gerekiyor. Daha önceden
çalışanların
kullandıkları tüketici kredilerinin vadeleri uzatılarak, aylık ödeme
miktarları
düşürülüp geriye kalan paranın tekrar iç piyasaya dönmesi sağlanabilir.
Bu
yapılabilirse Türkiye'deki likidite sıkıntısına çok ciddi bir müdahale
olur.
Bir başka konu ise Sanayi Bakanlığı ve KOSGEB kredilerinin makine şartı
esnetilerek mutlaka işletme kredisi olarak verilmesidir.'' |