05 Eylül 2010 Pazar/08:21 Ana Sayfa  | Künye  | E-gazete  |  Arşiv  | Bize Yazın   | İletişim  

 Güneş


Güncel Haber
Ekonomi
Yaşam - Sağlık
Spor
Kültür-Sanat
Siyaset
Son Dakika
Kadın
Teknoloji
Arama
 
 Ekonomi
Ekomomi ve demokraside yükselme zamanı
01.07.2010  Okunma Sayısı:87
Ekomomi ve demokraside yükselme zamanı  � Yılı Ekonomi Raporu’nu açıklayan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Sadullah Tayşi,

'2010 Yılı Ekonomi Raporu'nu açıklayan Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Sadullah Tayşi, "Ekonomik refahımızı artırmak, demokrasimizi geliştirmek ve ülkemizi daha da ileriye taşımak için toplumun bütün kesimlerini beraber çalışmaya davet ediyoruz. Zaman; Ekonomide ve Demokraside Yükselme Zamanıdır" dedi.

MÜSİAD, yurt çapına dağılmış 3.000'i aşkın reel sektör temsilcisinden alınan görüşler doğrultusunda, hazırlanan '2010 Yılı Türkiye Ekonomisi Raporu' MÜSİAD Başkanı Tayşi tarafından bir basın toplantısı ile açıklandı.

Konuşmasına, 2010 yılı Ekonomi Raporu'nun entellektüel temasıyla başlayan Tayşi, 2008 yılında "Demokrasi ve İstikrar İçinde Kalkınma" ve 2009 yılında "Küresel Kriz-Yeni Dersler" olarak belirlenen entelektüel temalarının bu yıl "Ekonomide ve Demokraside Yükselme Zamanı" olarak belirlendiğini açıkladı.

MÜSİAD'ın Öngörüleri Tuttu

Kriz döneminde yaptıkları değerlendirmelerin büyük oranda tuttuğunu belirten Tayşi, Özellikle IMF ile ilgili öngörümüz, 'Türkiye'nin IMF'ye üye hiçbir ülkeden daha kötü konumda olmadığı ve bu yüzden IMF ile haksız koşullar içeren yeni bir stand-by anlaşmasının gerekmediği' idi. Bu konuda ne kadar haklı ve isabetli bir noktada olduğumuz, IMF ile anlaşma imzalamayan ülkemize uluslar arası kredi değerlendirme kuruluşlarının peş peşe not artırımlarıyla artık tartışma götürmez bir şekilde ortaya çıkmıştır" dedi.

Sadullah Tayşi ikinci olarak Türkiye'nin dünyadan pozitif şekilde ayrıştığı görüşlerinin de kriz döneminde ispatlandığını belirtti. Tayşi, "Bilindiği üzere krizin başında ülkeler, ekonomilerin küçülmesini ve işsizlikteki artışı değil, ülkelerin Mali açıdan iflas edip etmeyeceklerini konuşuyorlardı. Bu bağlamda, MÜSİAD, "Türkiye'de bir finansal krizin çıkma ihtimalinin olmadığını" gerekçeleriyle ortaya koymuştu. Finans kuruluşlarının kaydettiği büyüme ve açıkladığı rekor karlara da bakarak, Türkiye'nin finansal kanaldan krizi "teğet geçtiği" söylemini fazlasıyla doğrulamıştır. Bugün geldiğimiz aşamada Türkiye'nin ilk defa krizlerin altında ezilmediğini, tersine küresel krizde pozitif yönde ayrıştığını görüyoruz" dedi.

MÜSİAD Başkanı Tayşi şirketlere yaptıkları önerileri de hatırlatarak "MÜSİAD, kriz ortamında şirketler için izlemeleri gereken bir yol haritası çıkarmış ve acil, orta ve uzun vadeli tedbirleri kamuoyuyla paylaşmıştır. Bankalara 'krizden sonra bu müşterilerin kapısını nasıl çalacaksınız' diyerek şirketlere sahip çıkmaları gerektiğine işaret ederken, firmalara da, 'krizden sonra nitelikli beşeri sermaye kritik bir paydaşınız olacak, asla yetişmiş elemanlarınızı ve bu arada müşterilerinizi kaybetmeyin, derhal işçi çıkartmak yerine mevcut imkânlarınızı çalışanlarınızla paylaşın' çağrısını yapmıştı. İşsizliğin %14'leri bulduğu bir ortamda bugün toplumsal ve ekonomik tartışmaların merkezine oturan işsizlik konusunda ne kadar isabetli bir duruş benimsediğimiz şimdi açıkça anlaşılmaktadır. Prensipte işçi çıkartarak bir ekonominin tümü ayakta kalamaz, tam tersine toplam talebi baltalayarak binilen dal kesilmiş olur" diye konuştu.

Krizin yeni bir dünya düzenini tetiklediğini söyleyen Tayşi, "Şimdi artık tüm dünya, çeşitli parametrelere göre gerileyen ve Yükselen ülkeleri, şehirleri, sektörleri öngörmeye çalışmaktadır ve yenidünya düzeninde nasıl konumlanacaklarını konuşmaktadır. Bu bağlamda konuşulması gereken şehirler içinde Gaziantep sektörler içinde en önemlilerinden birisi ilimizin makine halısıdır" dedi.

Tayşi, ekonomiyi sürükleyen dış politika çerçevesine ilişkin ise, "Krizin başlangıcından itibaren oluşan bütün olumsuz koşullara rağmen Türkiye'nin pazar kaybına maruz kaldığı Avrupa'nın yerini ikame etmek üzere geliştirdiği alternatif pazar bulma girişimleri, etkisi daha çok uzun vadede ortaya çıkacak büyük bir öngörü ve hamledir.

Rekabet baskısı altındaki yerli şirketlerin biraz olsun nefes alması için yakın komşular başta olmak üzere, geleceğin piyasaları olarak görülen Afro- Avrasya coğrafyası ve Latin Amerika'ya açılma çabaları stratejik değerdedir. Türkiye'nin dış ekonomik ilişkilerdeki açılımına ivme kazandıran bu konu, Hükümetin izlediği kapsamlı dış politika çerçevesidir. Özellikle Dışişleri Bakanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Davudoğlu'nun da büyük katkılarıyla Türkiye, artık yerel ve bölgesel ölçekleri aşarak Küresel Beyin Yapıcı bir lider ülke konumuna yükselmiştir. Yakalanan bu büyük ivme, prestij ve beklenti neticesinde bugün İhracatçılarımız 60'ya yakın ülkeye vizesiz girebilmektedirler. Ayrıca 12 ülke ile de serbest ticaret anlaşması imzalanmıştır. Özellikle komşu ve çevre ülkelerle aramızda ticaretin önündeki yapay engeller bu şekilde kaldırılmıştır" dedi.

'Mali kural ve Hükümetin Mali Disiplin Arayışı İsabetlidir'

'Kriz dönemlerinde ekonomik büyüme ve istihdam artışını temel alan bütçe politikaları önem arz etmektedir' değerlendirmesinde bulunan Tayşi, "Kamu harcamalarının dağılımını ve verimliliğini ele alan politikaların geliştirildiği ve 2002-2007 yılları arasındaki ülkemizin Mali performansına geri dönülmesi için geliştirilen Mali Kural yerinde ve isabetli bir karar olmuştur. Ancak, unutmamak gerekir ki, %5'lik büyüme oranları ancak zor dönemler için kabul edilebilir. Yapısal dönüşümleri gerçekleştirmeyi amaçlayan ve gelişmiş ülkeler sınıfına terfi etme hedefindeki Türkiye için bu oran yeterli değildir. MÜSİAD öteden beri KOBİ'lerin kredi alma kapasitesi kadar, Hükümetin KOSGEB, EXIMBANK ve diğer kamu bankaları üzerinden kullandırdığı destek ve kredilerin de "verilebilme kapasitesinin" ölçülmesi gerektiğini bu bağlamda KOSGEB ve Kamu Bankaları bünyesinde şirketlere danışmanlık hizmeti verilmesi ihtiyacını belirtmiştik. KOSGEB'in bu yönde adımlar atmış olması ilgi uyandırmıştır. Aynı sürece bankaların bünyesinde gerekli birimleri oluşturarak Kamu Bankaları da girmelidirler" değerlendirmesinde bulundu.

"Krizin 2. dalgası Avrupa kıtasından gelebilir"

'Küresel krizin 2.dalgasının Avrupa kıtasından gelme ihtimali vardır' diyen MÜSİAD Başkanı konuşmasına şöyle devam etti:"Esasen krizin ilk dalgaları önlenmiş olsa da, krizin bozduğu diğer yapılar risk teşkil etmeye devam etmekte olup krize neden olan sisteme ise henüz istenen düzeyde dokunulmuş değildir. Bu bağlamda gerekli kurumsal düzenlemeler yapılmadığı gibi, sistemin arkasında yatan fikri ve felsefi düzeydeki düşünce iflası ile de yüzleşilmiş değildir. Bu meyanda, (i) Avrupa Birliği başta olmak üzere bozulan Mali yapılar, (ii) büyümenin harekete geçmesiyle beraber gelecek enflasyonist baskılar ve (iii) kalıcı hale geldiği anlaşılan küresel mevcut işsizlik dalgası nedeniyle 2010 yılında yakalanan dünya genelindeki büyüme ivmesinin sağlam iktisadi temellere dayanmadığını, yani geçici olma riski taşıdığını ifade etmemiz gerekiyor. "

Hangi sektörler ve güçler yükselecek?

Kapitalizmin bu yeni dalgasıyla küresel rısk haritasının Batı'dan Doğu'ya kaydığı, Türkiye'nin ise "Doğu'nun en Batısı", Batı'nın ise "En doğusu" olarak bu yeni dünyanın kapsama alanı içinde ve çok kritik bir konumda olduğunu belirten Tayşi, "Bu meyanda istihdam dostu inşaat, makine, tarım, gıda, turizm, sağlık, bilişim ve güncelliği nedeniyle de madencilik sektörlerinin mevcut durumu analiz edilmeli, belirlenen gelecek projeksiyonlarına göre pozisyon alınmalı ve desteklenmelidir" dedi.

"Türkiye'nin riski hala içeride"

Türkiye'nin halen sürüp gitmekte olan yegane ve en büyük riskinin, temel ve milli meselelerde mutabakat oluşturamaması olduğunu belirten Tayşi, "Bunun arkasındaki temel neden; yasama-yürütme-yargı şeklinde güçler ayrılığına dayalı parlamenter demokrasimizin bilhassa Meclis'te temsil edilen Millet Hakimiyeti ayağının çalıştırılmamasıdır. Açıkçası Türkiye'de geleceğe yönelik her hamle, ömrü dolmuş bir anayasanın mutabakat kanallarını tıkamasıyla sonuçsuz kalmakta ve bu şekilde Türkiye'nin yeni bir çağın eşiğinde kendisini konumlandırması engellenmektedir" dedi.

MÜSİAD'IN 2010 TAHMİNLERİ

Büyüme Hedefi % 7

TÜFE % 8-8,5

Bütçe Dengesinin GSYH'ye Oranı % -3

Cari Açık Beklentisi 25-30 Milyar Dolar

Cari Açığın GSYH'ye Oranı % 3-3,5

İşsizlik Oranı % 13

GÜNEŞ
Vergi borçlarına kolaylık geliyor
Koçer’e ihracat tebriği
Emekliler Bayrama buruk girecek
Gaziantepli kentine sahip çıktı
HÜRSİAD iş dünyasını ’evet’e çağırdı
"Halkın huzuru için gerekeni yapacağız"
İzmir Fuarı tatsız başladı
Özgürlükler AB standardında olsun mu olmasın mı?
Gaziantep’te sigortalı ve işyeri sayısı arttı
Ramazan esnafa yaradı
Ekonomi ihmal edilmemeli
"Her şeye ekonomik perspektiften bakmıyoruz"
Konut Satışları Azaldı
Gaziantep’te bir kişilik iş yaratma maliyeti; 239 bin TL
16 firma Gaziantep’in gücünü gösteriyor
Meslek kursları işsiz gençler için büyük fırsat
GSO marka firma ve kuruluşları ödüllendirecek
Memura 350 lira referandum ücreti
Pakistan’a yardım edin
Siyaset ve işdünyası iftarda buluştu
Ekmeklerini acıdan çıkarıyorlar
Sinpaş Ekim’de kazmayı vuruyor
GSO’dan Emniyet Müdürü’ne hayırlı olsun ziyareti
"Umarım sizleri memnun edecek çalışmalara imza atarız"
Spekülatörler fıstıkta fiyatı yükseltemeyecek
Muhasebe mesleğinin yatırımlarda da rolü büyük
Nakpilsa Ambalaj ödülü aldı
Altın yine zirvede
Krizi fırsata çevirdik
"2023’te Türkiye dünyanın ilk 10 ekonomisi içinde yerini alacak”
   Ekonomi
  Yazdır
 
  Arkadaşına Gönder
Tüm Yorumlar


Yorum Yaz 
Ad Soyad
E-posta
Başlık
Yorum
 
Yukarı    

 
Copyright 2009. Gaziantep Güneş Gazetesi
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
Görsel Tasarım ve Yazılım: Fenix27