Ağlamayan başkandan korkacaksınız
Tarih:14.3.2019

 

10 RADYODAN ORTAK YAYIN 

 

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, AY Medya Grup Genel Yayın Yönetmeni Meral Ay’ın sunduğu Gündem Özel programına konuk oldu. Başkan Şahin, GRT TV ve 10 radyonun ortak canlı olarak yayınladığı programda, yaptığı ve yapacağı projeleri anlattı. 

 

SAYIN BAŞKANIMDAN, 

BENİM BAŞKANIMA 

 

Seçim sürecini değerlendiren Başkan Şahin, yeni projelerin vatandaşlarda büyük heyecan uyandırdığını açıkladı. Şahin, “Seçim sürecimiz çok başarılı geçiyor. Projelerimizi anlatıyoruz. Birçok şeyi duyduklarında heyecanlanıyorlar. Başkanım biz daha yeni duyduk diyorlar. Seçim stratejidir, umuttur, heyecandır, gelecektir. Kimse birbiri ile kutuplaşan kavga eden siyaset değil kendi derdine çözüm üreten, umut veren gündem istiyor. Bende mümkün olduğunca buna kulak veren, proje hizmet odaklı hem yaptıklarımızı hem yapacaklarımızı anlatıyorum. Yoksa her gün biri birine laf yetiştirmeye kalkarsa bu toplum gerilir, bu toplumun gerilmesinin de kimseye faydası yok. Toplum 1 Nisan itibari ile de birlikte yaşayacak. Ben herkesin başkanı olmaya devam edeceğim. Sayın başkanım değil benim başkanım olma noktasındaki hedefime ulaşmak içinde yaptıklarımı güzel bir şekilde anlatarak, yapamadıklarımı niye yapamadığımı anlattım. Anlattığımda anlayışla karşılıyorlar. Çözüm üretiyorlar. Bu topluma başkanlık yapmaktan büyük bir şeref ve onur duyuyorum” diye konuştu. 

 

2 MİLYON İNSANLA 

KADER BİRLİĞİ YAPTIK

 

Meral Ay’ın, sorularına açık yüreklilikle cevap veren Başkan Şahin, çarpıcı açıklamalarda bulundu: “Belediye başkanlığı çok özel. Her şey dahil, doğumdan ölüme kadar. Bizim dokunuşlarımız ilk nefes de başlıyor. Toplumun her anına ve her saatine dokunma fırsatı veriyor. Dua almak için de çok güzel bir makam, yapamazsanız sitem almak için de çok özel bir makam. Ben bütün makamları gördüm. 2 milyon insanla kader birliği yapıyorsunuz. Büyük bir emanet ve sorumluluk. Şu beni ilgilendirmiyor diyeceğin hiçbir şey yok. Her şey seni ilgilendiriyor. Ben de mükemmeliyetçilik var. Bir iş varsa hemen ucundan tutma var. Ya benim işim değil diyemiyorum.

 

AĞLAMAK, ZAAFİYET DEĞİLDİR 

 

İnsanların anladığı dil var. Ben mümkün olduğu kadar konuşarak, güzel anlatarak siyasetin olumlu bir mesajla gitmesinin gerektiğine inanıyorum. Yanında ne yazarsa yazsın biz de insanız. Ağlamayan başkandan korkacaksınız. Çünkü nasırlaşmıştır kalbi. Hepimiz insanız ağlarız, güleriz. Ağlamak bir zafiyet değildir. Bir yönetici olarak da eksik bir taraf olarak görmüyorum. Tam tersi ağlamayan erkekler yüzünden bugün savaşlar oluyor. Kim ne derse desin bu duygumdan da hiç vazgeçmeyeceğim. Beceriksizlik, yönetememe gibi anlaşılması çok yanlış.

 

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK KONUT PROJESİNİ BAŞLATTIK

 

2014 yılında acil eylem planı yaptık. Çünkü şehir güç alıyor. Bu şehrin 2030, 2040 planlamasında bu şehir nereye gidiyor. Biz ne yapmalıyız? Bu bakımdan önemli bir imar ve ulaşım master planını tamamladık. Yol haritamız, nasıl uygulayacağız, ne yapacağız belli. Bunun üzerinden Türkiye’nin en büyük konut projesini başlattık. Yatay mimari Kuzey Antep. Keşke bunu 25 yıl önce düşünselerdi. Bütün Avrupa nerede bir üretim merkezi yapıyorsa yanına bir yaşam merkezi kurdu. Bunun nasıl bir faydası var? Trafik sorunu anında çözüyorsunuz. İnsanlar sabahtan akşama kadar taşınıyor. Organizenin 150 bin çalışanı var. Başımızın tacı, üretimin olmadığı yerde kaos vardı. O yüzden üretimin olduğu yeri merkeze aldık. Her gün 150 bin kişiyi taşıyoruz. Bu sürdürülebilir bir durum değil. Hava kirliliği, zaman kaybı, kullanılan yakıt, işveren üzerindeki maliyet açısından. İnsanlar yolda yoruluyor. Biz onun üzerine 5 buçuk milyon metre kara Kuzeyşehir yaptık. Tamamen yatay mimari şehir. 3 bini bitti, 2 bini için toplama yapılıyor, başvurulara alınıyor.

 

TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK SU PROJESİNİ BİTİRDİK

 

Türkiye’nin en büyük su projesini bitirdik. Melen’den sonra Türkiye’nin en büyük su projesi 130 km’den. Binelli kottan Fırat’a boşa akan suyu geri çevirdik. Yatırım programında olmamasına rağmen 2 katrilyon yatırım bu ve 2 yıl gibi bir süreçte yaptık. Güçlü bir Ankara ilişkimiz olmasa, Cumhurbaşkanımızın ‘Gaziantep kendi kendine yeten şehir, yük alan şehir, onun ne ihtiyacı varsa görülsün’ talimatı olmasa mümkün değildi. Eski Türkiye’de 10 yıldan önce bitmezdi. Yapılırken de daha önceki belediyenin yaptığı gibi yapmadı. AK Parti’den önce çok yüksek faizlerle borçlandırdılar. Getirdikleri borçları hala ödüyoruz. Biz bunu devlet yatırımına dönüştürdük. Devlet iki yılda 2 katrilyonluk işi Gaziantep’e su projesi olarak tamamladı. Bu suyun ham su kalitesi şu an mevcut içtiğimiz sudan 4 kat daha iyi. Dağ suyu, çok lezzetli bir su.

 

BİZİM CEBİMİZ DEMEK 

HALKIMIZIN CEBİ DEMEK

 

Getirdiğimiz suyun maliyeti pompayla çalışıyor. Biz kuyudan çekiyoruz. Bu elektrik parası demek. Halkımızdan su parası topluyoruz yılda 140 milyon elektrik parası ödüyoruz. Bu cazibe ile geldiği için cebimizde kalıyor. Bizim cebimiz demek halkımızın cebi demek. Faturalara yansıttık. Önce 2018’in başında yüzde 15, 2019 Şubat ayında yüzde 12 olmak üzere toplam bir yılda yüzde 27 indirim geldi. Faturalara da yansıdı. Susuz dünya olmaz. Susuz belediyecilik hiç yönetilmez. Bizim dönemimizin en önemli işi Düzbağ Projesi’dir. Bu şehrin 2050’lere kadar ki su problemi çözülmüştür. Çözme şeklimiz çok önemli. Biz geçmiş döneme ait 350 milyon borç ödedik. Torunlarımıza borç mu bırakacaktık yoksa doğru model ile hızlı bir şekilde devlet yatırımına mı dönüştürecektik?

 

DENEME SÜRÜŞÜ İÇİN 10 KM’LİK KISMINI HAFTAYA AÇIYORUZ

 

25 kilometre uzunluğa sahip GAZİRAY Projesi’ni başlattık. Kara tren hattı şehrin ortasında duruyordu. Asım Başkanın son dönemiydi. Binali Yıldırım Ulaştırma Bakanıydı,  ben de bakandım. Olağanüstü bir toplantı yaptık. Onun üzerine bismillah dedik yeniden başladık. Geldiğimiz nokta küçük sanayi organize arasında 100 bin kişinin taşınacağı hızlı tren hattı. Bir şey daha var iki hatta Osmaniye’den, Nurdağı’nda geliyor Habur’a gidiyor. İlk 10 km’sinin önümüzdeki hafta deneme sürüşlerini açıyoruz. Küçük sanayi ile Grand arası şehir meydanı arasını açıyoruz. Fakat projede bir değişiklik yaptık. Proje bitmesine rağmen yine çok büyük mücadelelerle yeraltına aldık. Hastaneler bölgesinde aç kapa yapıyoruz. Adliyenin yanından çıkıyoruz. Şehre metro geliyor bu şekilde. Adliyenin de olduğu yerden de stadyum ve organize dörde kadar kısmında da yeryüzünden devam ediyor. Biz bu 25 km’lik hattı bir yıl içinde tamamlıyoruz.

 

SANDIKTAN GÜÇLÜ SONUÇ ÇIKTIĞINDA ELİM GÜÇLENECEK

 

Demir ağlarla örme ülkelerin gelişmişlik seviyesini gösteriyor. Abdulhamit Han o yüzyılda Hicaz demir yolunu yapıyor. Mustafa Kemal Atatürk demir ağlarla örmeyi bir cumhuriyet proje olarak ortaya koyuyor. Başlatıyor ama devamı gelmiyor. Bizim dönemize kadar olan süreçte çok zayıf gidiyor. Avrupa bunu 150 yıl önce bitirmiş. Biz bir taraftan da metro projemizi yaptık. İspanyollarla çalıştık iki hat çalıştık. 15 km’lik hatta uygulama projesini bitirdik. Temel atma noktasına geldi. 31’ini bekliyoruz. sandıktan çok güzel bir sonuç çıktığında bizim de elimiz güçlenecek bunlar dev paralar. Cumhurbaşkanına gittiğim zaman elim dolu gitmek istiyorum. Sandıkla ilgili bir derdimiz yok. Zaten hamd olsun halkımızdan hissediyoruz. Cumhurbaşkanımıza yüksek sonuçla gidersem elim güçlenecek. Belediyeciliğin partisi olmaz. Sandıktan yüksek oy alma hedefim iş yapabilme gücümü ve kapasitemi artsın diye bunu özellikle istiyorum. Bütün gayretim bunun için bunu başaracağım.

 

ARTIK ŞEHİRLER YARIŞIYOR

 

Bizim ülkemiz, şehrimiz adına bir derdimiz var. Bu derdi hissettirdiğiniz zaman hem iş yapma gücü hissediliyor hem de halka olan münasebetiniz sevgi ve güven ortamına dönüşüyor. Bundan da ziyadesiyle mutluyum ben.  Artık şehirler yarışıyor. Biz eğer artık komşudaki bir şehirle yarışmıyoruz. Şehirler yarışında bu şehrin kültürel mirası, ekonomisi, üretim kapasitesi, sorun çözme kapasitesi gibi çok güçlü tarafları var. Birleşmiş Milletler’de yerel kalkınma modelinde ne dil konuşuluyorsa onu konuşmam lazım.  Akıllı şehir bu dil çünkü bilim ve teknoloji çağındayız şehrin teknolojiyi kullanması, insanların teknolojiyi kullanması demektir akıllı şehir. Akıllı ulaşım noktasında bugün Gaziantep Kart bugün Türkiye’nin en iyi çalışan modeli. Size kredi kartı ile bile seyahat etme hakkı veriyor. Çok iyi bir yazılım ve donanımı var. Yaklaşık 400 bin kişi bu uygulamayı indirmiş durumda. Akıllı enerji. O yüzden biyogaz üretiyoruz. Kalkınmada çevreyi ve insanı merkeze almak gerekiyor.

 

TROPİK KELEBEK MERKEZİ AÇIYORUZ

 

Bu şehri diğer şehirlerden ayıran önemli özellik nedir? Bu şehir İpekyolu’nu kalkınma yoluna, kardeşlik yoluna dönüştürmüş bir şehir. Çok ciddi bir kültürel mirasımız var. En büyük gücü bu. Rumkale’si, Yesemek’i, Zeugma’sı, Dülük Antik Kenti bu şehirde. Yabancı bir turist geldiği zaman günlerce kalacak şekilde artık bir alt yapımız oluştu. Daha önce Asım Güzelbey başkanımızın döneminde dışardan birisi geldiğinde yarım gün gezdirdikten sonra ne yapacağımızı bilemiyorduk. Şimdi 3 gün gezdiriyoruz. Bu muhteşem bir hazine. Hayvanat bahçemiz sadece yarım günümüzü alıyor. Gaziantep Hayvanat Bahçesi'nde farklı türde 20 bin kelebeğin yaşayacağı “Tropik Kelebek Merkezi” açıyoruz. Hayvanat bahçemizin 4 milyon ziyaretçisi olmuş. Muhteşem bir şey bu. ‘Şimdi Gaziantep’e Gelme Zamanı’ dedik. Geldiler. ‘Uzaklarda Aramayın’ dedim. Safari Park için Afrika’ya gitmenize gerek yok Gaziantep’e gelin dedi. Geldiler.

 

BU COĞRAFYADA 

GÜÇLÜ OLMAMIZ LAZIM

 

Bu coğrafyada güçlü olmamız lazım. Düşmanın eline malzeme vermemek lazım. Düşmanlarımızı sevindirecek işler yapmamız lazım. Onun için çok üretmemiz lazım. Televizyon başında Gaziantep’i bilmeyenler o dönemde Gaziantep’i kötülemeye başladılar. Bizde tam tersine sürekli pozitif gündem oluşturduk. Bununla birlikte istedikleri oyunun tutmadığını gördük. Şimdiki hedefim Kapadokya’ya gelen turisti Gaziantep’e getirmek. 41 Michelin Yıldızlı Şef Gaziantep’e geldiğinde ben bu işin tuttuğunu anladım. Bakan iken Davos’a gitmiştim. Çadırlarda konuşmacılar vardı. Bir ülkenin maliye bakanı veya başbakanı konuşuyor. Çadırın içi doluydu. Dışarıda da bir o kadar kişi çadıra girmek için bekliyordu. Bu beni etkilemişti. Burada Gastronomi Festivali’nde biz bunu başardık. Michelin Yıldızlı Şefler geldiğinde hem çadırın içi hem de çadırın dışının dolu olduğunu gördüm. İnsanlar içeriye girmeye çalışıyorsa o zaman dedim ki bu maya tuttu. İnşallah yeni dönemde bunu daha da güçlendirerek devam edeceğiz.

 

MEDENİYET ŞEHRİ PROJESİNİ CUMHURBAŞKANIMIZ ÇOK BEĞENDİ

 

Yeni dönemde çok büyük ve heyecan verici işlerimiz var. Özellikle Medeniyet Şehri Projesi beni çok etkiliyor. Bu projede 4 milyon metrekare 3 tarafı Millet Bahçesi ile çevrili içerisine girdiğin zaman Osmanlı’nın zarafeti, Selçuklu’nun sadeliği, Cumhuriyet’in modernliği ile hepsinin birleştiği hanlar, hamamlar, çeşmeler, millet kıraathanesinden oluşan büyük bir medeniyet şehri kuruyoruz. Bütün tasarımlarımızı yaptık. Tasarımlarımızı cumhurbaşkanımızda çok beğendi. Allah izin verirse yeni dönemde bunları başarmak için kolları sıvayacağız. Çünkü böyle bir medeniyetten geliyoruz. Bu şehirde 26 han var. Atalarımız o dönemde bunu başarmış ve bize miras bırakmış. Biz çocuklarımıza neyin mirasını bırakacağız? Gecekonduların mirasını mı bırakacağız. Gri binaların mirasını mı bırakacağız. O yüzden bir taraftan kentsel dönüşüm yapıyoruz ki bu görüntülerden kurtulalım. Bir taraftan da en güzel eserleri arkamızda bırakmamız gerekiyor. Bu projede çok heyecanlıyım.

 

JAPONLAR BİZİ SEVDİ

 

Bu projeyi hibe ile yapıyoruz. Çok güçlü bir proje ekibi çalıştırdık. Biz şu an 500 milyon hibenin bütün çalışmalarını yaptık onayını aldık. Allah için kim kime karşılıksız para verir. Şehirdeki bütün alt yapı projelerini hibe ile aldık. Japonlar bizi sevdi. Projelerimize hızlı destek oluyorlar.

 

 

EKMEĞİ YENİDEN GÜNDEME ALMAMIZ GEREKİYOR

 

Ekmek ile ilgili bir çalışma başlattık ama ilerletemedik. Bende ekmek konusunu çok önemsiyorum. Bizim küçükken yediğimiz ev ekmeğimizde hiçbir katkı maddesi olmayan ekmeği yeniden gündeme almamız gerekiyor. Bizim somun ekmeğimiz çok beyaz. Hem içindeki katkı maddelerini hem de kullanılması gereken özü muhafaza etmemiz gerekiyor. Burada bir de pişirme tekniği çok önemli. Özellikle odunla yakılmış hafif ve yavaş pişen bir yakma yöntemini hayata geçirmemiz lazım. Bu konuda Özmen ailesi çok gayret etti. Bir kurul oluşturduk hep birlikte çalışalım dedik fakat çeşitliliğe karşı sektörde bir direnç hissettim. Tırnaklı ve kübban ekmekler bize ait. Bunların bir taraftan coğrafi işaretini alıyoruz. Daha sağlıklı, daha lezzetli ekmek konusunda bu dönemde daha güçlü çalışmamız gerekiyor.

 

İNSANLARIN ALIŞKANLIKLARINI DEĞİŞTİRMEK KOLAY DEĞİL

 

Şehrin ulaşım master planını yaptık. Ben belediye başkanı olduğumda 400 bin araç vardı şu an 650 bin araç var. Bir dönemde yüzde 50’nin üzerinde araç sayısı artmış. Yol aynı olduğu zaman trafik sorununu nasıl çözeceksiniz o yüzden çok sayıda yol yeni açtık. 12 tane köprülü kavşak bitirdik. En çok ve haksız yere eleştirildiğimiz konu sol dönüşler. Şehirde 290 kavşak var. Sola dönüşü yasaklamamızın nedeni bir araç 3 ışıkta bekliyordu. Bu uygulama ile 5 fazı 2 faza düşürerek yığılmalar azaltmaya çalıştık, başarılıda olduk. Üzerinden 1 yıl geçti analizlere baktığımızda önceden 1 saatte 300 araç geçerken şimdi 500 araç geçiyor. Bir araç önceden 3 ışıkta beklerken şimdi 1 ışıkta bekliyor. Bu araçlar su ile çalışmıyor. İnsanların alışkanlıklarını değiştirmek kolay olmuyor. Ankara ve İstanbul bu işi 1970’li yıllarda yapmış. Sola dönüşün olduğu yerde seri akışı sağlayamıyorsunuz ve kuyruklanmayı önleyemiyorsunuz. Bizim hatamız önce anlatıp sonra uygulamamız gerekiyordu. Önce uyguladık sonra anlatmaya çalıştık bu bizim eksiğimiz oldu. Şoförler Odası ve taksiciler bu uygulamadan çok memnun olduklarını söyledi. Sola dönüş uygulamasını sadece 8 kavşakta yapıyoruz ama öyle bir algı var ki sanki bütün kavşaklarda sola dönüş yasakmış gibi. Bununla ilgili olarak şahsım ve kurumumuz üzerinden negatif algı oluşturulmaya çalışılıyor. Biz yaptığımız işin arkasındayız.

 

RUMKALE’YE 

LAVANTA ORMANI YAPACAĞIZ

 

Yeni dönemde Rumkale’de en büyük hayalim yukarıda bir lavanta ormanı yapıp teleferikle insanlar çay içerken Fırat Nehri’ni seyrettirmek.  Rumkale’de şu anda bir sahil düzenlemesi yapıyoruz. İhalesini yaptık ve sezona yetiştireceğiz. Orada acayip bir güzellik var. Coğrafya var, inanç turizmi var. Su zaten kendi başına bir medeniyet. Rumkale’de bütün medeniyetlerin en güçlü zamanları yaşanmış. Su Altı Arkeoloji Enstitüsü kurmayı planlıyorum. Bu şu an sadece Bodrum’da var. İkincisi bizde olacak. Suyun altında Roma dönemi var.”   

 

SURİYELİLERİN YÜZDE 60’I DÖNMEK İSTİYOR

 

Suriyelilerle ilgili görüşlerini de aktaran Başkan Şahin, “Hakikaten insanlar çocuğunu namusunu kurtarmak için en yakın gördüğü şehre geldi. Bu da benim dönemine geldi. Bu bir zorunluluktur. Bu bir tercih değildir. Ensar ruhu ile en az zararla çıkmaya çalıştık. Halkımızın feragati, sağduyusu ve o necip duruşundan çok istifade ettik. Orta vadede bunun iyi yönetilmesi lazım. Cerablus’ta gördük, dönüyorlar. Cerablus’a ilk gittiğimde 3 bin kişi yaşıyordu. Şuan 100 bin kişi yaşıyor. Hedefimiz Münbiç. Cumhurbaşkanımız da birebir takıp ediyor. Münbiç’te biz güvenlik koridorunu oluşturursak 400 bin kişinin dönmesini bekliyoruz. Yükümüzün hafiflemesi için dönmeyi teşvik ediyoruz. Suriyelilerin yüzde 60’ı dönmek istiyor. Biz dönmeleri için ortamı sağlamaya çalışıyoruz. Bu ortam oluşana kadar en az zararla şehirde yaşam için valimizin başkanlığında özellikle esnafımızın kayıt dışı çalışanlara yönelik şikâyetlerini azalmak için denetimleri sıklaştırıyoruz. Mülteciler adına ön yargıları yıkmak için çok hassas olmamız gerekiyor. Türkçe öğretiyoruz. Özellikle Arapça levhaların azaltılması için çalışmalar yapıyoruz” diye konuştu. 

 

GELİN BARDAĞI BİRLİKTE DOLDURALIM

 

Şahin, programın sonunda vatandaşlara şu çağrıyı yaptı: “Oy çok kıymetli. Şehrimizin geleceğine oy veriyorsunuz. Demokrasinin en büyük güzelliği. Vatandaşın en güçlü yanı oy vermesidir. Ne olur vicdanlarının sesini dinlesinler. Önyargılardan uzak, ideolojik bakıştan çıkıp bu şehrin geleceği için kim ne proje üretiyorsa ona baksınlar. Gelin bardağı birlikte dolduralım” ÇETİN KARABIYIK