Gaziantep ticaretini uçuracak kapı KARKAMIŞ
Tarih:14.2.2018
RESMİ AÇILIŞI YAPILACAK
İstihdamın, ihracatın arttırılması ve üretimin çoğalması için şehrin hizmetinde olduğunu söyleyen Koçer, “Sanayi odası başkanlığımızdan bu yana siyasetteki bu son 7 yıllık süreçte de bu şehirde ki katma değerin çoğalması, istihdamın arttırılmasına yönelik üzerimize düşen tüm vazifeyi yapmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili de vatandaşlarımızdan gelen dilekleri dikkate alıyoruz. Anında günü birlik bakanlıklarda hemen çözüme ulaştırdığımız çok şey var. Vatandaşlarımızın karşılaştıkları sorunlar varsa bize ulaşsınlar. Anında buna hemen cevap verir hızlandırırız. Benim en çok sevindiğim şey Karkamış Sınır Kapımız modernize edildi. Aslında şu anda hizmete başladı resmi açılışını kısa bir zaman içerisinde yapacağız. Bu kapı Gaziantep’in Suriye’ye açılan tek kapısı. Bizim başka ihracat kapımız yok. Biz bundan önce Azez bölgesinde ihracatımızı Öncüpınar Sınır Kapısı’ndan yapıyorduk. Şimdi Cerablus ve El-Bab bölgesinden Suriye’ye giriyoruz ve bu kapı çok modern kapı olarak hizmete açıldı. Şu anda Karkamış Kapısı’ndan günde 300’e yakın araç geçiyor. Karkamış bölgesinde park halinde 500’e yakın araç geçiş bekliyor ve 2017 yılı Suriye ihracatımız Gaziantep’in 460 milyon dolar seviyesinde bitti. Bu çok iyi bir rakam. Bu olaylar başlamadan Gaziantep’in 2011 yılı ihracatı 120-125 milyon dolar seviyesindeydi. Bugün geldiğimiz noktada Suriye’ye her şeyi satar noktaya geldik. Bir yandan nimet külfete, külfet nimete karşı olarak bakarsak Gaziantep olarak biz burada bulunan mülteci misafirlerimizin ülkesine de 460 milyon dolarlık ihracat yapmış olduk ki önümüzdeki günlerde saha da normalleşme olduğu takdirde Gaziantep’in o bölge ihracatı daha da artacaktır diye düşünüyorum” dedi.
BİRLİK VE BERABERLİĞİN DEVAM ETMESİNİ DİLİYORUM
3 Nisan’da yapılacak olan GSO, GTO ve GTB seçimleri hakkında da konuşan Koçer, “Odalarımızın Gaziantep’in gelişmesinde, kalkınmasında çok önemli rolü var. Odalarımız, borsamız, esnaf odalarımız bütün bunlar Gaziantep’in gelişimini arttıran ve bu noktaya gelmesinde çok önemli bir araya gelen kurumlarımız. Bunların birlik ve beraberliği önemli. Geçmişten günümüze oda ve borsalarımız bu birlik beraberliği korudular, muhafaza ettiler. Ben şimdide görüyorum ki birçok şehirden çok daha iyi birlik beraberlik ve yan yana olma şehrin menfaatleriyle ilgili yan yana olma durumları var. Bunu geleceğe taşıma isteği de var. Bunu memnuniyetle karşılıyorum. Hükümetimizin almış olduğu bir kararla Türkiye genelinde oda seçimleri nisan ayına ertelendi.  Nisan ayında Gaziantep’teki odalarımızın güzel bir seçim atmosferi içerisinde inşallah seçimlerini bitirecekler. Aynı birlik ve beraberliğin beraberliğini diliyorum” ifadelerine yer verdi.
GAZİANTEP’TE EKİP RUHU VAR
AK Parti Gaziantep ilçe seçimlerini de değerlendiren Koçer, “Gaziantep’te bir takım oyunu, bir ekip ruhu var. Bu takım oyunu, ekip ruhu milletvekillerimiz, il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız, kadın kolları, gençlik kolları başkanlarımız veya bunların üyeleri dahil olmak üzere bir şehir birlikteliği ve vizyon birlikteliği var. Bu anlam da şanslı illerden bir tanesiyiz. Siyaset bir takım oyunu, ekip oyunu. Siyasette tek başına bir şey yapmak, tek başına öne çıkmak, ben yaptım demek bana göre çok doğru birşey değil. Biz demek çok doğru. Eğer biz diyebilirsek kazanırız zaten. Biz diyemezsek kazanamayız. Buna çok inanıyorum. Ekibimizde çok güzel bir ekip. Kongrelerimizde çok güzel geçti, coşkuyla geçti. Birlik ve beraberlik içerisinde geçti. Aramıza yeni katılan arkadaşlarımız var. Görevi bırakan arkadaşlarımız var. Görevi bırakan arkadaşlarımızla yine iç içeyiz yine beraberiz. Küsme, kırılma, darılma yok. Onlarla birlikte yol yürüyeceğiz. Belki gelecekte farklı görevde olabilirler. Bütün bunların hepsi bir süreç ama önemli olan bu ekip ruhunu korumak o ekip ruhu içerisinde biz anlamında önce Gaziantep’e sonra Türkiye’ye ne yapabiliriz? Türkiye’nin kaderi geleceği için ne yapabiliriz? Çünkü biz siyaseti insanımız için yapıyoruz. İnsanımızın refahı ve bekası için geleceği için yapıyoruz. Bütün bunlara baktığımız zaman birlik ve beraberlik Gaziantep’te çok güzel bir sonuç çıkarıyor. Bu sonuçları biz geçmiş olduğumuz seçimlerde gördük. Şimdi hedefimiz daha yukarılarda. 25 Şubat’ta yapılacak olan il kongremize Cumhurbaşkanımız da katılacak. Bütün vatandaşlarımızı kongreye davet ediyorum” sözlerine yer verdi.
GEREKEN HER TÜRLÜ DESTEĞİ VERMEYE HAZIRIZ
Son günlerde Gaziantep’in gündeminde olan Kamil Ocak Stadyumu hakkında da konuşan Koçer, “Bu veya buna benzer her konuda ortak aklı savunan bir insanım. Tabi ki şehrimizin dinamikleri bu konuda görüşlerini ifade edecekler. Bu görüşleri bizim dinlememiz ve bu görüşlerden sonra bir sonuç ortaya çıkarmamız daha doğru diye düşünüyorum. Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin konuya hakim. Niyeti çok doğru. Herkesi dinleyen, şehrin faydasına olan herşeyi sahiplenen bir yapısı var. Ben bu vizyon ve yapısı içerisinde bu işin çözüleceği kanaatindeyim. Genelde toplumdan gelen farklı seslere de kulak verilecektir. Ben en azından bu noktada kendi fikrim olarak da bunun böyle yapılmasını daha doğru buluyorum. Tabi ki bunun için TOKİ ile görüşmeler olacaktır. Çeşitli proje değişimleri olabilecektir. Bunların hepsini zaman içerisinde göreceğiz ama bu işte Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin’in yönetim biçimine biz gereken her türlü desteği veririz” dedi.
HAVALİMANI İHALESİ 1 AY İÇERİSİNDE TAMAM
Gaziantep’e yapılan yatırımları anlatan Koçer, “Havalimanı ihalemizin bir yıl gecikmesinin sebebi aslında bir anlamda biziz çünkü biz projeyi büyüttük. Biz daha büyük bir havalimanı talebinde bulunduk ve proje revize edildi. Revize edildikten sonra da sonbaharda ihaleye çıkıldı. İhale şartnamelerine göre ihale yapıldı ancak daha sonra ihaleye giren firmalardan bir tanesinin kamuya ihale kurumuna başvurusu üzerine ihalenin yenilenmesine karar verildi. Şuanda hızla hazırlıklar devam ediyor önümüzdeki bir ar içerisinde ihale yeniden yapılacak ve bitirilecek. Artık bunun geri dönüşü yok. Gaziantep yeni modern bir havalimanına kavuşacak. Bunun takipçisiyiz, inşallah hayata geçirilecek.”
VİZYONU ÇOK YÜKSEK BİR ŞEHİRİZ
Hızlı trenin altyapı çalışmalarının da devam etiğini söyleyen Koçer, “Özellikle Nurdağı’ndan bu tarafa onunla ilgili tünel çalışmaları ve zemin iyileştirme çalışmaları devam ediyor. Gaziantep’te hızlı tren seferleri 2018 sonu olarak planlanmıştı belki 2019 yılının başında başlayabilir. Sağlık yatırımlarına gelince özellikle vurgulamak istiyorum Cumhuriyet tarihinde Gaziantep’te şu ana kadar yapılmış kamu hastanelerindeki yatak sayısı yaklaşık 2 bin 150 yatak. Bizim şu anda yapımı devam eden sadece 2 hastanemiz Perilikaya Devlet Hastanesi 300 yataklı, Karataş bölgesine yapılan Şehir Hastanemiz bin 875 yataklı. Bunun ikisinin toplamı Cumhuriyet tarihinde yapılmış sağlıktaki kamu yatak sayısının üstüne çıkıyor. Bu çok önemli bir gelişme. Perilikaya hastanemizi yılının temmuz ayında inşallah açıyoruz. Diğer bir başlık eğitim. Eğitimde şu anda ilçeler dahil şehrimizin tamamında 100’ün üzerinde okul inşaatımız var. Toplamda projelerle birlikte bizim 195 okulumuzu önümüzdeki 2 sene içerisinde bitireceğiz. Nüfus artışı devam ettiği sürece bu ihtiyaç hiçbir zaman sıfırlanmayacak çünkü her sene bunlara devam etmek gerekiyor ama biz geçmişten gelen o sıkıntıyı inşallah bitiriyoruz. Başta Büyükşehir belediyemiz olmak üzere Şahinbey, Şehitkamil Belediyemiz çok önemli altyapı yatırımlarını hayata geçiriyor. Yollar, altgeçitler, kültür merkezleri, gaziray, yeşil alan, parklar, botanik bahçeleri projeleri şu anda sayamayacağım kadar çok her belediyemizin çok büyük projeleri var. Her 3 belediye başkanımızda gerçekten özellikle vizyon projelerinde özelikle Büyükşehir Belediye Başkanımız Fatma Şahin olmak üzere çok başarılı işler ortaya çıkarıyorlar. Türkiye çapında yaptıkları projeler değer görüyor, ödül alıyor ve bizde bununla iftihar ediyoruz. Şehir olarak yapılan her projede şehrin çıtası yukarıya çıkıyor. Şehirde hem hizmet çıtası hem de vizyon çıtası da yukarıya çıkıyor. Bunu çok önemsiyorum çünkü şehir olarak vizyonunuz yoksa hiçbir yere varamazsınız. Şehri vizyonu kim götürecek? Şehrin yöneticileri götürecek. Şehrin yöneticileri olan bakanlarında, milletvekillerinde, belediye başkanlarında vizyon yoksa o zaman şehrin vizyonu da olmaz. Biz vizyonu çok yüksek bir şehiriz.  Vizyon ve kurumsallık çok önemli. En iyi yöntem ortak akıldır. En iyi şey proje üretmektir. Proje geleceğe yatırım yapmaktır” dedi.
G-20 İÇERİSİNDE EN YÜKSEK BÜYÜME SAĞLAYAN TÜRKİYE’DİR
15 Temmuz sonrası Türkiye’nin ekonomi kredi notlarıyla oynanarak sıkıntı yaratılmaya çalışıldığını vurgulayan Koçer, “Bunu yapmaya çalışanlar görüler ki Türkiye ekonomisi yapısal olarak çok sağlam. Oradan yapılacak ekonomik darbelere karşı çok dirençli ve alınan tedbirlerle çok daha iyisini ortaya çıkarıyor. Son 1,5 yıl içerisinde özellikle 2017 yılın eylül - ekim aylarından bu yana alınan tedbirler ilgili tüm bakanlıklarımızca hükümetimizin almış olduğu tedbirler, bunlarla ilgili çıkarılan kanun tasarıları bizim plan bütçe konusunda tartışılarak geçen birçok kanun reel sektörü koruma ve ekonomimizi büyütme noktasında çok önemli sonuçlar verdi bize. İftarla görüyoruz ki G-20 içerisinde en yüksek büyüme sağlayan Türkiye’dir. Avrupa Birliği’nde birinci, dünyada üçüncü pozisyonda büyümede ve bu büyümede sürdürülebilmesi esasıyla yeni tedbirler ve çalışmalar yapılıyor. Türkiye’ye baktığımız zaman geçen yıl hem istihdamda elde ettiğimiz yeni başarılar var. Gaziantep’te burada önemli bir rol üstlendi. Cumhurbaşkanımızın başlattığı istihdam kampanyasında Gaziantep 15 bin sözü vermesine rağmen 27 bin istihdam sağladı. Bu çok önemli bir netice, çok önemli bir sonuç. Yine yaşanan tüm sıkıntılara rağmen Türkiye ihracatı artışları devam etti ve Gaziantep ihracatı da bu artışı sürdürdü. 2017 yılında Türkiye ciddi bir büyüme sağladı ve ciddi başarılar elde etti. Şimdi bunu 2018’e taşımak. Hemen 2018’in başında şimdi bu hafta plan ve bütçe komisyonuna gelen bir torba yasa içerisinde çok geniş tedbirler ve destekler söz konusu inşallah şubat ayı çıkmadan meclisten kanunlaşarak yürürlüğe girecek ve burada da yine sahadan alınan elde ettiğimiz sorunlar talepler, istekler ya da ekonomiyi daha iyi hale getirecek bu torba yasası içerisinde planlanarak yürürlüğe girecek. Bu işin mutfağındayım. Şunu memnuniyetle ifade ederim ki toplumun tüm kesimlerinden gelen talep ve istekler bu torba yasa içerisinde yerini alıyor ve alacak” ifadelerine yer verdi.
TOPLUMUN YÜZDE 95’İ BU OPERASYONU DESTEKLİYOR
15 Temmuz hain FETÖ operasyonundan sonra gördük ki Türkiye üzerinde hain emeller var. Bu hain emeller çeşitli yol ve yöntemlerle Türkiye’nin bekasına yönelik bir hain plan peşindeler. Bunun bir tanesi de Türkiye’nin Güney sınırlarında oluşturulan özellikle Afrin bölgesinde oluşturulan Amerika’nın çok büyük silah yardımı yaptığı terör örgütü PKK’nın PYD’nin Türkiye karşı oluşturduğu bir tehdit. Türkiye uzun bir zamandan beri dünya kamuoyuna çok açık mesajlar verdi. Cumhurbaşkanımız dedi ki; ‘Türkiye’nin kendisine yönelik tehdit olarak algılıyoruz. Bu bölgenin terör yapılanmasına izin vermeyeceğiz ve bununda bilinmesini istiyoruz.’ Amerika ile de bu konular konuşuldu ama buna rağmen bu bölgede Türkiye’ye tehdit oluşturulacak çok önemli silah satışları, silah sevkiyatı gerçekleştirildi ve bunu da açıktan yaptılar. Türkiye bu operasyonu başlatmakla yarın kendisine yönelecek bir tehdidi ortadan kaldırmak için haklı meşru bir müdafaa hareketi başlatmıştır. Bu hareketin toplumdaki karşılığı yüzde 95’e vurmuştur. Toplumda bu harekatı haklı ve meşru gören vatandaşlarımızın oranı yapılan tüm anketlerde yüzde 95 seviyesindedir. Dolayısıyla Türkiye burada kendi topraklarına yönelecek bir tehdidi ki Reyhanlı’da, Kilis’te atılan füzelerle bunu gördük. Hayatını kaybeden vatandaşlarımız oldu. Hasar gören evlerimiz, işyerlerimiz oldu. Bu tehdidi defetmek üzere Afrin’e bu operasyonu başlatmış durumundadır.”
TEK YUMRUK OLMALIYIZ
Fevkalade bir süreçten geçildiğinin altını çizen Koçer, “Bu fevkalade süreçte benim buradan kamuoyuna vermek istediğim ana mesaj şudur: ‘Türkiye bir beka sorunuyla karşı karşıyadır. Bir meşru müdafaa yapmaktadır. Bir savaş içerisindedir. Geride Türk askerine, ordumuza karşı ve alınan bu karara karşı her vatandaşımızın mutlaka ve mutlaka bunun arkasında durması, duruşunu ortaya koyması, tüm kurum ve kuruluşlarımızın böyle bir günde birlik beraberlik içerisinde tek yumruk haline gelmesi çok önemlidir. Üzülerek görüyoruz ki ulusal anlamda bir çok kurum ve kuruluş barış istiyoruz kelimelerinin arkasına farklı şeyleri sıkıştırarak bu operasyonun meşruluğuna gölge düşürmeye çalışıyorlar. Bunları asla kabul etmiyoruz. Böyle birşey böyle bir zamanda asla olmamalı. Bizim vazifemiz ve görevimiz şu anda Mehmetçiğimize sahip çıkmak. Ordumuzun arkasında olmak ve Türkiye’nin gücüne güç katmaktır. Ben özellikle tüm kurum ve kuruluşlarımızın böylesine önemli bir mücadelenin verildiği günde ordumuzun ve askerimizin arkasında durma, bu operasyona gölge düşürecek herhangi bir şeyden kaçınılmalarını istiyorum. Şehitlerimiz var. Allah’tan rahmet diliyoruz. Gerçekten çok üzüntü duyuyoruz. Bu mücadele içerisinde Türkiye’nin 100 yıllık sürecine baktığımız zaman Türkiye kendi topraklarını korumak için çeşitli mücadelelere girmiş bu mücadelelerin hepsinden zaferle çıkmış. Bu mücadeleler içerisinde şehitlerimiz ve gazilerimiz olmuş. Biz böyle vatan olmuşuz, böyle Türkiye olmuşuz. Böyle vatan, böyle Türkiye olmaya da devam edeceğiz. Ben milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Dilerim İnşallah bundan sonra kayıplarımız olmaz ve ordumuz bundan sonra muzaffer olur” dedi.
ÇETİN KARABIYIK